Kimi eleştirmenler albümü cansız bulurken, kimisi de performanslardan ötürü albümü övdü.Pomimo zarzutów o komercjalizację wiele osób uważa ten album za duże osiągnięcie.
Programla ilgili fikirleri bulur.Od pomysłu do projektu.
Ancak bela her zamanki gibi yerinde bulmaz ve onları bulur.Czy szuka kłopotów, czy też one ją znajdują?
Onlarda teselli bulur..Ona wtedy wydaje się go pocieszać.
Harry kendini King's Cross istasyonunda bulur.(Vi ses vid King's Cross.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Gud antas då ha en annan tidsuppfattning och dygnsindelning än den som gäller på jorden.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.Väl där möter han Djävulen.
O sizi bulur!Hon kommer att hitta dig.
Fakat onları son anda Beyaz Sürtük bulur.Svansen har dessutom en vit tofs vid slutet.
Ancak Ben sonunda Altın Şehri bulur.Men det finns hopp för den gyllene staden.
485 - Túrin baharda onların lideri olur ve yazın Beleg onu bulur.485: Under våren blir han dess ledare och möter sedan Beleg.
Onlarda teselli bulur..Jag tröstar däruppå .....
Orada Kota'yı bulur.Där möter han jätten.
Ayrıca cinayet mahalinde Dupin, insana ait olmayan kıllar bulur.På brottsplatsen hittar Dupin ett hårstrå som inte kommer från en människa.
Ama bir su kaynağı bulursa su içebilir.Men den dricker om den hittar vatten.
Charles ise çareyi kaçmakta bulur.(Akut) - Karl kan hämta kannan.
Ölüm oranı %100 bulur.Sjukdomen är dödlig till 100 %.
Bir süre sonra bu olaylar bir süreliğine son bulur.Ett år senare fattar jag äntligen.
Memleketinde yemek ararken, Scales'i bulur.Sintel hittar Scales när hon letar efter mat i sin hemstad.
Mahkemede hakim konumunda bulunan dokuz subay Slovik’i suçlu bulur ve idama mahkûm eder.De nio officerare som utgjorde juryn fann Slovik skyldig och dömde honom till döden.
Ertesi sabah kalktığında ise Jim'i kahvaltı ederken bulur.Nästa dag tar vaknar Tom i gryningen.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Tarzan älskar förslaget och ger sig iväg för att få tag på lite frukost.
Çiftleşme genelde Eylül ile Aralık arasında yer bulur.Parningen sker vanligen mellan september och oktober.
Sarışın ve Melekgöz'ü bulur.Hon är rödhårig och ängel.
Bu defteri Light bulur.Ånamnet innehåller ljus.
Alan, burada Karanlık Güç ile başedebileceği silahı bulur.Han använder vapen som kan generera stark hetta.
Sonunda onları bulur.Till slut hittar hon honom.
Öykünün doruk noktasında anlatıcı kendini zifirî karanlıkta bulur.Gravida honor tenderar att gömma sig i mörkret.
Barney bu kasedi bulmak için çabalar ve bulur.Under tiden rymmer Barney och gör allt för att få reda på resultatet.
Bu hiyerarşik eşitsizlik anlayışı, reenkarnasyon inancında kendisine dayanak bulur.Detta tankesätt grundar sig i hans tro på reinkarnation.
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.De ställer sig utanför för att vänta ut honom och Gunnar befinner sig en ganska förlägen situation.
Quentin nihayet Margo'nun olduğu yeri bulur.Quasimodo är äntligen accepterad för den han är.
Uyandığında kendini yapayalnız bulur.När Hermia vaknar är hon ensam.
1587'de İngiliz kâşif Thomas Cavendish yerleşimin harabelerini bulur.Udden döptes i januari 1587 av den engelske upptäcktsresande Thomas Cavendish under dennes resa i området.
Rüyalarındaki prensesin kendisine gösterdiği şelaleyi gerçek yaşamda bulur.Under tiden drömmer "prinsessan" tillbaka till det liv hon en gång hade.
Yavruların memeden kesilmeleri iki yılı bulur.Födelsen av ungarna kan vara i två timmar.
İçeride bir çift Siber veritabanı bulurlar.Inuti finns ett dopfat av silver.
Buna rağmen dış kesimlerle birlikte nüfus 257,663'ü bulur.Inräknat förorter 257 663 invånare.
Persse sonunda Angelica'yı bulur.Ingrid förför till slut Lisa.
Peter amcasının katilini bulur.Han mördar Jackets kompanjon.
Ve bu yeni bedende Karma’larının karşılığını bulur.Nu har du återgäldat din karmaskuld.
Milo bir plan bulur.Viola får då en idé.
Aslında rüyalarında sürekli güzel fikirler bulur ama uyandığında onları hatırlayamaz.Han får visioner i sina drömmar men förstår dem inte.
Tanrı, kendi canı yerine can bulursa onu affedeceğini söyler.När du söker Gud... så skall du finna honom.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.De hittar till slut ett fängelse som de lyckas att göra till ett nytt och säkert hem.
O gece Nica, uyandığında annesini evde bıçaklanmış halde bulur.Nästa dag hittas kvinnan knivmördad i sitt hem.
Danny tuhaf metal bir oyun bulur ve tek başına oynamaya başlar.Fonzie har en väldigt speciell teknik för att starta jukeboxen - han smäller till den, och den börjar spela.
Fakat daha sonradan Aziz Başkomiser katili bulur.Något senare tillkom sakristian.
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Dean hinner precis dit och stoppar honom men Thomas dödar honom med sin motorsåg.
Kendilerini okyanusun ortasında, Prens Caspian'ın komutasında olan gemide bulurlar.Väl där återförenas de med Kung Caspian ombord på det mäktiga skeppet Gryningen.
Marge, Jacques ile buluşmak için yola çıkar ve araba sürerken ömür boyu bağlılığını hatırlarken kendini bulur.Under resan säger Marge åt henne att le, oavsett hur hon känner sig.
Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Marie råkar krossa en vas och rymmer därför hemifrån.
Sabah, Fred yine bir video kaset bulur.Вранці Фред знаходить третю відеокасету.
Kendisini A.J'in laboratuvarında bulur.Отримав роботу в лабораторії Дж.
N yi bulursak Z yi bulabiliriz.Отже, якщо ми можемо знайти ядро, ми можемо знайти r.
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”Адже, напевно, зібралося там людей безліч!»
Rocco ve Leonere ona bir mezar kazmak için gelirler ve onu uyur bulurlar.Рокко і Леонора спускаються в підземелля, щоб вирити приреченому могилу.
Böylece bir çadırda yaşamaya başlar ve kendisini kalkındırmak için bir de hademelik işi bulur.Вона починає сама красти в магазині, а також намагається знайти там роботу для Тіффані.
Milo bir plan bulur.Майло приймає умову.
Ben, Sayid'i bulur fakat Sayid'in Dogen ile Lennon'ı öldürdüğünü görünce oradan kaçar.Бен йде за Саїдом і бачить, що той убив Догена і Леннона.