RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.L`Éternel descendit dans une nuée, se tint là auprès de lui, et proclama le nom de l`Éternel.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.Niin Herra astui alas pilvessä, ja Mooses asettui siellä hänen läheisyyteensä ja huusi Herran nimeä.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.Og Herren steg ned i skyen og stilte sig der hos ham og ropte ut Herrens navn.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.O Senhor desceu numa nuvem e, pondo-se ali junto a ele, proclamou o nome Jeová.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.Και κατεβη ο Κυριος εν νεφελη και εσταθη μετ' αυτου εκει και εκηρυξε το ονομα του Κυριου.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.И Господ слезе в облака, застана там до него, и прогласи Господното Име.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.И сошел Господь в облаке, и остановился там близ него, и провозгласил имя Иеговы.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.וירד יהוה בענן ויתיצב עמו שם ויקרא בשם יהוה׃
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.فنزل الرب في السحاب. فوقف عنده هناك ونادى باسم الرب.
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.耶 和 華 在 雲 中 降 臨 、 和 摩 西 一 同 站 在 那 裡 、 宣 告 耶 和 華 的 名
RAB bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını RAB olarak duyurdu.耶和華 在 雲中 降臨 、 和 摩西 一同 站在 那 裡 、 宣告 耶和華 的 名
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.Agora olha lentamente abaixo da nuvem.
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.Ahora mira lentamente debajo de la nube.
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.Bây giờ nhìn chậm bên dưới các đám mây.
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.Maintenant, regardez lentement en dessous du nuage.
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.עכשיו תראה לאט מתחת לענן.
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.الآن ننظر ببطء تحت سحابة.
Şimdi bulutun altında yavaş görünüyorsun.あなたは何を見ていますか?
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Agora, Roger assustou-o, por isso ele fugiu numa nuvem de tinta. Quando aterra, o polvo diz:
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Ahora, Roger lo asustó, así que huyó tras una nube de tinta.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Er det ikke fantastisk? Roger skræmte ham, så han stak af sted i en sky af blæk. Når han
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.És Roger megpiszkálta, elsuhant egy tintafelhőt hagyva maga után.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Maintenant, Roger lui a fait peur, donc elle rejette un nuage d'encre. Quand elle se pose
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Nah, Roger membuatnya takut, sehingga dia kabur dengan meninggalkan awan tinta.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Nu skrämde Roger honom, så han gav sig av i ett moln av bläck.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Ora, Roger lo spaventa e lui schizza via in una nuvola d'inchiostro. Quando si posa, il polipo pensa:
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Roger hat ihn erschreckt, also hat er sich in einer Tintenwolke davongemacht.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Roger ho vystrašil, takže zmizol v oblaku atramentu.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Roger ją spłoszył, więc odpłynęła w chmurze sepii. Kiedy przystanęła, pomyślała, "Zauważyli mnie.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Roger làm nó sợ hãi, khiến nó bắn ra xa với một đám mây mực.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Roger liet hem schrikken, dus hij ging ervandoor in een inktwolk.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Tu jo je Roger preplašil, zato je pobegnila v oblaku črnila.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Роджер налякав його, і він утік у хмарі чорнила.
Şimdi, Roger onu korkuttu, ve o da bir mürekkep bulutu bırakarak kaçtı.Так, Роджер спугнул его, так что он убежал в облаке чернил.
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?Et si la foudre n'était qu'une grande batterie électrique ?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?번개 구름은 그냥 커다란 전기 밧데리였던가요?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?Liệu rằng đám mây sét chỉ là một bộ ắc quy điện lớn hay chẳng?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?¿los rayos son una gran batería eléctrica?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?Oare un nor de fulger e ca o mare baterie electrică?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?War eine Gewitterwolke im Grunde auch nur eine große elektrische Batterie?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?Ήταν ένα σύννεφο που βγάζει αστραπές απλά μια μεγάλη ηλεκτρική μπαταρία;
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?האם ענן ברקים היה רק סוללה חשמלית גדולה?
Şimşek bulutu dev bir elektrik pili olabilir miydi?هل كانت سحابةٌ برقيّةٌ ما مجرّد بطاريّة كهربائيّة ضخمة؟
Skype üzerinden 600 saatlik bir uygulama yaptık, öğrencilerimin nine bulutu dedikleri bir uygulama.스카이프를 통해 600시간이 넘는 교육이 이루어졌습니다. 제 학생들이 '클라우드 할머니'라고 부르는 시스템을 통해서요.
Skype üzerinden 600 saatlik bir uygulama yaptık, öğrencilerimin nine bulutu dedikleri bir uygulama.יותר מ-600 שעות הוראה נוצרו דרך סקייפ, בעזרת מה שהתלמידים מכנים "ענן של סבתות".
Skype üzerinden 600 saatlik bir uygulama yaptık, öğrencilerimin nine bulutu dedikleri bir uygulama.تمّ تقديم أكثر من 600 ساعة من التدريس عبر "سكايب"، باستخدام ما كان طلابي يدعونه جدة السّحاب.
Skype üzerinden 600 saatlik bir uygulama yaptık, öğrencilerimin nine bulutu dedikleri bir uygulama.スカイプを通じて実施されました 子どもたちはお婆ちゃんネットと呼んでいました お婆ちゃんネットはどこか向こうにありますが
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Dan vinden we enkele uitschieters, sommige dingen die buiten de wolk vallen.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.E depois encontramos alguns valores discrepantes, algumas coisas que ficam para além da nuvem.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.E poi troviamo alcuni valori anomali, alcuni elementi che si trovano al di là della nuvola.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Et puis nous trouvons quelques valeurs aberrantes, certaines choses qui se situent en dehors du nuage.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Găsim și nişte excepții exterioare, elemente care se află în afara norului.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Jsou tu ovšem i odchylky; věci, co nepatří do průniku.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.그리고 몇 가지 특수한 평균밖의 자료들을 찾기도 하죠.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Lalu kami menemukan beberapa keganjilan, bebarapa hal di luar kewajaran.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Luego encontramos valores extremos que están fuera de la nube.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Och sen hitttar vi några som ligger utanför molnet.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Og så finder vi nogle afvigelser, nogle ting der ligger uden for skyen.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Są też jednostki odstające, te poza skupiskiem.
Sonra, bulutun ötesinde bulunan bazı aykırı değerler buluyoruz.Sau đó chúng tôi tìm một số thứ nằm ở bên ngoài, những thứ nằm vượt ra khỏi đám mây.