Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.士大夫侧目屏息,不肖者奔走其门,行贿者络绎不绝。
Kendisi bilgisayarı bulur.還會用電腦。
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.内帐提供睡觉的地方。
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.他很聪明,知道如何妥善处理问题。
Alex, pencereden atlayarak Katie'den kaçar ve arka bahçede kardeşini bulur.亚历克斯跳过窗户逃离凯蒂,意外发现怀亚特在院子里。
Bir Şey Bulunca O Şeyi İnceler Ve Sonucu Bulur.如果找到目標,則結束搜尋並回傳結果。
Ahmet efendi dedi: “Yusuf yerin dibinde de olsa sana mermi buluruz.」招诃之曰:「我与丞相言,汝何为者!」叱之使却。
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.正在这时,贝蒂发现自己的手袋里出现了一个蓝色盒子。
Seri 50. yılında, 700. sayıda son bulur.隆慶五年,登進士第三甲第三百零七名。
Persse sonunda Angelica'yı bulur.最終忍受不了之下,終於暗殺了卡薩里娜。
Aşklarını aynı çizginin iki yönünde bulur: Tanrı ve insan.這是因為這兩指代表基督的兩性:神性與人性。
Elvira, Zulma ve Haly Mustafa Beyi hala bir deli "pappataci" gibi bulurlar.Elvira、Zulma 和 Haly 這個時候發現 Mustafà 仍然懵然地扮演 pappataci。
Ölüm oranı %100 bulur.贫困率达到100%。
Her bölümde, kötülük içindeki insan, "Akıl"ın huzuruna çıkartılır ve doğru yolu bulur.一切世間善清淨法,皆以慧明為其前導而得生長;以慚與愧,為其後助而不損減。
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.这时,魔鬼出现。
Gözlerini açtığında kendisini annesinin gençliğinin yanında bulur.当她睁开眼睛时,发现老人守在自己的身边。
O ikisi üzerine beni üstün kabul edeni bulursam o iftiracıdır, iftiracıya gereken ona gerekir.曹公衆弱,其得我必喜,其宜從二也。
Mahkemede hakim konumunda bulunan dokuz subay Slovik’i suçlu bulur ve idama mahkûm eder.一天的庭審後,法庭的9名庭審人員宣佈給埃迪·斯洛維克定罪並判處他死刑。
Çağdaşı şairler onun şiirini önemli bulurlar.只有诗子能和她普通地对话。
Öğrenciler benze- şimler yoluyla dış dünyaya açılma şansını bulurlar.學生們抵達至異世界時的接頭人。
Lokasyon sorumlusu filmin yerlerini bulur ve idare eder.場地管理 Location Manager - 必須尋找和管理電影的拍攝地點。
Onlarda teselli bulur..」為安慰。
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.嚇壞了他的兒子就麻煩了。
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.两人在狱中相识。
Aniden yaşamlarını -ve koparılmış alemlerin kaderini- bıçak sırtında bulurlar.部下搬運武器時,被神威用獅嶺自己的武器從背後偷襲一刀劈死。
Ama basit bir görevin ters gitmesi sonucuyla kendilerini birden düşmanla savaşırken bulurlar.纯防守之掌劲,但若遇上攻击,必令敌人反遭自毙。
Kayıp olan sırları bulurlar.我一定要查出他們發現的祕密。
Kendini çok yakışıklı bulur.他长相非常俊美。
Özellikle yem konusunda seçici değildirler ne bulurlarsa yerler.牠們是雜食性的,但主要以果實為食物。
Hangi yeğen yastığının altında bu pusulayı bulursa o imparatorun varisi olacaktı.当了皇帝后碰到誰的珠子那此珠子屬于你的了。
Bu defteri Light bulur.阅读灯可调亮度。
Zamanla, daha geniş sallar çimlenir ve onların üzerinde de palmiyeler yetişme olanağı bulur.植龍目有比鱷魚更好的裝甲保護,擁有厚重鱗甲(常與化石一起發現),腹部由密集排列的腹肋強化。
