Ana içeriğe geç
Sözlük

bulur ile cümle

bulur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Grup bir süre sonra bir itfaiye arabası bulur.Il giorno dopo investono con la macchina un armadillo.
Orada üç ceset ve Judith Myers'ın kayıp mezar taşını bulur.Qui scopre i cadaveri di Annie, Lynda e Bob e la lapide di Judith Myers che era stata trafugata dal cimitero.
Ama bir su kaynağı bulursa su içebilir.Tuttavia, quando è disponibile, beve anche acqua.
Harekat adaya barış getirirken bu kandavası da son bulur.Solo la sua sconfitta decreterà la pace nell'isola.
Programla ilgili fikirleri bulur.Gli parla del suo progetto.
Onları uyurken bulur.Riesce a farlo addormentare.
Her şeyin dayanak noktası duyumsal kesinliktir, bilginin değeri duyumsal kesinliğe dayanmasıyla anlam bulur.Tutto si basa sul modo di conoscere, tutto si basa sulla meta-conoscenza.
Bu aramalar arasında Mehmet bir bavul bulur, bavulda babasının eşyaları ve birkaç eski gazete vardır.Dentro vi è una valigia che invece del denaro contiene solo vecchi giornali.
Ve bu yeni bedende Karma’larının karşılığını bulur.Tutto questo avviene a causa del suo karma.
O çok kısadır ve sıkça bela bulur, çünkü kısadır.Tuttavia si rompe quasi sempre, essendo abbastanza fragile.
Birinci evre 146. sayı ile son bulur.Inizia la battaglia finale 141.
Ertesi sabah, Sawyer Karl'ı ormanda ağlarken bulur.La mattina seguente, Margaret trova Karl nella stalla.
Kar yağışı yıllık ortalama 196 cm’yi bulur.Le nevicate assommano a 114 cm annui.
Bütün misafirler korkularından büyük bir acelelikle ziyafetten ayrılırlar ve ziyafet birden son bulur.Gli ospiti sono seduti a tavola e tutti si godono la festa, ad un certo punto il vino finisce.
Shane ise Jason'u en sonunda bulur.Lauren si chiarisce con Jason.
Anahtarı bulur ve kelepçeyi açarak arabadan çıkar.Non lo trova e lascia la roulotte.
Doktor ve Nardole, Lejyondakilerin cesetlerini görürken Bill, kendi yolunda Lejyonu bulur.Mentre Walcott e i suoi si recano dove pensano di trovare l'uomo, seppelliscono Bill fino al collo.
Robertson'ın koruması ve kişisel asistanının örümcek ağlarıyla sarılmış cesetlerini bulur.Mason ritrova i corpi del medico e dei suoi pazienti congelati.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Così Microsoft entrò in competizione con altri servizi (MySpace, Bebo e Yahoo! 360°).
Brian, İmbat'ı çekici bulur.Gabrielle si lascia attrarre...
İkili daha sonra evin mutfağına girer ve dolapların içinde bir yiyecek ve içecek bulur.Lei va nuovamente nella casa e trova una scatola nell'armadio.
Adayı bulurlar.L'isola.
Doktor, koloni öncesi ekibi gezegene getiren gemiyi bulur.Artie crea per il team una nave spaziale che li trasporterà al pianeta carcere.
Charles ise çareyi kaçmakta bulur.Charlie perse l'abitudine di scappare.
Hemen o dolabın ait olduğu öğrenciyi bulur ve onunla konuşur.Un giornalista riesce ad accedere alla camera in cui è piantonato e a parlare con lui.
Ve sonunda katili bulur...Alla fine viene trovato il vero colpevole.
Köylüler yollarına devam ederken Ali, çocukları ve karısını alıp geri döner ve anasını bulur.Ma la nonna deve partire per lavoro e invita Donna e i bambini ad uscire da casa sua e tornare alla loro.
Başlangıçta tüm çocuklar bunu çok eğlenceli bulurlar.Per tutti questi giovani si trattava dell'esordio in massima serie.
