Bulutsudaki en parlak yıldız 8,24 görünür parlaklığıyla iyi bir dürbünle kolayca gözlenebilir.Найяскравіші зірки мають видимий блиск +8,24, їх можна побачити в добрий призматичний бінокль.
Lütfen veri referansları için söz konusu bulutsu makalesine bakın.Деталі зовнішньої будови дивись на малюнках.
Uzaklarda bir fırtına geleceğini işaret eden kara bulutlar var.На картині зображене Чорне море, що штормить.
Örnek: “Yağmurun yağıyor olması havanın bulutlu olmasını gerektirir.”Наприклад, «Сонце встає тому що півень кукурікає».
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.При вибуху хмара диму і пилу піднімалося на висоту 170 метрів.
1987'de bir süpernova (SN 1987A), Büyük Macellan Bulutu'nda ortaya çıktı.1987 року у Великій Магеллановій Хмарі спалахнула наднова SN 1987A.
Konuşmasında “Bu bulut sistemi dedikleri bir şey var şimdi.Ці поняття відносять до так званої «ядерної лексики».
1915 yılında Pantolonlu Bulut adlı şiir kitabını yazar.1912 року виходить збірка його поезій «Рассыпанное ожерелье».
Uçan bir buluttur.Просто хмара якась!
Fırat Bulut (Onur Tuna), başarılı bir Cumhuriyet Savcısıdır.Прокурор Фірат Булут трепетно ставиться до своєї роботи.
Yoğun çalışmalara rağmen Kedi Gözü Bulutsusu birçok gizeme sahiptir.Navzdory intenzívnímu studiu ukrývá mlhovina Kočičí oko stále mnoho tajemství.
Bu bulutsular, Barnard 1 ile başlar ve Barnard 370 ile sona erer.První mlhovina dostala značku Barnard 1 a poslední Barnard 370.
Bulutsu ilk olarak 1731 yılında John Bevis tarafından gözlemlenmiştir.Poprvé ji pozoroval John Bevis v roce 1731.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Příkladem jsou nabité paprsky částic, elektronový oblak v Penningově pasti a pozitronové plazma.
Yağmur, bulutlardan su şeklinde yağan yağış biçimidir.Tak vznikají oblaky, z nichž vypadávají srážky v podobě deště.
R136, Tarantula Bulutsusu'nu görünür kılan enerjinin kaynağıdır.R136 emituje většinu energie, která činí Mlhovinu Tarantule viditelnou.
Eta Carinae'nın etkileri bulutsu üzerinde doğrudan görülebilir.Vliv Eta Carinae na okolní mlhovinu může být přímo pozorován.
1800 yılında Friedrich von Hahn bulutsunun kalbindeki merkezi soluk yıldızı keşfetti.V roce 1800 objevil hrabě Friedrich von Hahn slabou hvězdu uprostřed mlhoviny.
Gezegenimsi bulutsuların merkezi yıldızları çok sıcaktır.Jak je vysvětleno dále, centrální hvězdy planetárních mlhovin jsou velmi horké.
Gezegenimsi bulutsularla ilgili çalışmalarda uzun süredir sorun, genelde mesafelerinin iyi bilinememesidir.Dlouhotrvajícím problémem studia planetárních mlhovin je, že jejich vzdálenost není obvykle dobře známa.
Çevresindeki moleküler bulut NGC 1990'ı aydınlatarak, onu bir yansıma bulutsusu yapar.Alnilam je obklopen molekulárním mračnem NGC 1990, které hvězda zjasňuje a vytváří z něj reflexní mlhovinu.
Bu görüntü, bulutsu kenarında daha az iyonize olan maddeyi iki kapak şeklinde ortaya koymaktadır.Zdivo mezi nimi je mírně ustoupeno, takže tvoří dojem dvou překrývajících se vrstev.
Bulutsunun açısal genişlemesi aynı zamanda yaşını hesaplamada da kullanılabilir.Úhlovou expanzi mlhoviny lze využít také k odhadu jejího stáří.
Bunun sonucunda, gaz radyasyon geçirmez hale gelir ve bulutun sıcaklığı daha hızlı olarak artmaya başlar.Plyn se stane pro záření neprůhledný a teplota uvnitř mračna tak může narůstat mnohem rychleji.
Bulutsunun uzaklığı tam olarak bilinmemektedir.Vzdálenost mlhoviny není přesně známa.
Ardından, bilinen genişleme hızı ile açısal genişleme karşılaştırılarak, bulutsu için mesafe hesaplanabilir.Poté lze porovnáním úhlové expanze proti známé expanzní rychlosti dopočítat vzdálenost mlhoviny.
Bulutsunun kütlesi yaklaşık olarak 10,000 Güneş kütlesi olarak hesaplanır.Hmotnost mlhoviny se odhaduje na přibližně 10 000 hmotností Slunce.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.Po bouřce nastalo na louce zářivé ráno.
Wolf-Rayet bulutsusu Wolf-Rayet yıldızı çevresindeki bulutsudur.Wolfova–Rayetova mlhovina je mlhovina, která obklopuje Wolfovu–Rayetovu hvězdu.
