Güneş ışığı, bulutların rengi... ...görkemli manzara ve sanatın güzelliği.Το φωs του ήλιου, το χρώμα των σύννεφων... ένα υπέροχο τοπίο και την ομορφιά των έργων τέχνηs.
Güneş ışığı, bulutların rengi... ...görkemli manzara ve sanatın güzelliği.Солнечный свет, цвет облаков, прекрасные ландшафты и красоту произведений искусства.
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplı금성의 하루 최고 기온은 썹씨 465도에 이르고 황산구름으로 덮여있습니다.
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplıA temperatura diária da superfície que atinge os 465º C. Está coberta de nuvens de ácido sulfúrico.
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplıDaily surface temperatures top out at 465ºC And it's covered by clouds of sulfuric acid
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplıLa temperatura superficiale diurna raggiunge i 465 gradi celsius ed è circondato da nubi di acido solforico.
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplıNhiệt độ bề mặt hằng ngày đạt đỉnh điểm 465 độ C Nó được bao phủ bởi lớp mây a xít sun phua ric
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplıΗ επιφανειακή θερμοκρασία φτάνει τους 465 βαθμούς Κελσίου. Καλύπτεται από νέφη θειικού οξέος.
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplıהטמפרטורה בפני כוכב הלכת מגיעה ל-465 מעלות צלזיוס. והכוכב מכוסה בענני חומצה גופרתית.
Günlük yüzey sıcaklığı 465 santigrad derece ve yüzey sülfirik asit bulutlarıyla kaplı硫酸の雲で覆われています 地球のどんなタフなバテリアも
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,De märker inte skönheten.
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,아름다움을 놓치기도 하지만, 해를 가리기 전까지는
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,Те не забелязват красотата, но те не забелязват и облаците
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,בגלל שהם פשוט נמצאים בכל מקום בו זמנית, כל כך, אני לא יודע, שגרתיים,
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,إنهم لا ينتبهون إلى جمالها ، ولا يمكنهم حتى ملاحظة السُحب
Güzelliğini görmüyorlar ama, insanlar bulutların kendisini bile fark etmiyorlar,気にも留めません
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.명백한 이윤을 얻는 권력자들이 있습니다.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.Leur pouvoir est plus important pour eux que n'importe quoi.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.Y ése poder es más importante para ellos que cualquiér otra cosa.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.И для них нет ничего более важного, чем их власть.
Hepsi senin varlığının içinde yüzüyorlar Aynı bulutlar gibiTout cela flotte dans votre être comme cela simplement
Her şey yüzüyor, semadaki bulutlar gibiE PASSAM TUDO FLUTUA
Her şey yüzüyor, semadaki bulutlar gibiMAJD TOVATŰNNEK ÚGY ÚSZIK MINDEN
Her şey yüzüyor, semadaki bulutlar gibiTotul plutește, ca norii pe cer.
Her şey yüzüyor Semadaki bulutlar gibi.Totul plutește ca norii pe cer.
Her şey yüzüyor, semadaki bulutlar gibiTout flotte, comme les nuages dans le ciel
Her şey yüzüyor, semadaki bulutlar gibiUND VERGEHEN ALLES SCHWEBT
Her şey yüzüyor, semadaki bulutlar gibiВсё проплывает, подобно облакам в небе.
Her şey yüzüyor Semadaki bulutlar gibi.Всё проплывает, подобно облакам в небе.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Alam semesta terdiri dari awan besar berisi atom Hidrogen dan Helium, dan atom-atom itu tidak terstruktur.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Consistia em enormes nuvens de átomos de hidrogénio e hélio, sem qualquer estrutura.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Det bestod af kæmpe skyer af hydrogen og helium, og de har ikke nogen struktur.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Det bestod av gigantiska moln av väte- och heliumatomer utan struktur.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Era alcătuit din nori uriași de atomi de hidrogen și heliu, fără nici o structură.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Era formato da enormi nubi di atomi d'idrogeno ed elio, che non hanno struttura.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Es bestand aus großen Nebeln aus Wassertoff- und Heliumatomen, und sie hatten keine Struktur.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Había enormes nubes de átomos de hidrógeno y helio, nubes sin estructura.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Hatalmas felhőkből állt, hidrogén és hélium atomok felhőjéből, és nem volt szerkezete.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Het bestond uit enorme wolken van waterstof- en heliumatomen, zonder verdere structuur.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Il s'agissait d'énormes nuages d'atomes d'hydrogène et d'hélium et qu'ils n'ont pas de structure.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.우주는 수소와 헬륨 원자의 거대한 구름으로 되어 있었고 구조화 되어 있지는 않았습니다.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Nó bao gồm những đám mây lớn của những phân tử khí hydro và khí heli và chúng không có cấu trúc gì cả
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Se koostui valtavista vety- ja heliumatomien pilvistä, vailla rakennetta.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Skládalo se to z obrovských shluků vodíkových a heliových atomů bez jakékoli struktury.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Skladal sa z obrovských mračien atómov vodíka a hélia, ktoré nemajú žiadnu štruktúru.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Składał się z wielkich chmur atomów wodoru i helu, które nie miały żadnej struktury.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Αποτελούνταν από τεράστια σύννεφα με άτομα υδρογόνου και ηλίου και δεν έχουν καμία δομή.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Она состояла из огромного облака атомов водорода и гелия, которое не имело структуры.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.Състояла се от огромни облаци от водородни и хелийни атоми, и те нямали структура.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.הוא היה מורכב מעננים ענקיים של אטומי מימן והליום, ולא היתה להם צורה מוגדרת.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.كان يتشكّل من سُحبٍ ضخمة من ذرّات الهيدروجين و الهيليوم، و لا بنية لها.
Hidrojen ve helyum atomlarından oluşan ve belli bir şekli olmayan dev bulutlardan ibaretti.大きな雲からなっていました 構造化はされていません 本当に宇宙のドロドロのようなものです
İşte bir 'fly-through' görüntüsü. Tikal'e ait nokta bulutları.Hier is zo een fly-through door de puntenwolk van Tikal.
İşte bir 'fly-through' görüntüsü. Tikal'e ait nokta bulutları.Und das hier ist der Flug durch die Punktwolke für Tikal.
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Aceea e apa ta, care ajută la formarea norului, care devine ploaie şi hrăneşte plantele şi animalele."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Aj tvoja voda pomáha vytvoriť oblak, z ktorého padá dážď, ktorý živí rastliny a tie sú potravou pre zvieratá."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.C'est l'eau qui aide à faire le nuage que devient la pluie qui nourrit les plantes, qui nourrit les animaux. "
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Det er dit vand der hjælper med at lave skyen der bliver den regn der fodrer planterne der fodrer dyrene."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Es ist auch dein Wasser, das eine Wolke bildet, zu Regen wird, die Pflanzen nährt, und die Tiere nährt."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Itu adalah airmu yang membantu membentuk awan yang menjadi hujan yang memberi makan tanaman dan binatang."