Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Și găsești alte lucruri, le spargi și pe alea și le scoți afară.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Y encuentran otras cosas y las rompen y se las llevan también.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Znajdujecie kolejne rzeczy, rozbijacie je i wynosicie.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.И намерате други неща, и ги разбивате, и ги изтегляте надалеч.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Потом вы находите другие предметы, разбиваете и вытаскиваете наружу.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.ואז אתם מוצאים עוד משהו, וגוררים אותו החוצה בחתיכות.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.وسوف تصادف اشياء جميلة اكثر كلما خرجت الى خارج الغرفة
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.結果 価値のあるものをたくさん集めました
Ben hariç. Nereden buluyorsun?Kupovala sem jih s kovanci dokler jih nisem vse porabila.
Ben hariç. Nereden buluyorsun?Kupowałam je za stare pieniądze dopóki je miałam.
Ben hariç. Nereden buluyorsun?Откъде ги взе?
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Die Leute fragen sich z.Bsp.: "Wie kannst du Zeit dafür haben?"
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Folk undrer sig, I ved, "Hvordan har du tid til at gøre det?" Og så videre.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar."Honnan van neked erre időd?"
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.사람들은 늘 그렇듯이 '그럴 시간이 어떻게 있지요?' 등을 물으면서 궁금해 합니다.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.La gente se pregunta: "¿Cómo tienes tiempo para hacer esto?" y los comentarios siguen.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Les gens me demandent, "Où trouves-tu le temps pour faire tout ça?" et ainsi de suite.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Ludzie się dziwią, wiecie, "Jak ty na to znajdujesz czas?" I tak dalej.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Mensen vragen zich af: "Waar vind je de tijd om dat te doen?" en zo.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Oamenii se întreabă, ştiţi, "Cum de ai timp să faci asta?" Şi aşa mai departe.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Si chiedevano:"Dove trovi il tempo per farlo?"
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Людям, вы знаете, интересно: "Как у меня на это хватает времени?"
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.Хората се чудят, нали знаете, "Как намираш време за това?" И така нататък.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.אנשים תוהים, אתם יודעים, "איך יש לך זמן לעשות את זה?" וכו'.
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.كما تعلمون , يتساءل الكثير " من أين لك الوقت للقيام بهذا؟" , و إلى ما هنالك
Bilirsiniz, insanlar hayretle "Bunu yapacak vakti nereden buluyorsun?" gibi şeyler söylüyorlar.このような状況でしたので 科学とアフリカの両方での行動を
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Dunque, trovate qualcuno che sia rispettabile e che ha un sacco di soldi.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Encuentran a alguien que sea respetable y tenga mucho dinero.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Găsești pe cineva respectabil care are mulți bani.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Je zoekt een respectabel iemand met veel geld.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.은행에서 일하면 사회적으로 명망있는 부자들을 찾는게 어려운일이 아니지요.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Sabem como é, encontra-se alguém respeitável e que tem muito dinheiro.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Vous voyez, vous trouvez quelqu'un qui est respectable et qui a beaucoup d'argent.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Wiadomo, znajdujecie kogoś, kto jest szanowany i ma masę pieniędzy.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Wissen Sie, man findet jemanden von Ansehen mit viel Geld.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Знаете, вы находите кого-нибудь респектабельного, у кого есть много денег.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.Знаете ли, намирате някой, който е уважаван и има много пари.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.אתם יודעים, אתה מוצא מישהו שהוא מכובד יש לו הרבה כסף.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.تعلمون، تجد شخص ما محترما و لديه الكثير من المال.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.大金を持ってる人を見つけて もっとお金を与えると 時間が経ったら返してくれる
Bir denizaltında ne kadar oksijen olması gerektiğini nasıl buluyorsun?Et comment décidez-vous quelle quantité d'oxygène vous avez dans le sous-marin ?
Bir denizaltında ne kadar oksijen olması gerektiğini nasıl buluyorsun?Wie entscheidet man, wieviel Sauerstoff ein U-Boot mitführen sollte?
Bir denizaltında ne kadar oksijen olması gerektiğini nasıl buluyorsun?Και πως αποφασίζεις πόσο οξυγόνο θα κουβαλήσεις στο υποβρύχιο;
Bir denizaltında ne kadar oksijen olması gerektiğini nasıl buluyorsun?А как решавате колко кислород да вземете със себе си в една подводница?
Bir denizaltında ne kadar oksijen olması gerektiğini nasıl buluyorsun?それは、乗員の人数によって決まる
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Bạn đặt một vé máy bay; cuối cùng bạn sẽ đến Timbuktu.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Comanzi un bilet de avion, şi te trezeşti în Timbuktu.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Compramos um bilhete de avião online, acabamos em Tombuctu.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Encargas un pasaje de avión y acabas en Tombuctú.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Je bestelt een vliegticket en belandt in Timboektoe.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.비행기표를 끊었는데, 전혀 엉뚱한 곳에 도착하는 식이었죠
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Man bestellt ein Flugticket und landet in Timbuktu.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Objednáte si letenku - skončíte v Timbuktu
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Ordini un biglietto aereo e finisci a Timbuktu.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Vous commandez un billet d'avion, vous finissez à Tombouctou.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Zamawiając bilet lądujesz w Timbuktu.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Παραγγέλνεις ένα αεροπορικό εισητήριο, και μπορεί να καταλήξεις στο Τιμπουκτού.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Вы заказываете билет на самолет и вы оказываетесь в Тимбукту.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.Поръчвате си самолетен билет и може да се окажете в Тамбукту.
Bir uçak bileti istiyorsunuz ve kendinizi Timbuktu'da buluyorsunuz.אתה מזמין כרטיס טיסה, ואתם מסיים בטימבוקטו.