Ardından, bilinen genişleme hızı ile açısal genişleme karşılaştırılarak, bulutsu için mesafe hesaplanabilir.Potom možno porovnaním uhlovej expanzie oproti známej expanznej rýchlosti dopočítať vzdialenosť hmloviny.
Bak, bulut gibi.Ľudia na svete ako hmla.
Veriler her bulutsu için ayrı bir makale kaynaklıdır.Pre každý obraz sa vypočítava nový tieň.
1987'de bir süpernova (SN 1987A), Büyük Macellan Bulutu'nda ortaya çıktı.V roku 1987 zažiarila vo Veľkom Magellanovom mraku supernova 1987A.
Bu yüzden farklı gözlemler, bulutsunun farklı kısımlarını modelleyebilir.Rôzne pozorovania teda často vzorkovali rôzne časti hmloviny.
Satürn bulutsusu adını gezegen Satürn'ün halkalarına ve yüzeyine olan benzerliğinden dolayı almıştır.Ako napovedá jej názov, má podobný vzhľad ako planéta Saturn.
Bulutsu, merkezindeki parlak mavi yıldız HD 206267 tarafından iyonize edilir.Jej tvar vymodeloval hviezdny vietor z HD 206267.
Yoğunlaşan su buharı bulutları oluşturur.Vyparovanie vody vytvára oblaky.
Bulutlu havalarda infrared bulutlardan geçebilmektedir.Infračervené žiarenie však takýmito oblakmi prechádza.
Kum Saati Bulutsusu popüler bir oyun Final Doom'da görünür.Kráľovská hra mesta Ur je dosková hra pochádzajúca zo Sumeru.
Küçük ve Geniş Magellanic Bulutlar’da çok daha fazlası bulunur.Taktiež vznikajú menšie a väčšie makromery.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Je významný predovšetkým vďaka jeho katalógu, ktorý obsahoval okolo 10 000 južných hviezd, vrátane 42 hmlovín.
Tarantula Bulutsusu'nun görünen parlaklığı 8 kadirdir.Navidezni sij meglice Tarantele je 8. magnitude.
Gezegenimsi bulutsuların merkezi yıldızları çok sıcaktır.Zvezde planetarnih meglic so zelo vroče.
18.yy. sonuna doğru Charles Messier en parlak 109 bulutsuyu içeren bir katalog derledi.Proti koncu 18. stoletja je Messier izdelal katalog, ki je vseboval 109 najsvetlejših meglic.
Bunu William Herschel tarafından 5000 bulutsunun derlendiği geniş bir katalog çalışması izledi.Kasneje je William Herschel izdelal podoben katalog s 5000 meglicami.
Tympanum İsa'yı iki melek tarafından desteklenir şekilde bulutların üzerinde gösterir.Timpanon prikazuje Kristusa, ki stoji na oblaku, ki ga očitno podpirata dva angela.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Oblaki molekularnega vodika H2 so povezani z nastajanjem zvezd.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Primeri ne-nevtralne plazme so nabiti žarki delcev, elektronski oblak, Penningova past in pozitronske plazme.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Izdal je zvezdni katalog z 10.000 južnimi zvezdami skupaj z 42. meglicami.
Soyutlanmış küçük karanlık bulutsular, Bart damlacıkları olarak bilinir.Izolirane majhne temne meglice se imenujejo Bokove krogle.
1774'te bulutsular ve yıldız kümeleri gibi 45 derin uzay nesnesinden oluşan bir katalog yayımladı.Leta 1774 je izdal katalog 45 astronomskih teles zunaj Osončja, kot so meglice in zvezdne kopice.
Bulutsunun kütlesi yaklaşık olarak 10,000 Güneş kütlesi olarak hesaplanır.Masa meglice je ocenjena na 10.000 sončevih mas.
Bu bölgede birçok karanlık bulutsunun da var olduğu bilinmektedir.Ob tej vasici je tudi vas Veliko Črnelo.
Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur.Včasih se prostor med trupoma zapolni z balastno vodo.
"Sertab 'turuncu' bulutlara uçtu".Poletela je naravnost k sladkemu oblačku.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Svetle pege v meglici so mlade zvezde, ki ravnokar nastajajo.
"Düz okuma müptelası eleştiri erki ve Bir Bulut Olsam…".Oblaček Postopaček je osrednji lik zgodbe, oblak bele barve.
Bulutsu, çarpıcı bir şekilde Meksika körfezi ile birlikte tam olarak Kuzey Amerika kıtasını andırmaktadır.Izjemna oblika meglice spominja na celino Severna Amerika, skupaj z Mehiškim zalivom.
Bu ilk bulutun birkaç ışık yılı genişliğinde olduğu ve birkaç yıldızın doğumuna sebep olduğu sanılmaktadır.Ta prvotni oblak je bil po vsej verjetnosti širok več svetlobnih let in je oblikoval nekaj zvezd.