İlk başta her şeyi bilirliği Ron ve Harry'yi oldukça rahatsız eder ve Hermione'yi oldukça kibirli bulurlar.È totalmente paranoico riguardo a ciò che Ron e Hermione dicono di lui.
Willow, Cassie'nin sitesini bulur.Sid cerca di raggiungere Cassie.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.Aeryn porta Creis sul piccolo di Moya.
Mesih İsa dedi ki: "Her arayan bulur ve kapı çalana açılır."Исус Христос сказал, что всякий ищущий находит, и стучащему отворят.
303 yıl sonra, kurtarma gemisi Eureka Maru Hunt'ın gemisini bulur.303 года спустя команда спасательного судна «Эврика Мару» обнаружила местонахождение корабля Ханта.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Тем временем, команда находит труп Милбёрна.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.Криденс находит палочку под кроватью своей сестры Модести.
Ölüm oranı %100 bulur.Смертность достигает ста процентов.
İnsan bu boşlukla orta yolu bulur.”Когда человек находит (или ему становится доступным) путь для достижения какой-либо важной ему цели.
İnkalar bölgeye geldiklerinde Tiwanaku'yu terk edilmiş bulurlar.Придя туда, легионеры находят его заброшенным.
Bunların dışında bilginlerden oluşan danışmanlar da bulur.Их обладатели составляют знать.
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.Несмотря на это, она очень умная и находит решения во всех проблемах.
Herkes onu çok seksi bulur.Нам всем будет очень не хватать его.
Ben, Sayid'i bulur fakat Sayid'in Dogen ile Lennon'ı öldürdüğünü görünce oradan kaçar.Бен отправляется на поиски Саида, но убегает, когда видит, что Саид убил Догена и Леннона.
Ethan ayıldığında, Leland tarafından kendisini bağlanmış olarak bulur.Когда Итан приходит в себя, он связан и находится в руках Лиланда.
Daha sonra Leon Ashley'i bulur ve onu kurtarır.Спустя время его находит Леон и спасает.
Sezon, Lily'nin Marshall'a "Beni hamile bırak" demesiyle son bulur.В финальной серии сезона Лили сообщает Маршаллу о своей беременности.
Rocco ve Leonere ona bir mezar kazmak için gelirler ve onu uyur bulurlar.Рокко и Леонора спускаются в подземелье, чтобы вырыть обречённому могилу.
Bu sırada toprağı eşeleyen İsmail bir su kaynağı bulur.Иблис является джинном, созданным из огня.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Полицейские разбирают стену и находят за ней труп жены, а на её голове — мяукающего кота.
Okur beni yazdıklarımda bulur....Я всё читаю как по нотам...
Michele bunu uygun bulur.Питеру удаётся сделать это.
Adanın uzunluğu yaklaşık 400 km; eni ise en geniş yerinde 144 km'yi bulur.Остров достигает 394 км в длину и 144 км в своей самой широкой части.
Okulların sayısı 38.000’i bulur.Общее число учащихся достигает 83 тысяч.
Doktor ve Bill, kendilerini 1814 Londra'sında donmuş Thames Nehri'nin üstünde bulur.Доктор и Билл оказываются в Лондоне 1814 года посреди морозной ярмарки на Темзе.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Молодой парень Клэй Дженсен однажды находит на пороге коробку со своим именем.
Sonra uçağı bulur ve kardeşinin boynundaki haçı alır.Затем он находит самолёт и тело брата внутри.
Evde, Julie'yi merdivenlerin üstünde bulur.В доме он замечает Джули на втором этаже.
Anlatıldığına göre bir avcı, ormanın içinde güzel bir genç kız bulur ve onunla evlenir.桜の森の満開の下): лесной бандит находит прекрасную девушку в лесу и берёт её в жёны.
Chandler da kendine yeni bir ev arkadaşı bulur.Чонг также находит себе нового партнёра — директора Скиннера.
James kendisini yıllar öncesinde, bir akıl hastanesinde bulur.Его жена двумя годами ранее скончалась в психиатрической больнице.
Ertesi sabah, Sawyer Karl'ı ormanda ağlarken bulur.Спустя некоторое время Логан находит Кайлу мёртвой в лесу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod