Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Disembunyikan-Nya wajah bulan purnama di balik awan yang telah dibentangkan-Nya
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Drží ukrytú tvár svojho trónu; rozťahuje nad ním svoj oblak;
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Él cubre la faz de la luna llena, y sobre ella extiende una nube
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Encobre a face do seu trono, e sobre ele estende a sua nuvem.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Er verhüllt seinen Stuhl und breitet seine Wolken davor.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.han fæstner sin Trones Hjørner og breder sit Skylag derover;
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Han gömmer sin tron för vår åsyn, han omhöljer den med sina skyar.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Han lukker for sin trone, breder sine skyer over den.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Hän peittää valtaistuimensa näkyvistä, levittää pilvensä sen ylitse.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Hij onttrekt met de wolken Zijn troon aan het gezicht.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Il couvre la face de son trône, Il répand sur lui sa nuée.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.그는 자기의 보좌 앞을 가리우시고 자기 구름으로 그 위에 펴시며
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Ngài che khuất bề mặt của ngai Ngài, Và trải mây Ngài ở trên nó.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Ngài che_khuất bề_mặt của ngai Ngài , Và trải mây Ngài ở trên nó .
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.On sám zdržuje stále trůn svůj, a roztahuje na něm oblaky své.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Õ rejti el királyi székének színét, felhõjét fölibe terítvén.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Zastira lice prestola svojega, ko ob njem razgrinja oblake svoje.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Zatrzymuje stolicę swoję, rozpostarłszy nad nią obłok swój.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Σκεπαζει το προσωπον του θρονου αυτου εκτεινει το νεφος αυτου επ' αυτον.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Он поставил престол Свой, распростер над ним облако Свое.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.Покрива лицето на престола Си, Като простира облака Си върху него.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.מאחז פני כסה פרשז עליו עננו׃
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.يحجب وجه كرسيه باسطا عليه سحابه.
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.遮 蔽 他 的 寶 座 、 將 雲 鋪 在 其 上
Dolunayın yüzünü örter, Üstüne bulutlarını serper.遮蔽 他 的 寶座 、 將雲鋪 在 其上
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Cobriste-te de nuvens, para que não passe a nossa oração.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Du har höljt dig i moln, så att ingen bön har nått fram.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Du hast dich mit einer Wolke verdeckt, daß kein Gebet hindurch konnte.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Du innhyllet dig i skyer, så ingen bønn trengte igjennem.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Felöltötted a felhõt, hogy hozzád ne jusson az imádság.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.hylled dig i Skyer, så Bønnen ej nåed frem;
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.주께서 구름으로 스스로 가리우사 기도로 상달치 못하게 하시고
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Murka-Mu seperti awan yang tebal sekali sehingga tak dapat ditembus oleh doa-doa kami
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Ngài ẩn mình trong mây , đến_nỗi chẳng lời cầu_nguyện nào thấu qua được .
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Ngài ẩn mình trong mây, đến nỗi chẳng lời cầu nguyện nào thấu qua được.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Obestřels se oblakem, aby nemohla proniknouti k tobě modlitba.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Okryłeś się obłokiem, aby cię nie dochodziła modlitwa.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.olet peittänyt itsesi pilvellä, niin ettei rukous pääse lävitse.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Te-ai învăluit într'un nor, ca să nu străbată la Tine rugăciunea noastră.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Te cubriste de nube para que no pasara la oración
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Ti sei avvolto in una nube, così che la supplica non giungesse fino a te
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Tu t`es enveloppé d`un nuage, Pour fermer accès à la prière.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.U hebt Uzelf met een wolk afgesloten, zodat onze gebeden U niet kunnen bereiken.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Zastrel si sa hustým oblakom, aby neprenikla modlitba.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Z oblakom si se ogrnil, da ne predere molitev.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Εκαλυψας σεαυτον με νεφος, δια να μη διαβαινη η προσευχη ημων.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Покрил си се с облак, за да не премине молитвата ни.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.Ты закрыл Себя облаком, чтобы не доходила молитва наша;
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.סכותה בענן לך מעבור תפלה׃
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.التحفت بالسحاب حتى لا تنفذ الصلاة.
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.你 以 黑 雲 遮 蔽 自 己 、 以 至 禱 告 不 得 透 入
Dualar sana erişmesin diye Bulutları örtündün.你 以 黑 雲 遮蔽 自己 、 以至 禱告 不 得 透入
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924-ben akkor látták utoljára, amikor eltűnt a felhőkben a Mount Everest csúcsa felé tartva.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924년에 마지막으로 목격되었을 당시, 그는 에베레스트 산 정상 근처 구름 속으로 사라졌다고 합니다.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924 fue visto por última vez desapareciendo entre las nubes cerca de la cumbre del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924, il a été aperçu pour la dernière fois disparaissant dans les nuages, près du sommet du Mont Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Foi visto pela última vez em 1924, enquanto desaparecia nas nuvens perto do cume do monte Evereste.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.I 1924 blev han sidst set forsvinde op i skyerne nær Mt. Everests bjergtinde.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.În 1924 a fost văzut ultima oară dispărând în norii de lângă vârful Muntelui Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.In 1924 zag men hem voor het laatst de wolken in verdwijnen bij de top van Mt. Everest.