Bu buluta sadece temiz ve saf kalpli insanlar binebilir.V vroče območje lahko vstopajo le izurjeni in opremljeni posamezniki.
Bulutun üstüne çıkınca buluttan yol görünür.Če žoga zadene črto, bo viden oblak krede.
Bulutlar genellikle adayı kapsamaktadır.Karšius dažniausiai gaudo prie salų.
1987 - Büyük Macellan Bulutu içinde bir süpernova gözlendi.1987 m. Didžiajame Magelano Debesyje buvo užfiksuota supernova.
Bu boyutlar atomun kendisinin çapından (çekirdek + elektron bulutu) çok daha küçüktür.Šie dydžiai yra žymiai mažesni už atomo diametrą (branduolys + elektronų debesis).
15 Ocak günü, daha önceden prensip anlaşmasına varılan Kerem Bulut ile 3,5 yıllık resmî sözleşme imzalandı.1939 m. rugsėjo 1 d. jis sulaužė nepuolimo ir gerų santykių paktą, pasirašytą prieš penkerius metus.
Küresel ısınma ve gece parlayan (notrilucent) bulutların bağlantısı yine de tartışmalıdır.Vis dėlto pasaulinio atšilimo ir sidabriškųjų debesų sąryšis išlieka kontroversiškas.
Başı bulutlara kadar uzanır.Įteka į Oką aukščiau Kolomnos.
Bak, bulut gibi.Žemė, panaši į pelenus.
Eskimo bulutsusu için sonuçlar.Žemiau pateikti skorpiono bandymo rezultatai.
1812'de yanardağ sallanmaya başlamış ve koyu bir bulut ortaya çıkmıştır.1812 m. ugnikalnio kaldera pradėjo dundėti ir leisti tamsius dūmus.
"Göğüne Sığmayan Bulut".Tamsos ženklas švietė danguje.
Han Solo da Leia Organa'yı yanına alıp eski dostu Lando Calrissian'nın yöneticisi olduğu Bulut şehrine gider.Jie ruošiasi keliauti į Debesų miestą, kuriam vadovauja senas Solo draugas Lando Kalrisijanas.
Shade bir sis bulutu içerisinde yok olur.Duetas yra užspendžiamas tamsioje apsemtoje oloje.
18.yy. sonuna doğru Charles Messier en parlak 109 bulutsuyu içeren bir katalog derledi.18. sajandi lõpus moodustas Charles Messier kataloogi, mis sisaldas 109 heledaimat udukogu.
Tarantula Bulutsusu'nun görünen parlaklığı 8 kadirdir.Taranteludu näiv tähesuurus on 8.
Bulut, Özgür.Eoslehekesed valged, vabad.
Kümülüsler yayılıp bu bulutları oluşturabilir.Selle tulemusena võivad kujuneda pilved.
Gökyüzü masmaviydi, buluttan eser yoktu.Asustus oli hõre ja maapuudust ei olnud.
Bunu William Herschel tarafından 5000 bulutsunun derlendiği geniş bir katalog çalışması izledi.Hiljem tuli William Herschel välja suurema kataloogiga, mis koosnes 5000 udukogust.
Aotearoa Yeni Zelandanın Maori adıdır ve "Uzun Beyaz Bulut Ülkesi" anlamına gelmektedir.Uus-Meremaa maoorikeelne nimi Aotearoa tõlgitakse tavaliselt kui “pika valge pilve maa”.
Uçan bir buluttur.Taevas on väga suur pilv.
Bu olay, sis bulutlarının Karayip Okyanusu üzerinden Noel Rüzgarları ile karaya taşınmasıyla meydana gelir.Need tekivad, kui jõulutuuled puhuvad Kariibi merelt udupilved maismaale.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Ehk "Kui on külm ja on märg, siis sajab."
Daha önce de Microsoft'un Bulut ve Kurumsal Çözümler Bölümü Başkanı olarak görev yapmaktaydı.Enne tegevjuhiks saamist töötas ta Microsofti pilveteenuse ja ärilahenduste üksuse juhina.
Daha da alt kısımlarda amonyak ve hidrojen sülfit bulutları bulunabilir.Nende all võib omakorda leiduda ammoniaagi- ja vesiniksulfiidipilvi.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Taolise plasma näideteks on osakeste kiired, elektronpilv Penningi lõksus ja positronplasmad.
Bulut tabanlı mesajlaşma.Seega ei sega vaatlusi pilved.
Işığı Yaratanlar ve Bulutlarda Koşan Adam yazdığı son kitaplardır.Võitjaks tulnud raamatud avaldab kirjastus Päike ja Pilv.
Bu gri bulutlar Güneş'i örtüp kaplamasıyla bilinir.Me tunneme neid purskeid päikesetuule nime all.