Bu Corto Maltese serisi, 1988'de çizilen ve 1992'de yayınlanan Mu albümüyle son bulur.A série termina com Mú, desenhado em 1988 e publicado em álbum em 1992.
Onlarda teselli bulur..É um consolo...
Tory sonunda bulur.O Kehihi no Final.
Uzaylıların Bhakti'yi öldürdüğünü düşünen Doktor, kendisini uzaylı gemisinde bulur ve bu uzaylılarla tanışır.Assumindo que os alienígenas mataram Bhakti, ela finalmente encontra sua nave e os encontra.
O gece Athene, Mentor’un kılığında, Telemakhos’un seyahati için ona bir gemi ve kürekçiler bulur.Naquela noite, Atena, disfarçada como Telêmaco, encontra um navio e uma tripulação para o verdadeiro Telêmaco.
Terence (Büyük kırmızı kuş): Domuzlar Terence'yi korkutucu bulur.Terence ou Terêncio é um grande pássaro cor de vinho que é considerado assustador pelos porcos.
Sonunda dileği kabul olur ve ikisi de aynı vücutta can bulurlar.O seu desejo acaba por tornar-se realidade e os dois trocam de corpo.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Além disso procurarão pistas por toda a vizinhança.
Cihan eve girdiğinde, her yeri darmadağınık ve düzensiz bulur.Chegando à cidade, a encontram vazia e desabitada.
Programla ilgili fikirleri bulur.Você só conhece a programação dele.
Sezon, Lily'nin Marshall'a "Beni hamile bırak" demesiyle son bulur.A temporada termina com Lily pedindo Marshall para "colocar um bebê na minha barriga".
Daha önce bulduğu arabaya giden Carol, arabayı çalıştırır ve o sırada Daryl onu bulur.Ela fica próxima do carro que ela encontrou, que agora está em execução, quando Daryl se aproxima.
Rocco ve Leonere ona bir mezar kazmak için gelirler ve onu uyur bulurlar.Rocco e Leonore descem com as ferramentas para cavar a cova.
Kısa bir süre sonra Ethan, gizemli katili bulur.Mas ela acaba reencontrando o misterioso rapaz.
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Rupert levanta a tampa do baú e encontra o corpo dentro.
Elisa, onu bulmak için aramaya başlar ve bulduğu izleri takip ederek onu sinema salonunda bulur.Procura a mãe para comunicá-la e a encontra no salão de cabeleireiro.
Kavuklu ona bir ev bulur.A chegada do irmão vai dar-lhe uma ideia.
Dawn'un bürosundan anahtarları alırken Beth, Joan'ın bedenini bulur.Enquanto pega a chave do escritório de Dawn Lerner, Beth encontra o corpo de Joan, que cometeu suicídio.
Bunların içerisinde Jungfraubahn (Jungfrau raylı hattı) 3.454 m.'de son bulur.Todos estes refúgios podem ser atingidos pela estação ferroviária de Jungfraujoch (3454 m).
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.E justamente estes dados embasam uma sentença condenatória ou absolutória.
Freeman yoluna çıkan bütün uzaylılarla savaştıktan sonra büyük portalı bulur ve girer.Após lutar com criaturas levitantes, encontra um grande portal e o adentra.
İlk Charles Xavier'i malikanesinde bulur.Veio ao presente para matar Charles Xavier.
Ve sonunda Dr. X'in izini bulur.Por fim, no entanto, fez o que o dr. Simon sugeriu.
Böylece iki sevgili birbirlerini bulurlar.Os dois amantes se reconhecerem.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid acha um cabo vindo do oceano e indo para a floresta.
Fakat Tam Yuri kaçarken yapılan sabotaj ile Yuri kendisini Dinozorlar devrinde bulur.Normalmente quando caçando e encontram algum, o Yautja deve deixa-lo viver.
Ardından etrafı incelemeye başlar ve buzluğun içinde Pam'i bulur.Depois de alguns minutos, ele encontra Pam dentro de uma câmara frigorífica.
Grup bir süre sonra bir itfaiye arabası bulur.Alguns instantes depois, o carro do Corpo de Bombeiros deixava seu posto.
