Gündüzler o gökyüzünden daha parlak, geceleri ise bulutlardan daha soluk olurdu.Днём она светла — светлее неба, ночью темна — темнее тучи.
Bâzı günlerde Gök âleminin kapısı aralanır ve ışığı bulutların arasından parlar.تأتي بعدها لوحة على محيط عنق القبة حفرت فيها آية ”الله نور السماوات والأرض”.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.كما توفر السحب بين النجوم الوسيلة لدراسة وجود ونسب المعادن في الفضاء.
Bulutlarda yanardönerlik.بريق في السحاب.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.هذه السحب تسمى السحابات الجزيئية وتحتوي غالبا على الهيدروجين مع 23-28% هيليوم ونسبة قليلة من عناصر ثقيلة أخرى.
Üç gün sonra, aşağıda vadide toz bulutları göründü.وجدناه بعد ثلاثة أيام في سياج.
BULUTLARA ESİR OLDUK".Eu estava nas nuvens."
Başı bulutlara kadar uzanır.Eles se mudaram para o Topo das Nuvens.
Jeans kararsızlığı yıldızlararası gaz bulutlarının çöküşü ve ardından gerçekleşen yıldız oluşumunun nedenidir.A instabilidade de Jeans causa o colapso de nuvens de gás interestelar e a subsequente formação de estrelas.
Bulutlar yer seviyesinden yüksekte bulunur.É maior que a altura das nuvens.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Nuvens moleculares de H2 são associadas a formação de estrelas.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Essas nuvens de água congelada foram fotografadas pela Opportunity em 2004.
Bulutların Ötesi.Sob o Nevoeiro.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.Quando a nuvem se contrai, ela começa a aumentar em temperatura.
Çok uzak bulutlar veya karlı dağ zirveleri bu nedenle sarı görünür.Ou as montanhas ao longe que parecem azuladas.
Bu bulutlar gökyüzünde her yeri kaplayabilir.Essas raízes podem brotar de qualquer lugar do solo.
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
Bu küme, Macellan Bulutları ve SagDEG uydu gökadalarından daha uzaktadır.Este aglomerado estelar está mais longe do que as Nuvens de Magalhães e SagDEG, satélites de nossa Galáxia.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Pois eu falo alto, e faço um grande discurso!".
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de me deitar de costas e observar as nuvens passando.
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.In de zomer niet of weinig in de volle zon laten staan (tegen uitdroging).
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Ik zal de storm uitdagen en maken dat de wind mij eerbiedigt."
Uzun Beyaz Bulutların Ülkesi anlamına geliyor.Het land van de lange witte wolk.
Suni yağışta bulutlara buz parçacıkları vererek yağış oluşturulmaya çalışılır.Door wolken te bestrooien met ijs en droogijs wilde hij regen maken.
Bulutların Ötesi.Sterren achter wolken.
"Bulut Film bulutlarda değil!".'"Het Heilige land heeft geen muren nodig, maar bruggen."
Sirrokümülüs: Bu bulut da yüksek bulutlardan biri.De Grote Magelhaense Wolk behoort tot de Magelhaense wolken.
Bulutlar mavi göğün içinde geziyor.Wolken zweefden aan de blauwe hemel.
Bugün dünkünden daha fazla bulutlar var.Er zijn vandaag meer wolken dan gisteren.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'(19) Dajcie i mnie tę władzę - powiedział - aby każdy, na kogo nałożę ręce, otrzymał Ducha Świętego.
ESO: Avcı’daki Bulutların Saklı Gizemleri incl.Czarny Krąg – łowcy ukryli w nim swoje moce.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Chmury lodu wodnego były fotografowane przez łazik Opportunity w 2004 roku.
Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutları yağmura dönmesinde rol oynar.Mają nadzieję, że zbierające się tam chmury przyniosą upragniony deszcz.
Yıldızlar molekül bulutlarının büyük komplekslerinin içinde doğarlar.Tak w chmurach molekularnych rodzą się gwiazdy.
BULUTLARA ESİR OLDUK".Powiem ci, kiedy chmury się skończą”.
Sirrokümülüs: Bu bulut da yüksek bulutlardan biri.Wierzchołek chmury – najwyższa widoczna część chmury.
Diğer renkler bulutlarda doğal olarak meydana gelir.Scena ta jest przedstawiona w naturalnych kolorach.
Leavitt, Macellan Bulutları’nın görsellerinde yer alan binlerce değişen yıldızı kaydetmiştir.Leavitt upptäckte tusentals variabla stjärnor på bilderna av de magellanska molnen.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Dessa moln består huvudsakligen av väte, med ungefär 23–28% helium och en mindre del tyngre ämnen.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Interstellära moln erbjuder också ett medium för att studera närvaron och proportionerna av metaller i rymden.
Yıldızlar molekül bulutlarının büyük komplekslerinin içinde doğarlar.Stjärnor bildas ur stora molekylmoln.
Üç gün sonra, aşağıda vadide toz bulutları göründü.Tre månader senare fann man bara deras skelett i dalen.
Diğer renkler bulutlarda doğal olarak meydana gelir.Vissa färgvariationer förekommer i naturen.
Bu yağış türü genellikle stratus ve stratokümülüs bulutlarından yağar.De faller vanligen från moln av typen stratocumulus eller stratus.
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.Väggarna kläddes i svart klinker.
Koyu renkli ve büyük olmaları bu bulutların en belirgin iki özelliği.Den är större och mörkare än de två andra arterna.
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.Om det är falskt att det regnar så regnar det inte, och omvänt, och så vidare.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Міжзоряні хмари також забезпечують середовище для вивчення присутності і пропорції металів в космосі.
Fanyamar, Bulutlar Ülkesi, Bulutların oluştuğu yukarı atmosfer.Фаньямар ( кв. Fanyamar), екзосфера - шар атмосфери, де утворюються хмари .
Kümeler ve karanlık bulutsuların büyük bileşimleri, dev moleküler bulutlarla ilişkilidir.Скупчення і великі комплекси темних туманностей пов'язані з гігантськими молекулярними хмарами (ГМХ).
Bulutların Ötesi.Це хмари.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.На картині зображене Чорне море, що штормить.
Yağmur, bulutlardan su şeklinde yağan yağış biçimidir.Tak vznikají oblaky, z nichž vypadávají srážky v podobě deště.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Tyto mraky byly vyfotografovány vozítkem Opportunity v roce 2004.
Bulutlarda yanardönerlik.Rebel v oblacích.
Gökyüzü veya Bulut Peyzajları: Bulutları, hava veya atmosfer durumlarını betimleyen resimlerdir.Fotografie mraků nebo fotografování mraků je fotografie oblačnosti nebo oblohy.
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.Jak se však mračno smršťuje, koncentrace molekul roste a postupem času začne bránit unikání záření.
Küresel ısınma ve gece parlayan (notrilucent) bulutların bağlantısı yine de tartışmalıdır.Mezi ně patří perleťová oblaka a noční svítící mračna.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.Dar când am văzut templul din Efes, celelalte minuni au dispărut ca în ceață."
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Norii moleculari de H2 sunt asociați cu formarea stelelor.