Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonMagellanska molnenthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonMagellanske skyerthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonNuages de Magellanthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonNubes de Magallanesthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonNubi di Magellano
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonPieni Magellanin pilvithe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonΜαγγελανικά Νέφηthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonМагелланові Хмариthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonМалое Магелланово облакоthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonМалък Магеланов облакthe time at which an object falls below the horizon
Macellan Bulutlarıthe time at which an object falls below the horizonصغير سحابةthe time at which an object falls below the horizon
New England'da oldu bu, elma ağacı çiçeklenmişti ve titriyordu. Üzerimde beyaz bulutlar.Esto fue en Nueva Inglaterra, cuando los manzanos rebosan de flores, y son como nubes blancas en lo alto.
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dBahwa semangat gagah berani telah aspir'd awan,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dCă spiritul galant are aspir'd nori,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dCet esprit galant a aspir'd les nuages,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDas ritterliche Geist hat aspir'd den Wolken,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDat de dappere geest heeft aspir'd de wolken,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDet galante ånd har aspir'd skyerne,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDet tappra ande har aspir'd molnen,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dĐó là tinh thần hào hiệp chẳng aspir'd những đám mây,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dEse espíritu galante ha aspir'd las nubes,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dEz derék léleknek aspir'd a felhők,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dQuello spirito galante ha aspir'd le nuvole,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dQue o espírito galante tem aspir'd as nuvens,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dTen duch dzielny bowiem aspir'd chmury,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dTo je duh Hrabri dade aspir'd oblaki,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dTo jest duch galantní aspir'd mraky,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dTo jest duch galantný aspir'd mraky,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dTuo uljas henki kaiketi aspir'd pilvet,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dΑυτό το πνεύμα γενναίος hath aspir'd τα σύννεφα,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dТози дух на галантен има aspir'd облаците,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dЭтот дух галантного имеет aspir'd облака,
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.(146:8) Он покрывает небо облаками, приготовляет для земли дождь, произращает на горах траву;
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.der den Himmel mit Wolken verdeckt und gibt Regen auf Erden; der Gras auf Bergen wachsen läßt;
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Dialah yang membentangkan awan di langit; Ia menyediakan hujan bagi bumi, dan membuat rumput tumbuh di bukit
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Egli copre il cielo di nubi, prepara la pioggia per la terra, fa germogliare l'erba sui monti
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.El acopere cerul cu nori, pregăteşte ploaia pentru pămînt, şi face să răsară iarba pe munţi.
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Ele é que cobre o céu de nuvens, que prepara a chuva para a terra, e que faz produzir erva sobre os montes;
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.ham som dekker himmelen med skyer, som lager regn for jorden, som lar gress spire frem på fjellene!
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Hän peittää pilvillä taivaan ja valmistaa sateen maalle; hän kasvattaa ruohon vuorille
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Il couvre les cieux de nuages, Il prépare la pluie pour la terre; Il fait germer l`herbe sur les montagnes.
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.ki beborítja az eget felhõvel, esõt készít a föld számára, [és] füvet sarjaszt a hegyeken;
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Ki zagrinja z gostimi oblaki nebo, ki pripravlja dež zemlji, ki daje, da seno rojevajo gore.
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.저가 구름으로 하늘을 덮으시며 땅을 위하여 비를 예비하시며 산에 풀이 자라게 하시며
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Kterýž zastírá nebesa hustými oblaky, nastrojuje zemi déšť, a vyvodí trávu na horách.
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Który okrywa niebiosa obłokami, a deszcz ziemi gotuje: który czyni, że rośnie trawa po górach;
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Ngài bao các từng trời bằng mây , Sắm_sửa mưa cho đất , Làm cho cỏ mọc trên núi .
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Ngài bao các từng trời bằng mây, Sắm sửa mưa cho đất, Làm cho cỏ mọc trên núi.
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.τον σκεπαζοντα τον ουρανον με νεφελας τον ετοιμαζοντα βροχην δια την γην τον αναδιδοντα χορτον επι των ορεων
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.Който покрива небето с облаци, Приготвя дъжд за земята, И прави да расте трева по планините;
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.המכסה שמים בעבים המכין לארץ מטר המצמיח הרים חציר׃
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.الكاسي السموات سحابا المهيئ للارض مطرا المنبت الجبال عشبا
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.他 用 雲 遮 天 。 為 地 降 雨 、 使 草 生 長 在 山 上
Odur gökleri bulutlarla kaplayan, Yeryüzüne yağmur sağlayan, Dağlarda ot bitiren.他 用 雲 遮天 。 為地 降雨 、 使 草 生長 在 山上
Ona bulutları giysi, Koyu karanlığı kundak yaptığım,Akulah yang menudungi laut dengan awan dan membungkusnya dengan kegelapan
Ona bulutları giysi, Koyu karanlığı kundak yaptığım,Cînd i-am făcut haina din nori, şi scutece din întunerec;
Ona bulutları giysi, Koyu karanlığı kundak yaptığım,cuando le puse las nubes por vestido y la oscuridad como pañal
Ona bulutları giysi, Koyu karanlığı kundak yaptığım,da ich's mit Wolken kleidete und in Dunkel einwickelte wie in Windeln,
Ona bulutları giysi, Koyu karanlığı kundak yaptığım,da jeg gjorde skyer til dets klædebon og skodde til dets svøp
Ona bulutları giysi, Koyu karanlığı kundak yaptığım,dengang jeg gav det Skyen til Klædning og Tågemulm til Svøb,