Su-buzu bulutlarının fotoğrafı Opportunity tarafından 2004’te çekilmiştir.Tyto mraky byly vyfotografovány vozítkem Opportunity v roce 2004.
Bulutlarda yanardönerlik.Rebel v oblacích.
Ne kadar bulut büzüşürse, sıcaklık o kadar artar.Čím více se mračno smrští, tím více se zvýší teplota.
Bulut ilk kez 1610'da Nicolas-Claude Fabri de Peiresc belgelendirmiştir.Mlhovinu objevil v roce 1610 francouzský astronom Nicolas-Claude Fabri de Peiresc.
Bu parçalanmanın görünür parçalarını bulabilmek amacıyla Blackett bir bulut odası kullanmak istedi.Blacketta a k pozorování používal mlžnou komoru.
Gökyüzü veya Bulut Peyzajları: Bulutları, hava veya atmosfer durumlarını betimleyen resimlerdir.Fotografie mraků nebo fotografování mraků je fotografie oblačnosti nebo oblohy.
SnatchBot, sosyal ağlar için tasarlanmış ücretsiz bir bulut temelli chatbottur.SnatchBot je bezplatný cloudový nástroj na tvorbu chatbotu pro sociální sítě.
Bu grup, Orion Moleküler Bulut Kompleksi'ne ait olup Dünya'dan yaklaşık olarak 1.600 ışık yılı uzaklıktadır.Všechny patří do Orionova komplexu, který je od Země vzdálený okolo 1 600 světelných let.
Havanın delinmesiyle buluttaki yüksek voltaj toprağa deşarj olur.Před očima Adonirama vysoká pec exploduje.
Buluttaki su damlacıkları yaklaşık 0.002 mm (0,00008 in) çapındadırlar.Jeho obsah v mořské vodě činí přibližně 0,002 mg/l.
NGC 6441, içerisinde gezegenimsi bulutsu bulunduğu bilinen dört küresel kümeden biridir.NGC 6441 - Jedna z mála kulových hvězdokup, které obsahují planetární mlhovinu.
İçerik otomatik olarak buluta kaydedilir.Záznamy jsou do ní automaticky importovány.
Uçan bir buluttur.Noční svítící oblaky .
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.Jak se však mračno smršťuje, koncentrace molekul roste a postupem času začne bránit unikání záření.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”P → Q : Jestliže prší, je mokro.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Na místě supernovy SN 1054 se dnes nachází Krabí mlhovina.
Ancak sonra Bulut'u yanına geri aldırtmıştır.Poté však přešel k MMA.
Küresel ısınma ve gece parlayan (notrilucent) bulutların bağlantısı yine de tartışmalıdır.Mezi ně patří perleťová oblaka a noční svítící mračna.
Bu bulut türü de yukarıya doğru büyür ve alçak bulut seviyesinden yüksek bulut seviyesine kadar uzanır.Blesk může uhodit z mraku vzhůru stejně jako dolů.
Yoğun çalışmalara rağmen Kedi Gözü Bulutsusu birçok gizeme sahiptir.În ciuda cercetărilor intensive realizate, Nebuloasa Ochi de Pisică încă deține multe mistere.
1987'de bir süpernova (SN 1987A), Büyük Macellan Bulutu'nda ortaya çıktı.Supernova SN 1987A a apărut în nebuloasa Tarantula.
Bumerang bulutsusu 1998 yılında Hubble Uzay Teleskobu tarafından ayrıntılı olarak görüntülenmiştir.Nebuloasa Bumerang a fost fotografiată în detaliu de telescopul Hubble în 1998.
En bulutlu ay Şubat ayıdır.Luna cea mai uscata este luna februarie.
Bulutsu, 1 K (−272.15 °C; −457.87 °F) ölçülen sıcaklığıyla evrenin en soğuk yeridir.Temperatura interioară atinge 1 K (−272,15°C/−457,87°F), fiind cel mai rece loc cunoscut în Univers.
Bluemix, IBM'in bulut üzerinde geliştirdiği platform as a service (PaaS) platformudur.IBM Bluemix este un serviciu, platforma ca serviciu (PaaS) pentru sistemele în cloud dezvoltat de IBM.
Küçük Macellan Bulutu Yerel Grup'un bir üyesidir.Micul Nor al lui Magellan este un membru a Grupului Local.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.Dar când am văzut templul din Efes, celelalte minuni au dispărut ca în ceață."
NightSkyInfo.com -Orion bulutsusu Orion bulutsusu bilgisayar görünümü.NightSkyInfo.com - Marea nebuloasă Orion Vizualizarea electronică a nebuloasei
Kedi Gözü, bir tayf ölçerle gözlenen ilk gezegenimsi bulutsudur.Ochiul Pisicii a fost prima nebuloasă planetară observată cu ajutorul unui spectroscop.
Birincisi iç Güneş Sistemi'nde yer alan ve zodyak ışıklarına neden olan zodyak toz bulutudur.Prima, norul de praf zodiacal, se află în sistemul solar interior și cauzează lumina zodiacală.
Bak, bulut gibi.Seamănă cu o țestoasă.