Ana içeriğe geç
Sözlük

buluyorsun ile cümle

buluyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Dik açının nerde olduğunu bulup, onun karşısındaki kenarı buluyorsunuz.You look at where the right angle is. And it's the side opposite to that.
Yani sadece bir doğrunun kesişimini buluyorsunuz.So you're just finding the intersection of a line.
Eğer paylaşırsanız daha iyi mi kafayı buluyorsunuz?Is it like you get a better high if you share or something?
Savaş araç gereçleri buluyorsunuz, miğferler, kalkanlar.You find objects of warfare, you find swords, you find this man's helmet, shields.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.You order an airline ticket; you end up in Timbuktu.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.People wonder, you know, "How do you have time to do this?" And so on.
Moleküldeki atomların en büyük ortak bölenlerini buluyorsunuz. aYou just find the greatest common divisor of the number of atoms in the molecule.
Tamam mı ? Ve sen Tanrıyı hücrende buluyorsunYou have chosen; you have made the highest choice in your life: to search for what is True.
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.But at the end when you simplify it, you'll get the exact same answer.
Estetik ameliyat yaptırdığım için beni itici mi buluyorsun?You find me repulsive with plastic surgery?
Bu zavallıları nereden buluyorsun?Where do you get these poor devils?
Verilen bilgiye göre dış değer buluyorsunuz, genelliyorsunuz. -You could imagine, it's kind of extrapolating the information you have, generalizing.
Peripeteia'ya bakmaya başladığınızda her yerde buluyorsunuz.When you start to look for peripetia, you find it everywhere.
Bu cüreti nereden buluyorsun?How dare you come barging in?
Pisagor teoremine göre de 3. kenarı buluyorsunuz.By pythagorean theorem, you can just figure out the third side.
Onda istediğiniz her şeyi buluyorsunuz?That you can surely have whatever you choose?
Onda, keyfinize uyan her şeyi rahatça buluyorsunuz.That you can surely have whatever you choose?
Onda “Siz neyi tercih ederseniz size verilir.” diye bir bilgi mi buluyorsunuz?That you can surely have whatever you choose?
“Meryem! Bu yiyecekleri nereden buluyorsun?” deyince de o: “Bunlar Allah tarafından gönderiliyor.She answered, “It is from Allah; indeed Allah gives to whomever He wills, without limit account.”
Bu yiyecekleri nereden buluyorsun?” deyince de o: “Bunlar Allah tarafından gönderiliyor.From where have you got this?" She said, "This is from Allah."
Günlük bazda, kendinizi Priştine ve Belgrad ile hangi konularda ilişki içinde buluyorsunuz?On a day-to-day basis, what issues do you find yourself involved in with Pristina and Belgrade?
Kafa mı buluyorsun benimle?Willst du mich verdammt nochmal auf den Arm nehmen?!
Kalite Kontrol Departmanı'nı nasıl buluyorsunuz?Comment trouvez-vous le secteur du Contrôle de qualité ?
Onda ne buluyorsun?Que lui trouves-tu ?
Okumak için nadiren zaman buluyorsunuz.Vous avez rarement du temps pour lire.
Gerçekten mi! Dostum, benimle kafa mı buluyorsun sen?Vraiment ?! Mon vieux, tu me charries ou quoi ?
Yani, Türkiye'yi nasıl buluyorsun?Alors, comment trouves-tu la Turquie ?
Japonyayı nasıl buluyorsun?¿Qué te parece Japón?
Onu nasıl buluyorsun?¿Qué te parece?
Onu komik mi buluyorsun?¿Te parece divertido?
Sen bende her daim bir eksik buluyorsun.Ты всегда находишь во мне какой-нибудь недостаток.
Sen benimle kafa mı buluyorsun?Издеваешься?
Eğlenceyi nasıl buluyorsun?Wat vind je van het feestje?
Benimle kafa mı buluyorsun?Neem je me in de zeik?
Onu komik mi buluyorsun?Vind je dat grappig?
Yeni sınıfını nasıl buluyorsun?Mitä pidät uudesta luokastasi?
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.Ale když to zjednodušíme, dostaneme úplně stejný výsledek.
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.하지만 끝에는 답을 구하기 위해 다시 약분을 하죠
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.Når vi reducerer, får vi samme svar.
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.В кінці при скороченні, отримаємо ту ж саму відповідь.
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.Но накрая, когато го опростим, ще получим абсолютно същия отговор.
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.لكن في النهاية عندما نبسطها، سنحصل على نفس الاجابة تماماً. تلك هي
Ama son olarak sadeleştirdiğinizde, aynı cevabı buluyorsunuz.正確な同じ答えが得られます。 この割合を解決するためにさまざまな方法です。
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.Cosa ti fa pensare di avere il diritto di dirmi cosa devo fare?
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.Hvad får dig til at tro, du kan bestemme over mig?
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.Proč si myslíš, že mi můžeš rozkazovat?
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.Varför anser du att du har rätt att bestämma över mig?
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.Γιατί νομίζεις πως έχεις δικαίωμα να μου λες τι να κάνω;
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.- Баща съм ти! Това не се ли брои?
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry..את צבועה ?האם מנעתי ממך פעם משהו
Bana, neyi yapıp neyi yapmamam gerektiğini... ...söyleme hakkını nereden buluyorsun anlamıyorum, Harry.أن لديك الحق أن تخبرنى بما أفعله بعد ذلك هارى
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.A najdete i další věci, které rozbijete a odtáhnete je taky.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Bạn tìm thấy những thứ khác, bạn cũng đập vỡ rồi bán đi.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Dann finden Sie ein anderes Ding und Sie zerschlagen auch dies und schleppen es weg.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Encontram outras coisas, partem-nas e arrastam-nas para fora.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.És találnak más dolgokat, és összetörik, és széthordják azokat is.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.E trovate altre cose, e le fate a pezzi, e le portate via.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Et vous trouvez d'autres choses, et vous les cassez, puis vous les tirer à l'extérieur.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Je vindt andere dingen, je slaat die in stukken en je sleept die weg.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.그리고 다른 것들을 또 찾고, 부셔버리고 다시 가져갑니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod