En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Lần cuối cùng người ta nhìn thấy anh là năm 1924 khi anh biến mất vào đám mây gần đỉnh núi Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Leta 1924 so ga nazadnje videli kako je izginjal med oblaki blizu vrha Mt. Everesta.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Letztmalig 1924 gesehen, als er in den Wolken, in Gipfelnähe des Mount Everest, verschwand.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Naposledy ho videli v roku 1924, ako mizne v oblakoch blízko vrcholu Mt. Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Nel 1924 è stato visto per l'ultima volta sparire tra le nuvole vicino alla cima del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Pada tahun 1924, dia terakhir kali terlihat menghilang di balik awan di dekat puncak Gunung Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.V roce 1924 byl naposledy spatřen, jak mizí v mracích obklopujících vrchol Mt. Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.W 1924 roku był widziany po raz ostatni jak znikał w chmurach w pobliżu szczytu Mount Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Το 1924 τον είχαν δει για τελευταία φορά να εξαφανίζεται μέσα στα σύννεφα κοντά στην κορυφή του Έβερεστ.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.В 1924 його востаннє бачили, коли він зник поміж хмарами біля вершини гори Еверест.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.В 1924-м, его видели последний раз, входившим под облака у вершины Эвереста.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.През 1924 г., за последно беше видян да изчезва в облаците, близо до връх Еверест.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.שנראה לאחרונה ב-1924 כשהוא נעלם בין העננים בקרבת פסגת האוורסט.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.في عام 1924 شوهد آخر مرة يختفي بين السحب بالقرب من قمة ايفرست.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.雲の中に消えていきました 彼がエベレストに登った最初の 人間かもしれない
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.- Đúng vậy. Tôi đã cố gắng xoay sở trong đám mây, nhưng lúc đó bị mất phương hướng hoàn toàn.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.Realmente, tentei, mas, nas nuvens, perde-se a orientação completamente.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Áno. Pokúsil som sa v oblakoch, ale úplne stratíte orientáciu.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Da. Am încercat în nori, dar îți pierzi orientarea complet.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Igen, már a felhőkben megpróbáltam, de ott teljesen elveszik az irányérzéked.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ja. Ich versuchte es in den Wolken, aber man verliert [komplett die Orientierung].
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ja, ik heb het geprobeerd in de wolken, maar je bent je oriëntatie volledig kwijt.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ja. Jag försökte när jag var bland molnen, men du tappar orienteringsförmågan totalt.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: 예. 구름 속에서 시도해보았지만 완전히 방향을 잃었죠.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR : Oui. J'ai essayé dans les nuages, mais on perd complètement le sens de l'orientation.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Sì. Ci ho provato dentro le nuvole, ma perdi [del tutto il senso dell'orientamento].
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Sí. Traté de hacerlo en las nubes, pero había perdido la orientación por completo.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Snažil jsem se stabilizovat v mracích, ale ztratíte v nich kompletně orientaci.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Tak, starałem się odzyskać kontrolę, ale w chmurach straciłem orientację.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.YR: Ya, saya mencoba saat di awan namun anda kehilangan orientasi.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.Ι. Ρ.: Ναι.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.ИР: Да, опитах се в облаците, но загубих ориентация напълно.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.ИР: Да. Я попробовал в облаках, но ориентация теряется полностью.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.א.ר.: כן, באמת ניסיתי בעננים, אבל אתה מאבד את ההתמצאות לחלוטין.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.إ.ر.: نعم، لقد حاولت فتح الجناح بين السحب، ولكنك تفقد الوجهة تماماً.
Evet, bulutlara girmeyi denedim ama idareyi tamamen kaybettim.すっかり方向を見失い もう一度
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Der er ingen som Jesjuruns Gud, der farer frem over Himmelen for at hjælpe dig, over Skyerne i sin Højhed!
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Det er ingen som Gud, Jesurun! - Han farer frem over himmelen med hjelp for dig, og i sin høihet på skyene.
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.»Ingen är lik Gud, o Jesurun; till din hjälp far han fram på himmelen och i sin höghet på skyarna.
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.여수룬이여 하나님 같은 자 없도다 그가 너를 도우시려고 하늘을 타시고 궁창에서 위엄을 나타내시는도다
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Nessuno è pari al Dio di Iesurun, che cavalca sui cieli per venirti in aiuto e sulle nubi nella sua maestà
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Nie masz tak prawego, jako Bóg, który jeździ po niebie ku ratunku twemu, i w wielmożności swej na obłokach.
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Nimeni nu este ca Dumnezeul lui Israel, El trece pe ceruri ca să-ţi vină în ajutor, Trece cu măreţie pe nori.
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Nincs olyan, mint a Jesurun Istene! Az egeken száguld segítségedre, és fenségében a felhõkön.
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok."¡No hay como el Dios de Jesurún! Él cabalga sobre los cielos en tu ayuda, y sobre las nubes en su majestad
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.Нет подобного Богу Израилеву, Который по небесам принесся на помощь тебе и во славеСвоей на облаках;
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.אין כאל ישרון רכב שמים בעזרך ובגאותו שחקים׃
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.ليس مثل الله يا يشورون. يركب السماء في معونتك والغمام في عظمته.
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.耶 書 崙 哪 、 沒 有 能 比 神 的 . 他 為 幫 助 你 、 乘 在 天 空 、 顯 其 威 榮 、 駕 行 穹 蒼
‹‹Ey Yeşurun, sana yardım için Göklere ve bulutlara görkemle binen, Tanrıya benzer biri yok.耶書崙 哪 、 沒 有 能 比 神 的 . 他 為幫 助 你 、 乘 在 天空 、 顯其 威榮 、 駕行 穹蒼
Fakat bildiğim bir şey, Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.Ale jedno wiem na pewno: zła opinia chmur jest zupełnie niezasłużona.
Fakat bildiğim bir şey, Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.Maar ik weet één ding: de slechte pers die de wolken krijgen, is helemaal onverdiend.
Fakat bildiğim bir şey, Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.Men så mycket vet jag, molnens dåliga rykte är helt oförtjänt.
Fakat bildiğim bir şey, Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.Αυτό που ξέρω πάντως είναι το εξής: η κακή δημοσιότητα που δίνεται στα σύννεφα είναι άδικη.
Fakat bildiğim bir şey, Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.Але я точно знаю, що хмари критикують незаслужено.
Fakat bildiğim bir şey, Bulutlar hakkındaki olumsuz düşüncenin tamamen haksız olduğudur.Но одно я знаю точно: негативное отношение к облакам не заслужено.
Fakat çoğu insan, onlara sorduğunuz zaman, bulutlara karşı garip bir düşkünlük beslediklerini kabul eder.Ale gdy ich zapytać, większość przyzna, że żywi do chmur pewną sympatię.
Fakat çoğu insan, onlara sorduğunuz zaman, bulutlara karşı garip bir düşkünlük beslediklerini kabul eder.하지만 사람들에게 질문하기를 멈춘다면, 대부분의 사람들은 구름에 대해 묘한 애정이 있음을 인정할 것입니다.
Fakat çoğu insan, onlara sorduğunuz zaman, bulutlara karşı garip bir düşkünlük beslediklerini kabul eder.Mais si on les interroge, la plupart des gens admettent nourrir une étrange affection pour les nuages.
Fakat çoğu insan, onlara sorduğunuz zaman, bulutlara karşı garip bir düşkünlük beslediklerini kabul eder.Ma se chiedete alla maggioranza delle persone, ammetteranno di concepire uno strano amore per le nuvole.