Ana içeriğe geç
Sözlük

bulutlar ile cümle

bulutlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Koyu duman bulutları arka planda yükselen bir kötülük önsezisidir.Brâul undat reprezintă răul Crișul Negru, care străbate zona.
Şimşek ve yıldırım sadece kümülonimbüs bulutlarında görülür.Fulgerele și precipitațiile pot fi de asemenea observate în cer în timpul furtunilor.
Daha da alt kısımlarda amonyak ve hidrojen sülfit bulutları bulunabilir.La suprafață mai pot fi prezenți metanul și amoniacul.
Üst troposferde, 5 ila 10 km de sirüs bulutlarındaki buz kristalleri tarafından oluşturulurlar.Ele sunt produse de cristalele de gheață din nori cirus mari (5-10 km sau 3-6 mile) în troposfera superioară.
Bulutlar şekil ve örüntü bakımından çok çeşitlidir.Acestea au un aspect complet diferit, ca formă și luciu.
Bulutlarda yanardönerlik.Felhők közé repülök.
1 - 5 bar arasındaki basınçlarda amonyak ve hidrojen sülfür bulutlarının oluştuğuna inanılıyor.1 és 5 bar között ammóniából és hidrogén szulfidból álló felhők találhatók.
Ancak bu duygular daha ziyade geçip giden “gökteki bulutlar” olarak algılanır.Ezek az érzések úgy tünnek fel, mint „felhők az égen“, melyek elvonulnak.
Genellikle stratiform bulutlar görülür.Többnyire csillagközi felhőkben fordulnak elő.
Bilâkis yangınlardan dolayı oluşan duman bulutları çok az şey görünmesine sebep oldu.A látási viszonyok a sűrű köd miatt igen rosszak voltak.
Bulutların Ötesi.Blisztajuscsije oblaka.
Deprem bulutları, depremden önce belirdiği iddia edilen bulutlardır.A telihold kijön a felhők mögül, és eszükbe jutnak a korábban kapott tanácsok.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.A H2 molekulafelhők a csillagkeletkezéssel hozhatók összefüggésbe.
Bulutların Ötesi.Pilvissä kulkija.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Molekyylipilvet ovat ensisijaisia tähtien syntypaikkoja.
Bulutlarda yanardönerlik.Pilvet lentävät pilvissä.
Sirrokümülüs: Bu bulut da yüksek bulutlardan biri.Paksu pilvi on korkea pilvi.
Kümeler ve karanlık bulutsuların büyük bileşimleri, dev moleküler bulutlarla ilişkilidir.Συστάδες και μεγάλα σύμπλοκα σκοτεινών νεφελωμάτων συνδέονται με τα Γιγάντια Μοριακά Νέφη.
Uzaktaki karanlık bulutlar gelecek olan bir fırtınanın belirtisi gibidir.Skyerne er foruroligende mørke, og det ligner, at der er et uvejr undervejs.
Boş zamanlarında hep kestirir, bulutları izler veya düşünce oyuyunu olan Shogi ya da Go oynar.I hans fritid tager han sig en lur, ser på skyer eller spiller et strategispil, Shogi eller go.
Genellikle dağ zirveleri veya bulutlar kısmen güneş ışınlarını gölgelediği zaman oluşurlar.De fremkommer ofte, når objekter som bjergtoppe eller skyer delvis dækker solens stråler.
Gece parlayan (notrilucent) bulutlar uzaydan ilk defa OGO-6 uydusu tarafından 1972’de gözlemlenmiştir.Lysende natskyer blev første gang registreret fra rummet af et instrument på satellitten OGO-6 i 1972.
Bulutların Ötesi.Hjernen til skyerne.
Diğer renkler bulutlarda doğal olarak meydana gelir.Andre farger oppstår naturlig i skyer.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.Men da jeg så tempelet i Efesos stige opp i skyene, ble alle disse andre underverkene satt i skyggen.»
Boş zamanlarında hep kestirir, bulutları izler veya düşünce oyuyunu olan Shogi ya da Go oynar.I fritiden sin pleier han enten å sove, ligge å se på skyene eller spille et tenkespill som Shogi og Go.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Skyene består hovedsakelig av hydrogen, rundt 23–28 % helium og en mindre del tyngre grunnstoff.
Beyaz bulutlar üzerlerine düşen ışığın büyük bölümünü yansıtırlar; yani albedoları yüksektir.En hvit kile midt på bakvingen når nesten (ikke helt) til den lyse diskalflekken.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Disse skyene av vannholdig is ble fotografert av Opportunity i 2004.
Bulutlarda yanardönerlik.Skyene hopper mot oss.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.I takt med at skyen fortsetter å bli mer konsentrert, blir temperaturen høyere.
