Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Saya menemukan hal ini sangat menarik.
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Tato skutečnost mi přijde velmi zajímavá.
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.To se mi zdi zelo zanimivo.
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Vocês não?
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Zdá sa mi to veľmi zaujímavé.
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Дуже цікаво.
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Намирам следното за много интересно.
Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Это довольно любопытно: вот вы на вечеринке и сообщаете, что занимаетесь педагогикой.
Neyse, ben bunu ilginç buluyorum.Det er egentlig ret sejt.
Neyse, ben bunu ilginç buluyorum.Hoe dan ook, ik denk dat dat best cool is
Neyse, ben bunu ilginç buluyorum.Každopádně si myslím, že je to cool.
Neyse, ben bunu ilginç buluyorum.어쨋든, 전 이게 멋지다고 생각합니다!
Neyse, umarım bunlar hoşunuza gitmiştir. Ben bu fotoğrafları oldukça büyüleyici buluyorum.Pro mě jsou podobné obrázky vždy úchvatné.
Ne zaman Heap kullanmaya ihtiyacım olsa, kendimi bunu implemente ederken buluyorum.heap을 사용할 때마다, 결국에는 이걸 구현하게 되는데, 제 toolkit에 보관해둡니다.
Önce b sütununu buluyorum. -سأتعامل مع عامود b اولاً، لانه يمكنني ان اتذكر ما فعلته
Önemli buluyorum.Îl voi desena în felul acesta.
Önemli buluyorum.아주 중요합니다
Önemli buluyorum.有糸分裂には
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Ale miesto toho som vonku a nachádzam veci.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Ale místo toho chodím ven a nalézám věci.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Ehelyett elindulok és megkeresek dolgokat.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.În schimb, ies pe teren și găsesc lucruri.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Io invece uscivo a cercare le cose.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.I stedet for, går jeg ud og finder ting.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.대신, 저는 나가서 물건들을 찾습니다.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Maar in plaats daarvan ga ik eropuit en ik vind dingen.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Mais au lieu de faire ça, je vais dehors et trouve des choses.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Mas, em contrapartida, eu saio e encontro coisas.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Men istället så går jag ut och finner saker.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Pero, en cambio, salgo y encuentro cosas.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Stattdessen gehe ich raus und finde Sachen.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Tapi, saya pergi keluar dan menemukan berbagai hal.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Thay vào đó, tôi ra ngoài và tìm kiếm mọi thứ.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Zamiast tego znajduję rzeczy.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Αλλά αντί για αυτό, βγαίνω έξω και βρίσκω πράγματα.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Вместо чтения я ищу разные вещи.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.Но вместо това, излизам и намирам неща.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.אבל במקום זאת, אני יוצא החוצה ואני מוצא דברים.
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.وعوضاً عن ذلك .. فانا اخرج لكي أنقب عن الاشياء
Onun yerine ben de gidip birşeyler buluyorum.拾っているんです
Onu rahat buluyorum.그냥 편안하다고 느끼죠.
Onu rahat buluyorum.la trovo comoda.
Onu rahat buluyorum.אני מוצא אותו נוח.
Onu rahat buluyorum.أجده مريحا.
Onu rahat buluyorum.窓の外を見ると気づきます
Öyle değil mi? Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.그렇지 않아요? 흥미로운 사실이죠.
Öyle değil mi? Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Mi se pare interesant când ești la o petrecere și spui că lucrezi în învățământ...
Öyle değil mi? Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.Εσείς δεν έχετε; Το βρίσκω πολύ ενδιαφέρον.
Öyle değil mi? Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.נכון? בעיני זה מאד מעניין.
Öyle değil mi? Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.ماذا عنكم؟ أنا أجد هذا مثيرا جدا.
Öyle değil mi? Misal, ben şunu çok ilginç buluyorum.例えばディナーパーティーの席で
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Allora, l'archivio di un blog é qualcosa che io considero estremamente importante.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Also, die Aufzeichnung eines Lebens auf einem Blog ist etwas, das ich unglaublich wichtig finde.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Así que, el registro de la vida en un blog es algo que considero increíblemente importante.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Deci, inregistrarea vietii unui blog este ceva ce mi se pare incredibil de important.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Donc, les archives d'un blog sont une chose que je trouve extrêmement importante.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Dus: het levensbeschrijvende document is voor mij ongelooflijk belangrijk.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.그리고, 인생을 기록한다는 점에서 블로그는 무언가.. 대단히 중요하다고 생각합니다
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Tak więc, zapis życia na blogu jest, moim zdaniem, niesamowicie ważny.
Pekala, bir blogun hayata dair tuttuğu kaydı inanılmaz derecede önemli buluyorum.Takže - záznam života blogu je něco, co shledávám nesmírně důležitým.