Charles ise çareyi kaçmakta bulur.No entanto, Kane atacou o Corre.
Doktor, kararsız kalsa da bunu kabul eder ve ekip olarak Ağustos 1947'deki Pencap'ta kendisini bulur.Embora Hesitante, ela concorda, trazendo ela e os outros ao Punjab em agosto de 1947.
Pan da üzülür ama bir yol bulur.Dante a acalma, e diz que vai encontrar um modo.
Küçük bir sandık bulurlar.Misture com uma pequena colher de bar.
Bugün dünyadaki koyun sayısı 1 milyarı bulur.Hoje vivem no mundo 7 bilhões de pessoas.
Naksos adasına gittiği zaman ise Theseus’un bırakıp gittiği Ariadne’yi bulur.Para voltar ao ponto de partida, teria apenas que ir seguindo o fio que Ariadne seguraria firmemente.
Spike, yüzüğü bulur.Carmem perde os anéis.
Daha da kötüsünü dans partnerinden bulur.Ele passa a se dedicar os passos de dança mais que os colegas.
Clara Miss Kizlet'i ve onun bağlantılı olduğu The Shard adlı şirketi, orada çalışanları bulur.Sua interferência é conhecida pela senhorita Kizlet, a quem ele envia uma mensagem.
Bir ara kurtulduğunu sansa da, yine kendini otel odasında bulur.Suponha que um novo hóspede chega e gostaria de se acomodar no hotel.
Biraz sonra da Cassie'nin babasını bulurlar.Ela, eventualmente, passa a se interessar pelo pai de Rosie.
Başlangıçta tüm çocuklar bunu çok eğlenceli bulurlar.No início do passeio tudo é muito divertido.
Yolda gelirken içlerinden biri kendilerini rahat ettirecek bir yol bulur.Eu acredito que se você encontrar alguém na rua é por uma razão.
Görüş alanları 360 dereceyi bulur.Visualização em 360°.
Destan bütün “ölmesi gerekenlerin” ölümü ile son bulur.Agora é a vez do Overmind morrer.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.Finalmente, Inferno aparecereu em sua frente.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Bitiş halkası yaşlılık ve ölümle son bulur.O que existindo faz com que o envelhecimento e morte surjam?
Babası onu bulur ama hemen geri götürmez.Ele tenta segui-lo, mas não é capaz de alcançar-lhe.
Ama kardeşler Brooklyn'in iblis efendisi olan Magnus Bane'e anlaşılmayan bir bağlantı bulur.Atualmente mantém um relacionamento com o Alto Feiticeiro do Brooklyn Magnus Bane.
Bazen de Tanrı’ya gidilen bir kapı veya delik olarak ifade bulur.Vemos essa aquisição como uma porta que Deus abriu.
Gregor Samsa bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur.Numa certa manhã, Gregor acorda metamorfoseado num inseto monstruoso.
Shane ise Jason'u en sonunda bulur.Enquanto isso, Aquaman encontra o próprio Jackson.
Yirmi yıl sonra, Mike hayatını durmuş hâlde bulur.Vinte anos depois, ele já não vive seus melhores momentos.
Buffy, mağarada Tırpan denen mistik bir silah bulur.Nancy encontra uma arma de fogo na boia.
Feridun onun izini sürer ve Berlin’de bulur.Erik vai embora, instruindo-a a encontrá-lo em Berlim.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."De vereischte van ware godsvrucht, om Gods beeld op aarde te wezen.
Sabah, Fred yine bir video kaset bulur.De volgende ochtend zien we Fred in zijn eentje een nieuwe video bekijken.
Fakat karısı yine de onu onurlu bir şekilde defnetme imkânını bulur.Zijn vrouw spoort hem echter aan standvastig te blijven.
Çantasını çalan serseriyi takip eder ve bulur.Die ziet echter dat de bandiet het koffertje steelt en gaat hem achterna.
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”De mens is de (nabije) ruimte gaan koloniseren.
Spider-Man onu bulur.Spider-Man wist hem te stoppen.