İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.저건 구름을 만들 수 있게해주는 너의 물이고, 그 물은 비가 되고,그 비는 식물을 먹이고 그 식물은 동물에게 식량이 되지."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır."que se torna a chuva, que alimenta as plantas "que alimenta os animais."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.To je tvoja voda, ki pomaga ustvariti oblak, ki postane dež, ki hrani rastline, ki hranijo živali."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.To twoja woda pomaga tworzyć chmury, z których powstaje deszcz, który żywi rośliny i zwierzęta".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Це твоя вода допомагає формувати хмари, що стають дощем, який живить рослини і тварин".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Это вода из тебя помогает сделать облако, которое становится дождём, что кормит растения и кормит животных".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.אלו המים שלך שעוזרים ליצור את העננים והעננים הופכים לגשם שמרווה את הצמחים שמאכילים את החיות.
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.هذه مياهك التي تساعد علي تكوين السحب والذي يصبح مطرا تعيش عليه النباتات والذي بدوره يكون طعاما للحيوانات."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.嗰嚿就係由你汗水形成嘅雲, 將來化成雨來灌溉植物,同養動物。」
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır."雲は雨になって 植物を育み" "その植物を食べて 動物は生きているんだ" 私はずっと自然を 追い続けてきました
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?GIULIETTA Non c'è pietà seduto tra le nuvole, che vede nel fondo del mio dolore?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIA Czy nie ma litości siedzi w chmurach, to widzi w głębi smutek?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julia on olemassa mitään sääliä istuu pilvet, joka näkee pohjaan suruni?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Júlia Van nem szánalmat ül a felhők, Hogy látja az alján bánatom?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julie er der ingen medlidenhed sidder i skyerne, der ser ind i bunden af min sorg?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julie je tu žádné slitování sedět v oblacích, který vidí do hloubi smutku?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julie je tu žiadne zľutovanie sedieť v oblakoch, ktorý vidí do hĺbky smútku?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIETA ¿No hay piedad sentado en las nubes, que ve en el fondo de mi dolor?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet Apakah tidak ada belas kasihan duduk di awan, itu melihat ke bagian bawah kesedihan saya?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet có không thương hại ngồi trong đám mây, nhìn thấy vào dưới cùng của nỗi đau của tôi?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet det ingen synd sitta i molnen, ser att i botten av min sorg?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIET Gibt es kein Mitleid sitzen in den Wolken, sieht, dass in den unteren Teil meiner Trauer?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet is er geen medelijden zitten in de wolken, Dat ziet in de bodem van mijn verdriet?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?JULIET Não há pena de estar nas nuvens, que vê no fundo da minha dor?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliet Nu există nici o milă şedinţei, în nori, care vede în partea de jos a durerii mele?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Juliette est là aucune pitié assis dans les nuages, qui voit dans le fond de ma douleur?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Julija Ali obstaja brez milosti sedel v oblakih, ki vidi v dno moje žalosti?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?줄리엣이 구름에 앉아도 동정없는, 내 슬픔의 하단에 볼 수 있나요?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?O、甘い私の母は、ではない離れて私をキャスト!週間、月間、この結婚を遅らせる;
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?ΙΟΥΛΙΕΤΑ δεν υπάρχει οίκτος κάθεται στα σύννεφα, που βλέπει στο κάτω μέρος της θλίψης μου;
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?ДЖУЛЬЕТТА Неужели нет жалости сидит в облаках, что видит в глубине моего горя?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?Жулиета е там не пожали заседание в облаците, се вижда в дъното на моята мъка?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?ג'ולייט אין רחמים יושב בעננים, זו שרואה לתוך החלק התחתון של האבל שלי?
JULIET bulutlar oturan hiçbir acıma var mı, benim keder dibine görür?هل هناك أي جولييت شفقة يجلس في الغيوم ، والذي يرى في الجزء السفلي من حزني؟
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Awan tebal dari asap curled melalui ruang dan keluar pada jendela yang terbuka.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Debele oblaki dima zviti skozi sobo in ven na odprto okno.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Dense nubi di fumo usciva attraverso la stanza e fuori dalla finestra aperta.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.D'épais nuages de fumée enroulée dans la pièce et par la fenêtre ouverte.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Dicke Wolken von Rauch kräuselte durch den Raum und bei offenen Fenster.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Dikke rookwolken gekruld door de kamer en uit bij het open raam.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Espesas nubes de humo rizado a través de la habitación y salir por la ventana abierta.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Espessas nuvens de fumaça enrolado pela sala e para fora da janela aberta.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Gęste chmury dymu zakręcony przez pokój i się przy otwartym oknie.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Hustá mračná dymu stočený cez miestnosť a von na otvorené okno.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Hustá mračna kouře stočený přes místnost a ven na otevřené okno.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.연기 두꺼운 구름은 열린 창문에서 방을 빠져 모습을 드러냅니다.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Những đám mây dày khói cuộn tròn thông qua các phòng và ra ở cửa sổ mở.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Nori groşi de fum ondulat prin cameră şi la ieşirea de la fereastră deschisă.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Paksut pilvet savun kiertynyt huoneen läpi ja ulos avoimesta ikkunasta.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Tjocka moln av rök rullade genom rummet och ut på det öppna fönstret.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Tykke skyer af røg krøllet gennem stuen og ud på det åbne vindue.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Vastag felhők füst hullámos át a szobába, és ki a nyitott ablakon.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Πυκνά σύννεφα καπνού κουλουριασμένη μέσα από την αίθουσα και έξω από το ανοιχτό παράθυρο.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Густі хмари диму, згорнувшись в кімнаті і зовні у відкрите вікно.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Густые облака дыма, свернувшись в комнате и снаружи в открытое окно.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.Гъсти облаци от дим, навита през стаята и в отворения прозорец.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.ענני עשן סמיך מכורבלת דרך החדר לעבר החלון הפתוח.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.كرة لولبية سحبا كثيفة من الدخان من خلال الغرفة والخروج على نافذة مفتوحة.
Kalın duman bulutları oda ve açık pencereden dışarı yoluyla kıvrılmış.私は急いで人物の姿をキャッチし、ホームズの瞬間それ以降の音声から
Karanlığı örtündü, Kara bulutları kendine çardak yaptı.(17:12) И мрак сделал покровом Своим, сению вокруг Себя мрак вод, облаков воздушных.