Ana içeriğe geç
Sözlük

bulutlar ile cümle

bulutlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunlar bir gezegen yüzeyinde bulunmuş en yüksek bulutlardır.からす座では最も明るく見える星である。
Jeans kararsızlığı yıldızlararası gaz bulutlarının çöküşü ve ardından gerçekleşen yıldız oluşumunun nedenidir.ジーンズ不安定性(ジーンズふあんていせい、英: Jeans instability)は、星間ガス雲収縮の原因であり、その結果として星形成を誘発する。
Otto Jesse’nin ölümünden on yıllar sonra 1901’de, bulutların doğasıyla ilgili birkaç yeni sezi vardı.1901年にOtto Jesseは亡くなり、その後数十年間に渡って観測は下火になった。
Yağmur, bulutlardan su şeklinde yağan yağış biçimidir.雨水など地表の水が混ざらない構造としている。
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.近くには昇雲の滝がある。
Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız.(テレビ朝日) やぐちひとり(テレビ朝日) 大人の山歩き-自分に出会える百名山-(テレビ朝日) 情熱大陸(毎日放送) 笑っていいとも!
İstediğinde bulutların arkasına uçabilir.倒すと雲に乗れる。
5 barın üzerindeki basınçlarda ise bulutlar amonyak, amonyum sülfit( (NH4)2S ) ve sudan oluşuyor olabilir.5 bar以上の気圧下では、雲はアンモニアや硫化アンモニウム、硫化水素、水から成っているかもしれない。
Trenin varlığının tek kanıdı beyaz buhar bulutlarıdır.火车的唯一证据,是其白色的蒸气。
Ne deniz, ne güneş, ne de bulutlar kalmıştır.солнце ('太陽'),不是發為/ˈso.lnt͡sə/音。
Avrupa'da ise bulutlar, ilk olarak Peter Martyr ve Andreas Corsali tarafından 15. yüzyılda gözlenmişlerdir.在歐洲,麥哲倫星雲於15世紀末首次由意大利人Peter Martyr及Andreas Corsali觀察。
Daha da alt kısımlarda amonyak ve hidrojen sülfit bulutları bulunabilir.在下面,可能會發現氨和硫化氫的雲。
Yoğun troposferik bulutlar görülebilir tayfta yüksek bir yansıtma gösterirler (%70 ila %95).對流層雲深厚的顯現出對可見光的高反射率(70%至95%)。
Serbest konvektif bulutlar genel olarak konvektif yoğunluk seviyesinin (CCL) yüksekliğinde oluşur.自由对流云通常在对流凝结高度(英语:Convective condensation level)(CCL)的高度形成。
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.这可以有助于造成云层降水,否则可能就不会下雨。
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.當雲氣繼續收縮時,它的溫度會增加。
Kızılötesi civarında bulutlar daha koyu görünür çünkü su bu dalgaboyunda solar radyasyonu emer.在近紅外線看,雲會更為黑暗,因為水會吸收這些波長的太陽輻射。
"Bulut Film bulutlarda değil!".”诗含神雾亦云。
Keşif metodu bulutların görünüşlerinin kara yüzeyinden parlak ve soğuk olmasına dayandırılır.检测方法是基于这样一个事实:云层比地表显得更亮更冷。
Beyaz bulutlar üzerlerine düşen ışığın büyük bölümünü yansıtırlar; yani albedoları yüksektir.崇拜鑽石,愛找下屬麻煩,其讚頌藍鑽的言論惹紅寶石反感。
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'朕應天在位,恩深九族,庶此足申追睦之懷,敷愛之旨。
İnce bulutlar beyaz olarak veya çevrelerinin ya da arkaplanlarının rengini kazanmış gibi görünebilirler.薄薄的雲層看起來是白色,似乎已經得到和呈現它們的環境或背景。
Bu değerler arasındaki farklılık bulutların oluşumunun temelidir.这些值(饱和点)的不同是形成云的基础。
Hava radarı ve uydu teknoloji gelişimi büyük ölçüde bulutlarla ilgili çalışmayı kesinleştirmiştir.天气雷达和卫星技术的进步也使得对云进行了大量的准确研究。
Bulutlar gibi karalar giyinmelidir.服裝以黑色系為基調。
Bütün sirriform bulutlar yüksekliğine göre sınıflandırılır ve böylece yalnız bulut cinsi sirüsü oluşturur.所有的卷积云都被归类为高级云,因此构成卷云一个云属。
Sirrokümülüs: Bu bulut da yüksek bulutlardan biri.與層雲一樣,霧是一個穩定的雲層。
Bulutlarda yanardönerlik.覆雨翻雲。
Bâzı günlerde Gök âleminin kapısı aralanır ve ışığı bulutların arasından parlar.옥외광고 중 네온탑(塔)의 디자인은 도시의 밤하늘을 장식하는 빛(光)의 조형으로서 주목된다.
