Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Il y a donc cette sorte de main silencieuse du design au travail que je vois dans les endroits où je vais.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.디자인 작품이 있는 그 장소에는 디장인의 무언의 손이 있는것 같습니다 제가 가본 곳들은 그랬던것 같습니다.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Quindi, c'è a lavoro questa specie di silente mano del design che vedo nei posti in cui vado.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Tak więc, to jest rodzaj cichego designu w trakcie tworzenia, który dostrzegam w miejscach, gdzie chodzę.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Итак, есть такой вид тихого ручного дизайна в действии который я вижу в посещаемых мной местах.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.Съществува тази някак тиха ръка на дизайна в действие, която виждам на местата, където ходя.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.אז, ישנה מין יד חרישית של עיצוב בפעולה שאני רואה במקומות שאליהם אני הולך.
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.إذاً، هناك نوع من التصميم الصامت أراه في الأماكن التي أذهب إليها
Gittiğim yerlerde sessiz sakin kendiliğinden yerleşmiş dizaynlar buluyorum.作品たちが転がっているのです ハバナは素晴らしい場所ですよ
Hayır, ayakta duracak gücü zor buluyorum kendimde.Je n'ai plus la force de me lever.
Hayır, ayakta duracak gücü zor buluyorum kendimde.No, al massimo ho le forze per mettermi in piedi.
Hayır, ayakta duracak gücü zor buluyorum kendimde.No, Apenas encuentro la fuerza para tenerme en pie.
Hayır, ayakta duracak gücü zor buluyorum kendimde.Δεν έχω δύναμη ούτε για να σηκωθώ.
Hayır, ayakta duracak gücü zor buluyorum kendimde.Нет, у меня больше нет сил держаться...
Herneyse, umarım kafanızı çok karıştırmadım, çünkü ben bu konuyu çok heyecan verici buluyorum.Doufám, že jsem vás příliš nezmátl, myslím si, že to je velmi fascinující téma.
Herneyse, umarım kafanızı çok karıştırmadım, çünkü ben bu konuyu çok heyecan verici buluyorum.Сподіваюсь, я не дуже вас заплутав, бо це справді надзвичайно цікава тема. Переклад на українську мову:
İnanılmasını güç buluyorum.Custa-me a acreditar.
İnanılmasını güç buluyorum.Das ist schwer zu glauben.
İnanılmasını güç buluyorum.Det verkar svårt att tro.
İnanılmasını güç buluyorum.E greu de crezut.
İnanılmasını güç buluyorum.Ezt nehezen tudom elhinni.
İnanılmasını güç buluyorum.Ik vind dat moeilijk te geloven.
İnanılmasını güç buluyorum.Je trouve cela difficile à croire.
İnanılmasını güç buluyorum.저로선 그걸 납득하기가 어렵더군요.
İnanılmasını güç buluyorum.Me cuesta trabajo creer que no.
İnanılmasını güç buluyorum.Mi riesce difficile crederci. ma nessun autoritratto? Mi riesce difficile crederci.
İnanılmasını güç buluyorum.Nechtělo se mi tomu věřit.
İnanılmasını güç buluyorum.Nie chce mi się w to wierzyć.
İnanılmasını güç buluyorum.Saya sulit untuk mempercayainya.
İnanılmasını güç buluyorum.Ťažko mi je tomu uveriť.
İnanılmasını güç buluyorum.Težko verjamem.
İnanılmasını güç buluyorum.Tôi thấy điều đó thật khó tin.
İnanılmasını güç buluyorum.Μου είναι δύσκολο να το πιστέψω.
İnanılmasını güç buluyorum.Струва ми се трудно да го повярвам.
İnanılmasını güç buluyorum.Чесно кажучи не вірю в це.
İnanılmasını güç buluyorum.Я думаю, в это трудно поверить.
İnanılmasını güç buluyorum.קשה לי להאמין.
İnanılmasını güç buluyorum.彼の同時代人たちは、ご覧のように顔を描いています
Internet üzerinden eriflilebilen yayınlar listesini çok faydalı buluyorum.”Interneten keresztül elérhető szakirodalom jegyzékét.
Internet üzerinden eriflilebilen yayınlar listesini çok faydalı buluyorum.”Ker pa lahko vse informacije dobim z internetom, so še posebno uporabne.”
İşte ben de bunu çok ilginç buluyorum;비디오 게임을 모마 전시물에
İşte ben de bunu çok ilginç buluyorum;וזה בעצם מה שאני מוצאת כל כך מסקרן
İşte ben de bunu çok ilginç buluyorum;وهذا بالفعل ما وجدته مثير للفضول
İşte ben de bunu çok ilginç buluyorum;ビデオゲームを収蔵した際の 様々な反応です
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Я завжди опиняюся в чоловічих туалетах.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Eu vou sempre parar às casas de banho masculinas.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Ik kom altijd uit in het herentoilet.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Jag hamnar alltid på herrarnas toalett.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Je finis toujours dans les toilettes des hommes.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.전 항상 남자화장실로 가게되더라고요
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Mereu ajung în toaleta bărbaţilor.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Mindig a férfi WC-ben kötök ki.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Mi ritrovo sempre nel bagno degli uomini.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Siempre termino en el baño de hombres.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Tôi luôn vào nhầm toilet cho đàn ông.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum. Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.Ich lande immer auf der Herrentoilette, obwohl mein Geruchssinn völlig intakt ist.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Vždycky se ocitnu na mužských toaletách.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Vždy skončím na pánskych záchodoch.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Zawsze ląduję w męskiej toalecie.
Kendimi hep erkekler tuvaletinde buluyorum.Πάντα καταλήγω στις ανδρικές τουαλέτες.