1 - 5 bar arasındaki basınçlarda amonyak ve hidrojen sülfür bulutlarının oluştuğuna inanılıyor.For trykk på mellom én og fem bar (1 000–5 000 hPa) antas det at skyer av ammoniakk og hydrogensulfid dannes.
Hata payı Samanyolu içindeki toz bulutlarından kaynaklanıyor.Dette kommer av effekten salt har på tåke.
İstediğinde bulutların arkasına uçabilir.De kan bore seg gjennom sneglehuset om det trengs.
Deprem bulutları, depremden önce belirdiği iddia edilen bulutlardır.Awan gempa adalah awan yang diduga sebagai tanda akan terjadinya gempa bumi.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Awan ini kebanyakan terdiri dari hidrogen dengan sekitar 23–28% helium dan beberapa persen elemen berat.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Awan es-air dicitrakan oleh Opportunity pada tahun 2004.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.Awan hitam tampak di kejauhan pertanda sebentar akan turun badai.
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.Mereka tiada merasakan di dalamnya, terik matahari, tiada pula dingin yang menusuk.
Bunu fark eden Zeus, bulutlardan Hera'ya benzeyen bir görüntü yapmıştır ve İksion bununla birleşmiştir.Zeus menciptakan Nefele dari awan dalam wujud yang menyerupai Hera.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Awan molekul dari H2 diasosiasikan dengan pembentukan bintang.
Galaksilerdeki yıldızlar dev moleküler bulutlarda oluşan soğuk gaz rezervlerinden üretilirler.Bintang diciptakan dalam galaksi dari cadangan gas dingin yang berbentuk awan molekul raksasa.
Diğer renkler bulutlarda doğal olarak meydana gelir.Các màu khác xuất hiện tự nhiên trong mây.
Otto Jesse’nin ölümünden on yıllar sonra 1901’de, bulutların doğasıyla ilgili birkaç yeni sezi vardı.Trong các thập niên sau khi Otto Jesse mất năm 1901, chỉ có một ít quan niệm mới về bản chất của mây dạ quang.
En son olarak da bulutların volkanik kül kalıntısı olduğu teorisi Malzev tarafından 1926’da çürütülmüştür.Học thuyết cho rằng mây dạ quang hợp thành từ tro bụi núi lửa cuối cùng đã bị Malzev bác bỏ năm 1926.
Notları bulutların 1885 ilk yılında ortaya çıktığına delil olmuştur.Các ghi chép của ông cung cấp chứng cứ cho thấy mây dạ quang xuất hiện lần đầu tiên vào năm 1885.
Gece parlayan (notrilucent) bulutlar uzaydan ilk defa OGO-6 uydusu tarafından 1972’de gözlemlenmiştir.Các đám mây dạ quang lần đầu tiên được phát hiện từ không gian bằng thiết bị trên vệ tinh OGO-6 năm 1972.
Uzun Beyaz Bulutların Ülkesi anlamına geliyor.Cách dịch phổ biến là "vùng đất của đám mây trắng dài".
Kümülüsler yayılıp bu bulutları oluşturabilir.Chảo tạo hình mây chảo này có thể tạo ra mây.
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.また太陽光を浴びても石化しない。
Gece parlayan (notrilucent) bulutlar uzaydan ilk defa OGO-6 uydusu tarafından 1972’de gözlemlenmiştir.1972年には、OGO-6が初めて宇宙から夜光雲を観測した。
Başları bulutlardan bile yüksektir.それを上とする故也と云えり。
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.着物姿で雲に乗っている。
1 - 5 bar arasındaki basınçlarda amonyak ve hidrojen sülfür bulutlarının oluştuğuna inanılıyor.1~5 bar(100~500 kPa)の気圧下ではアンモニアと硫化水素の雲が形成されると考えられている。
Daha da alt kısımlarda amonyak ve hidrojen sülfit bulutları bulunabilir.さらにその下層には、アンモニアと硫化水素の雲が見られるかもしれない。
Bâzı günlerde Gök âleminin kapısı aralanır ve ışığı bulutların arasından parlar.迹門を水中に映る月とし、本門を天に浮かぶ月に譬えている。
Yerel Grup'ta Macellan Bulutları dışında RR Lyrae değişeni gözlenmiş tek düzensiz cüce galaksidir.マゼラン雲以外では、こと座RR型変光星が観測される唯一の局部銀河群に存在する矮小不規則銀河である。
Bir ön galaksinin küçük gaz bulutları zamanla yıldızlara dönüşürler.原始銀河中のガスの小さな塊が恒星を形成する。
Suni yağışta bulutlara buz parçacıkları vererek yağış oluşturulmaya çalışılır.いずれにしても、雨を降らせるには雲の中に氷の粒を作ってやる必要がある。
Bulutların Ötesi.雲のステージ。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod