Kar bulutunun içine girme!Не заходите в снежное облако!
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.A oblak Hospodinov bol nad nimi vodne, keď sa rušali z tábora.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.A oblak Hospodinův byl nad nimi ve dne, když se hýbali z ležení.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.A obłok Pański szedł nad nimi we dnie, gdy się ruszali z stanowiska.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Apabila mereka berangkat dari tempat perkemahan, awan TUHAN selalu ada di atas mereka pada siang hari
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.E a nuvem do Senhor ia sobre eles de dia, quando partiam do arraial.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.És az Úr felhõje vala õ rajtok nappal, mikor elindulának a táborból.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Herrens sky var over dem om dagen når de brøt op fra leiren.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Het was dag toen zij vertrokken en de wolk ging voor hen uit toen zij zich in beweging zetten.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Ja Herran pilvi oli heidän päällänsä päivällä, kun he lähtivät leiristä liikkeelle.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.그들이 행진할때에 낮에는 여호와의 구름이 그 위에 덮였었더라
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.La nube de Jehovah estaba sobre ellos de día, cuando partían del campamento
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.La nube del Signore era sopra di loro durante il giorno da quando erano partiti
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.La nuée de l`Éternel était au-dessus d`eux pendant le jour, lorsqu`ils partaient du camp.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Norul Domnului era deasupra lor în timpul zilei, cînd porneau din tabără.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Oblak GOSPODOV pa je bil po dnevi nad njimi, ko so šli iz tabora.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Och HERRENS molnsky svävade över dem om dagen, när de bröto upp från sitt lägerställe.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Og HERRENs Sky svævede over dem om Dagen, når de brød op fra Lejren.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Trong lúc ban ngày, khi dân Y-sơ-ra-ên dời trại quân đi, thì trụ mây của Ðức Giê-hô-va ở trên họ.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Trong lúc ban_ngày , khi dân Y-sơ-ra-ên dời trại quân đi , thì trụ mây của Ðức_Giê - hô-va ở trên họ .
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Und die Wolke des Herrn war des Tages über ihnen, wenn sie aus dem Lager zogen.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Και η νεφελη του Κυριου ητο επανωθεν αυτων την ημεραν, οτε εσηκονοντο απο του στρατοπεδου.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.И Господният облак беше над тях денем, когато тръгваха от стана.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.И облако Господне осеняло их днем, когда они отправлялись из стана.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.וענן יהוה עליהם יומם בנסעם מן המחנה׃
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.وكانت سحابة الرب عليهم نهارا في ارتحالهم من المحلّة.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.他 們 拔 營 往 前 行 日 間 有 耶 和 華 的 雲 彩 在 他 們 以 上
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.他 們拔營 往前 行 日間 有 耶和華 的 雲彩 在 他 們 以上
Korkuyor, bir mürekkep bulutunu bırakıyor ve kaçıyor.Elle prend peur, rejette un nuage d'encre et s'en va.
Korkuyor, bir mürekkep bulutunu bırakıyor ve kaçıyor.Si spaventa, sputa una nuvola di inchiostro e sparisce.
Korkuyor, bir mürekkep bulutunu bırakıyor ve kaçıyor.Τρομάζει, ρίχνει ένα σύννεφο από μελάνι και φεύγει.
Korkuyor, bir mürekkep bulutunu bırakıyor ve kaçıyor.Он пугается, выпускает чернильное облако и убегает.
Korkuyor, bir mürekkep bulutunu bırakıyor ve kaçıyor.הוא נבהל, פולט ענן דיו ומסתלק.
Metalik bağdan bahsederken protonların etrafındaki elektron bulutundan bahsediyoruz.Cuando hablamos de enlaces metálicos, nos referimos a un conjunto de electrones.
Metalik bağdan bahsederken protonların etrafındaki elektron bulutundan bahsediyoruz.Když mluvíme o kovové vazbě, představujeme si volně rozptýlené elektrony,
Metalik bağdan bahsederken protonların etrafındaki elektron bulutundan bahsediyoruz.금속결합에 관해 이야기 했을 때 '전자의 바다' 라는 개념이 있었죠
Metalik bağdan bahsederken protonların etrafındaki elektron bulutundan bahsediyoruz.Wenn wir über Metallbindungen sprechen, sprechen wir über das die Vorstellung von einem Meer der Elektronen.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.A Mojžiš vošiel doprostred oblaku a vyšiel na vrch. A Mojžiš bol na vrchu štyridsať dní a štyridsať nocí.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.És beméne Mózes a felhõ közepébe, és felméne a hegyre, és negyven nap és negyven éjjel vala Mózes a hegyen.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.gik Moses ind i Skyen og steg op på Bjerget. Og Moses blev på Bjerget i fyrretyve Dage og fyrretyve Nætter.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.In Mojzes je šel v sredo oblaka in stopil na goro; in bil je Mojzes na gori štirideset dni in štirideset noči.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.I všel Mojžíš do prostřed oblaku a vstoupil na horu. A byl Mojžíš na hoře čtyřidceti dní a čtyřidceti nocí.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.모세는 구름 속으로 들어가서 산 위에 올랐으며 사십일 사십야를 산에 있으니라
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Moisés entró en la nube y subió al monte. Y estuvo Moisés en el monte cuarenta días y cuarenta noches
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Môi-se vào giữa đám mây , lên núi , ở tại đó trong bốn mươi ngày và bốn mươi đêm .
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Môi-se vào giữa đám mây, lên núi, ở tại đó trong bốn mươi ngày và bốn mươi đêm.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Mosè entrò dunque in mezzo alla nube e salì sul monte. Mosè rimase sul monte quaranta giorni e quaranta notti
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Mozes beklom de berg verder en verdween in de wolk. Daar bleef hij 40 dagen en nachten.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Og Moses gikk midt inn skyen og steg op på fjellet; og Moses var på fjellet i firti dager og firti netter.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Моисей вступил в средину облака и взошел на гору; и был Моисей на горе сорок дней и сорок ночей.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.ויבא משה בתוך הענן ויעל אל ההר ויהי משה בהר ארבעים יום וארבעים לילה׃
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.ودخل موسى في وسط السحاب وصعد الى الجبل. وكان موسى في الجبل اربعين نهارا واربعين ليلة
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.摩 西 進 入 雲 中 上 山 、 在 山 上 四 十 晝 夜
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.摩西進 入 雲 中 上山 、 在 山上 四十 晝夜
Nine bulutu burada.A nuvem-avó está ali.
Nine bulutu burada.Babiččin mrak tam někde sedí.
Nine bulutu burada.Bedste-skyen sidder derovre.
Nine bulutu burada.Chmura babć siedzi tam.
Nine bulutu burada.Đám mây của bà ở đó.
Nine bulutu burada.De 'oma-wolk' zit daar.