Bulutlar büzüşmeye devam ettikçe sıcaklık yükselmeye başlar.분자 구름이 수축하면서 온도는 올라가기 시작한다.
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.구름이 수축하면서 분자의 개수 밀도는 증가하며, 방출되는 방사선이 탈출하기 어렵게 만든다.
Başı bulutlara kadar uzanır.올라올라 구름을 밟으며 위로 올라간다.
Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız.친원파는 고려 시대 친 몽골(원나라) 세력으로서 반란을 일으킨 사람을 가리킨다.
Daha da alt kısımlarda amonyak ve hidrojen sülfit bulutları bulunabilir.한편, 밑바닥에서는 암모니아와 황화 수소의 구름이 발견될 가능성이 존재한다.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.그러나 내가 구름 위에 치솟은 아르테미스의 집을 보았을 때, 그들 다른 불가사의들은 그 빛을 잃었다.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'הֱיוּ שָׁלוֹם, אֲנִי חָיִיתִי בֵּינֵיכֶם כְּמוֹ צֶמַח בַּר. "
Oraja kümülonimbüs bulutları neden olur.נסיבות מותו לוטות בערפל.
Bu bulutlara deniz kıyılarında ve dağ eteklerinde sık rastlayabilirsiniz.למרות זאת אין זה נדיר לראותם גם בגבעות, ומורדות ההרים.
Bu değerler arasındaki farklılık bulutların oluşumunun temelidir.באיזון הנכון בין הקטבים האלה תלוי קיומו של העולם.
Uzun Beyaz Bulutların Ülkesi anlamına geliyor.גאווה לבנה חיי שחורים חשובים
Ortadaki bulutlar kaybolur, alçak bulutlar genellikle kalır.ערפל הוא תופעה נפוצה, וגשם קל יורד לעיתים קרובות.
Bulutlar tüm görünür dalga boyutlarını yansıtır.כלי הנגינה מדגישים את המימד הריתמי של התפילות.
Bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.'Ще му дам моето просветление и ще го нашравя наследник на отвъдличностното ми наследство”.
Spurs ile bir şampiyonluk kazanmasına rağmen Parker'ın geleceği üzerine şüphe bulutları dolaşıyordu.Въпреки спечелената титла има съмнения за бъдещето на Паркър.
Uzun Beyaz Bulutların Ülkesi anlamına geliyor.Най-често срещаният превод е „Земята на дългия бял облак“.
Gökyüzü veya Bulut Peyzajları: Bulutları, hava veya atmosfer durumlarını betimleyen resimlerdir.Небесните и облачните пейзажи изобразяват облаци, климатични явления и атмосферни условия.
Bulutlarda yanardönerlik.Грабнат на облак.
Bâzı günlerde Gök âleminin kapısı aralanır ve ışığı bulutların arasından parlar.Dan grada Bjelovara Dan grada Šibenika Dan grada Trilja Svjetski dan srca (engl.)
1 - 5 bar arasındaki basınçlarda amonyak ve hidrojen sülfür bulutlarının oluştuğuna inanılıyor.Za tlakove između jednog i pet bari (100 i 500 kPa), vjeruje se da nastaju oblaci amonijaka i sumporovodika.
"Bulut Film bulutlarda değil!".Ne srljajte kao guske u maglu."
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Molekularni oblaci sa H2 su povezani sa rođenjem zvijezda.
Yoğunlaşan su buharı bulutları oluşturur.Vyparovanie vody vytvára oblaky.
Bulutlu havalarda infrared bulutlardan geçebilmektedir.Infračervené žiarenie však takýmito oblakmi prechádza.
Küçük ve Geniş Magellanic Bulutlar’da çok daha fazlası bulunur.Taktiež vznikajú menšie a väčšie makromery.
Tympanum İsa'yı iki melek tarafından desteklenir şekilde bulutların üzerinde gösterir.Timpanon prikazuje Kristusa, ki stoji na oblaku, ki ga očitno podpirata dva angela.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Oblaki molekularnega vodika H2 so povezani z nastajanjem zvezd.
"Sertab 'turuncu' bulutlara uçtu".Poletela je naravnost k sladkemu oblačku.
Bulutlar genellikle adayı kapsamaktadır.Karšius dažniausiai gaudo prie salų.
Küresel ısınma ve gece parlayan (notrilucent) bulutların bağlantısı yine de tartışmalıdır.Vis dėlto pasaulinio atšilimo ir sidabriškųjų debesų sąryšis išlieka kontroversiškas.
Başı bulutlara kadar uzanır.Įteka į Oką aukščiau Kolomnos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod