Elvira, Zulma ve Haly Mustafa Beyi hala bir deli "pappataci" gibi bulurlar.Elvira, Zulma y Haly encuentran al bey todavía actuando como un loco pappataci.
Sudan oluşan Heather yine gelir ve onları bulur.La Heather-acuosa llega de nuevo y los vuelve a perseguir.
Valizi açar; kız kardeşinin resmini içinde bulur ve yakın silah arkadaşının Alvaro olduğunu anlar.Abre la valija, encuentra el retrato de su hermana, y se da cuenta de la verdadera identidad de Álvaro.
1843 - James Joule; deneysel olarak ısının mekanik eşdeğerini bulur.En 1843, James Joule encontró experimentalmente encontrado el equivalente mecánico de calor.
Knuckles'ı bulup Dr.Eggman'ı bulurlar.La causa de Team Dark es encontrar al Dr. Eggman.
Lokasyon sorumlusu filmin yerlerini bulur ve idare eder.Jefe de localizaciones: encuentra y gestiona las localizaciones cinematográficas.
Michele bunu uygun bulur.Michiko está de acuerdo.
Evini bulur.Enséñame tu casa.
Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar.Jin los llama repentinamente, con Hurley han descubierto la luz y el paracaídas colgando inmóviles del árbol.
Orada bir süre araştırma yaptıktan sonra bir dövmecinin adresini bulur.Al captar la siguiente frecuencia (ver imagen) señalará la dirección de esta otra.
Spider-Man onu bulur.Spider-Man aparece para darle una mano.
Ne bulursa yer.Donde quiera que estés.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.Betty encuentra una caja azul en su bolso que coincide con la llave azul de Rita.
Uyandığında kendini bir gemide bulur.Cuando despierta en el barco, se ahoga a sí misma.
O insanların kimler olduğunu araştırır bulursunuz.Mar investiga quién puede ser.
The Good German filminde Amerikan savaş muhabiri yanlışlıkla kendisini Overcast Harekatının içerisinde bulur.En el film The Good German, un periodista estadounidense descubre aspectos turbios de la Operación Overcast.
Persse sonunda Angelica'yı bulur.Sin embargo, acabará matando a Marjorie.
İşte bu anda karşısında şeytanı bulur.Posteriormente, el hombre se encuentra confrontando al Diablo.
O ikisi üzerine beni üstün kabul edeni bulursam o iftiracıdır, iftiracıya gereken ona gerekir.Si se anota con dos signos de exclamación, implica que es una jugada excelente (!!)
Bu sırada Anya uyanır ve baygın haldeki Giles'ı bulur.Anya encuentra a Giles, que aún respira.
Kast yönetmeni senaryodaki bölümler için oyuncu bulur.Director de reparto: busca actores para llenar las partes del guion.
Savaş ise düşman ordunun geri çekilmesi ile son bulur.Hasta que culminó con la retirada del enemigo.
Kendisini iki birbiriyle çelişkili ruhsal duygu arasında bulur.Desterrar todo espíritu de división entre vosotros.
Ve onu bulur.Y yo la encontraré.
Penny ve teknesi kurtulanları bulur.Vickers y su nave salvavidas son eyectados.
Locke onu yaralı halde bulur ve Eko ona bir şeyler söyler.Mientras tanto, Locke dice algunas palabras por Eko y lo entierra.
Yeni arkadaşlar bulurlar.Van en busca de nuevos compañeros.
Jace, Hodge'ı bulur ve ikili savaşır.Mike enfrenta a Orson Hodge y lucha contra él.
Sonra dava ile ilgili bir ip ucu bulur ve Lincoln'nün masum olduğuna inanmaya başlar.Comienza a investigar para probar la inocencia de Lincoln.
Thomas'ın köpeği gider ve taşı bulur.Stan se escapa y encuentra su camino a la granja de Kyle.
Küçük bir sandık bulurlar.Dispone de una caja reductora.
Bu sayede Aang'i ve onun uçan bizonu Appa'yı bulurlar.Entonces, él les presenta a su bisonte volador, Appa.
Birden kendisini Scooby Gang'e yardım ederken bulur.Finalmente decide esconderse con la ayuda de Benny Fazio.
Daniel O'Grady'nin olduğu odayı bulur.Aquí es donde se encuentra O'Brien.
Böylelikle daha önce varlıklarından bile haberdar olmadığı bir grup vampir avcısıyla tanışma imkânı bulur.Descubre el mundo de los vampiros que hasta ese momento desconocía.
Farkında olmadan Homer, kendini burlesk şovunun sahnesinde bulur.Pronto, todo el mundo ve la vergonzosa escena de Homer bailando.
Kenti çevreleyen metropol alanında nüfus 2.380.000'i bulur.Radican en la misma ciudad de Victoria 80.032 personas.
Sonunda onları bulur.Finalmente, logran atraparlo.
Sonunda kendisini bir devrimin içinde bulur.Al final cayó muerto en combate contra las fuerzas revolucionarias.
Orada Şeytan Pazuzu ile ilgili bir şeyler bulur.La placa está sostenida por el demonio Pazuzu.
Aralarında geçen uzun bir konuşmadan sonra Xander kendini tekrar bodrumda bulur.Al día siguiente, Xander se está mudando del sótano.
Alan, bir kaza sonucu yoldan çıkmış bir arabanın içerisinde kendini bulur.Leo es enviado allí después de un accidente de coche.
Hanımından hesap sorarken kendini öğüt dinlerken bulur, ama öğüdü de tutar ve büyük yemek düzenler.Cuando una hembra escoge a un macho, lo sigue a su lugar de cría escogido y acaricia su espalda y hocico.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Ella sigue insistiendo y lo encuentra en su apartamento.
Burhan'ın Makbule'ye ait tapuları görmesiyle, Makbule'nin platonik aşkı karşılık bulur.Por su manera de llevarse con sus amigos, se vuelve el amor platónico de Leonard.
Bu sırada Pope un sekreteri Pope u bulur.Los chicos despiertan y atacan a Mr. Popo.
Çocuk, sonradan deniz kızı olan gerçek annesini de bulur.Se va al extranjero con su verdadera madre.
Bütün bu sıkıntısı sırasında, köpeğine iliştirilmiş ve kan ile yazılmış bir mektup bulur.Cuando muere, deja un símbolo escrito con su sangre.
Onu pigmeler bulur ve iyileştirir.Los ermitaños lo curan y lo ayudan a recuperarse.
Uzun zaman sonra gözlerini açar ve G-Man'i karşısında konuşurken bulur.Posteriormente queda atrapado en un ascensor y verá por única vez a G-Man.
Fakat onları son anda Beyaz Sürtük bulur.Al final termina siendo raptado por una sirena.
İlerleyen konularda, Claire, deniz kenarında yürürken, saldaki mesaj şişesini bulur.Durante su estancia en la isla, Tony encuentra una botella semienterrada.
Shane ise Jason'u en sonunda bulur.Sería la última vez que Jill ve a John.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Lupe amó uno de ellos y se va a afrontar a él.
Soap onu yetenekli bulur.A Sofía se la describe con talento para el dinero.
Adayı bulurlar.La Isla.
1587'de İngiliz kâşif Thomas Cavendish yerleşimin harabelerini bulur.En 1587 el inglés Thomas Cavendish intentó apoderarse de la ciudad, sin lograrlo.
ABD'deki toplam satış rakamı 1.050.000'i bulurken; dünya çapında 1.850.000 adetlik kopya satışına ulaştı.En cuanto a ventas mundiales "Secret" logró las 1.800.000 copias.
Buz katmanının kalınlığı 400 m'yi bulur.El anillo de hielo tiene un recorrido de 400 m.
Burada Macduff, Duncan'ın cesedini bulur.Dawn encuentra el cuerpo de Tara.