Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.풍세를 살펴보는 자는 파종하지 아니할 것이요 구름을 바라보는 자는 거두지 아니하리라
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Kto upatruje wiatr, nigdy nie będzie siał; a kto się przypatruje obłokom, nie będzie_żął.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Man får aldrig sået, når man kigger efter Vinden, og aldrig høstet, når man ser efter Skyerne.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Quem observa o vento, não semeará, e o que atenta para as nuvens não segará.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Siapa menunggu sampai angin dan cuaca sempurna, tak akan menanam dan tidak pula memetik hasilnya
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Ten, kto pozoruje na vietor, nebude siať, a kto hľadí na oblaky, nebude žať.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Wer auf den Wind achtet, der sät nicht; und wer auf die Wolken sieht, der erntet nicht.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Οστις παρατηρει τον ανεμον, δεν θελει σπειρει και οστις θεωρει τα νεφη, δεν θελει θερισει.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Кто наблюдает ветер, тому не сеять; и кто смотрит на облака, томуне жать.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Преди да се помрачи слънцето и светлината, луната и звездите, И да се върнат облаците подир дъжда;
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.שמר רוח לא יזרע וראה בעבים לא יקצור׃
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.من يرصد الريح لا يزرع ومن يراقب السحب لا يحصد.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.看 風 的 必 不 撒 種 . 望 雲 的 必 不 收 割
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.看風 的 必不撒種 . 望雲 的 必不 收割
Sakurajima'dan kül bulutları yükseliyordu.Nubes de cenizas emanaban del Sakurajima.
Semadaki bulutlar gibi. Bütün duyular, bütün alan, hafıza akıl, fikirlerALS WOLKEN AAN DE HEMEL
Semadaki bulutlar gibi. Bütün duyular, bütün alan, hafıza akıl, fikirlerCOMO NUVENS NO CÉU
Semadaki bulutlar gibi. Bütün duyular, bütün alan, hafıza akıl, fikirlerMINT FELHŐK AZ ÉGEN
Semadaki bulutlar gibi. Bütün duyular, bütün alan, hafıza akıl, fikirlerWIE WOLKEN AM HIMMEL
Semadaki bulutlar gibi.Comme les nuages dans le ciel
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Am monitorizat norii deasupra acestei paduri, zona reimpadurita, zona semi-impadurita si zona defrisata.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.A teraz spójrzmy na chmury nad lasem, spójrzmy na obszar zalesiony, mieszany i bezdrzewny.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.이젠 구름 사진을 보시겠는데요 산림사업지역, 반민둥지역, 민둥지역 입니다
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.reinforestエリア、semi-openエリア、openエリアがありますね。 このイメージを見てください。
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Számba vettük az erdő feletti felhőket, az újonnan telepített fákat, a nyílt és zártabb területeket.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Teď se podívejme na mraky nad tímto pralesem: máme tu oblast zalesněnou, polozalesněnou a holou.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.Затова погледнахме облаците над гората, погледнахме над залесените площи, полу-откритите и откритите площи.
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.ויש לנו עכשיו הרבה מאד חדירה כאן. כעת התבוננו בעננים מעל היער הזה,
Şimdi bu ormanın üstündeki bulutlara bakalım, yeniden ağaçlandırılan, yarı açık ve açık alanlara baktık.ونظرنا إلى السحب فوق هذه الغابة، لذا نظرنا إلى منطقة إعادة التشجير، منطقة شبه مفتوحة و منطقة مفتوحة.
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,eld och hagel, snö och töcken, du stormande vind, som uträttar hans befallning,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,el fuego y el granizo, la nieve y el vapor, el viento tempestuoso que ejecuta su palabra
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Feuer, Hagel, Schnee und Dampf, Strumwinde, die sein Wort ausrichten;
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Feu et grêle, neige et brouillards, Vents impétueux, qui exécutez ses ordres,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,foc şi grindină, zăpadă şi ceaţă, vînturi năpraznice, cari împliniţi poruncile Lui,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,fogo e saraiva, neve e vapor; vento tempestuoso que excuta a sua palavra;
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,fuoco e grandine, neve e nebbia, vento di bufera che obbedisce alla sua parola
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,hai kilat dan hujan es, salju dan awan, angin kencang yang menurut perintah TUHAN
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Hỡi lửa mà mưa đá, tuyết và hơi nước, Gió bão vâng theo mạng Ngài,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Hỡi lửa mà mưa_đá , tuyết và hơi_nước , Gió bão vâng theo mạng Ngài ,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,ild og hagl, sne og damp, stormvind, som setter hans ord i verk,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Ild og hagl, sne og røg, storm, som gør hvad han siger,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,불과 우박과 눈과 안개와 그 말씀을 좇는 광풍이며
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,ogenj in toča, sneg in sopara, veter viharni, ki izpolnjuješ besedo njegovo,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Ogieó i grad, śnieg i para, wiatr gwałtowny, wykonywający rozkaz jego;
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,oheň a hrád, sneh i para, búrlivý vietor, ktorý vykonáva jeho slovo,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Oheň a krupobití, sníh i pára, vítr bouřlivý, vykonávající rozkaz jeho,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Prijs Hem, vuur en hagel, sneeuw en mist; en ook u, stormen, die Zijn woord uitvoeren!
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,tuli ja rakeet, lumi ja sumu, sinä myrskytuuli, joka panet hänen käskynsä toimeen,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Tûz és jégesõ, hó és köd, szélvihar, a melyek az õ rendelését cselekszik;
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,πυρ και χαλαζα, χιων και ατμις, ανεμοστροβιλος, ο εκτελων τον λογον αυτου
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,огонь и град, снег и туман, бурный ветер, исполняющий слово Его,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,Огън и град, сняг и пара, Бурен вятър, който изпълнява словото Му,
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,אש וברד שלג וקיטור רוח סערה עשה דברו׃
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,النار والبرد الثلج والضباب الريح العاصفة الصانعة كلمته
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,火 與 冰 雹 、 雪 和 霧 氣 、 成 就 他 命 的 狂 風
Şimşek, dolu, kar, bulutlar, Onun buyruğuna uyan fırtınalar,火 與 冰雹 、 雪 和 霧氣 、 成就 他 命 的 狂風
Sonra daha da koyulaşıyor, bulutlar kararıyor ve tehditkar hale geliyorlar.Krajina dole je o hodně temnější a mnohem hrozivější.
Sonunda, bulutlar beyaz olmalı, okyanuslar da bizi kıyılarda karşılamalı.A felhők legalább fehérek lennének, a tengerek pedig a parton elérnének.
Sonunda, bulutlar beyaz olmalı, okyanuslar da bizi kıyılarda karşılamalı.Alespoň mraky by měly být bílé, Oceán pláže by laskat měl mile.
Sonunda, bulutlar beyaz olmalı, okyanuslar da bizi kıyılarda karşılamalı.And clouds really should be white at least, and oceans should be there at the beach.