Sonunda bebeği şelalenin aşağısında bulur.在走廊的尽头,他找到了男孩。
Ertesi gün onu bahçenin karlan üstünde ateşler içinde bulurlar.旬日之後,華佗竟死於獄中。
Bu oluşum zamanla büyüyerek sabit disk in (Head Crash) tamamen bozulmasıyla son bulur.樂團當時以〈強力電線〉開場,以〈搖滾咖很難出人頭地〉作為結束。
Bir sabah Tommy, Paulie'nin evine gittiğinde kapısını aşık bulur.第二天,汤米前去拿他的那一份钱,去敲宝利家门时,发现宝利死在他家。
Sevda günler sonra itiraf etme gücü bulur.在認識到勇斗的實力後愛上了勇斗。
Böylelikle parmağında nişan tüzüğü bulur.……你必须瞄准他的腹部。
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.好像回到家,關起門來睡一覺,一切就都會好起來似的。
Bu durumda oyun hemen son bulur.遊戲將會立即結束。
1.haftası doldurduğunda gözleri açılmaya başlar ve gözlerinin tamamen açılması 12.gününü bulur.10日大就可以完全打開眼睛。
Her zaman kendine has fakat iğrenç yemekler bulur.還有,她會自己煮食,有時候還會炒食物吃。
Burada eskiden kullanılan boş bir ev bulurlar.住在以前沒有空襲的西風早。
Bilgisayar: Her soruna kesin çözüm bulur.應用電腦來解決問題。
Sonrasında ise kendilerimi yeraltı dünyasının hesaplaşması içinde bulurlar.사후 세계 중에서도 천국(天國)의 개념으로 그려진다.
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”정(定)은 사람으로 하여금 이 등의 상태에 이르게 하므로 등지라 함."
Ancak sonuç aleyhlerine gelişir ve kendilerini kapının dışında bulurlar.이뿐만 아니라 해양오염또한 그들에게 영향을 끼치고 있으며, 그물에 걸려서 익사하는 경우도 많다.
Onu ağır yaralı olarak polis Blake bulur.이로 인해 블레어는 심한 상처를 받고 척을 떠난다.
Fakat onları son anda Beyaz Sürtük bulur.이는 최종적으로 베리야를 겨눈 것이라는 설이 있다.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.그러자 그 속에서 악마가 튀어나왔다.
Aynı zamanda Soap onun ismini saçma bulur.타마코는 그의 가게 이름이 우스꽝스럽다고 생각하지 않는다.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.추가 입찰을 진행해 다시 한 번 인수 의향서를 법원에 제출 할 수도 있다.
Birden karşısında Castiel'i bulur ancak hafızasını kaybetmiştir.클라우드에게 구해지지만, 그때 당시의 기억을 잃고 만다.
Daha da kötüsünü dans partnerinden bulur.춤을 잘 추는 줄로 착각한다.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.성인이 된 뒤에는 톰을 데려오려 찾아 나섰다가 그의 비참한 죽음을 보게 된다.
Artıca bütün hayaletleri bulur.즉, 장들은 유령수에 따라 등급대수를 이룬다.
David canlı bir Mühendis kontrol odasını bulur ve Dünya'yı vurgulayan bir yıldız haritası keşfeder.데이비드는 비밀리에 엔지니어 우주선 조종실을 발견하고 홀로그램 영상에서 그 조종법을 학습한다.
Ahmet efendi dedi: “Yusuf yerin dibinde de olsa sana mermi buluruz.하니, 왕(세조)이 말하기를, “유자(儒者)가 아니면 이렇게 말하지 못한다.”라며 방귀원의 학식에 감탄하였다.
Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 $ daha gereklidir.대형로펌은 초임은 50,000 달러이며, 능력에 따라 100,000 달러(1억원) 이상을 지급하기도 한다.
Kendini çoğu zaman, elbetteki yanlışlıkla, hapishanede bulur.그러나 사고를 자주쳐서 감옥에 자주 간다.