Her hayalde çok farklı bir dünya ve durumda bulur kendini.Chaque conte se déroule en un lieu et un temps différents.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Il terrifie ses enfants, les violente.
Kavuklu ona bir ev bulur.On lui désigne une maison.
Bitiş halkası yaşlılık ve ölümle son bulur.D'instant en instant on s'achemine vers la vieillesse et la mort.
Bütün varlıklar kendini yaşamın döngüsünde bulur.Il te faut reprendre ta place dans le cycle de la vie.
Sabah kalkan kişi, güneşi karşısında bulur.Le plus chaud des éléments qui vous fait lever le matin est le soleil.
Postmodernizm kökenlerini modern mimarinin başarısızlığı dediği şeyde bulur.Le Postmodernisme part de la perception qu’il a d’un échec du Mouvement moderne.
Babası onu bulur ama hemen geri götürmez.Sa mère est en train de le rechercher mais elle ne le trouvera pas.
Ama onun yerine bir uyku kapsülü bulurlar.Il est aujourd'hui remplacé par un pont dormant.
Troleybüslerin 23 yıllık İstanbul macerası böylece son bulur.Le service de trolleybus a été assuré pendant 23 ans.
Ancak, heather onları yine bulur.Aria va devoir les retrouver.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Une remise proforma d'un procès peut être demandée afin de remettre un procès à une date ultérieure.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Il aime Asami et finira par le lui avouer et ils sortiront ensemble.
Spike kendini annesine şiirlerini okurken bulur.Nikolaï y lit ses poèmes.
Giovanni Elvira'yi çok çekici bulur.Il fait énormément de charme à Elaine.
Göl tüm yıl boyunca buz ile örtülü olup, buzun kalınlığı ortalama dört metreyi bulur.Le lac est recouvert par les glaces dix mois par an.
Fakat onları son anda Beyaz Sürtük bulur.Ces derniers sont finalement dispersés par le Vieux Blanc.
Bir gün annesini ölü bulur.Une semaine après, sa mère meurt.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.Un violent orage les force à passer la nuit dans une grotte, ils tombent amoureux.
Bu sırada annesi onu bulur ve uyandırmaya çalışır.Elle passe alors son temps à le retrouver et tenter de l'avoisiner.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.Pour se racheter, il décide de fonder une nouvelle maison.
Michele bunu uygun bulur.Catherine s’en sortira bien.
The New York Times'da kendine iş bulur.Il travaille pour le New York Times.
Sıcaklık ise -20 dereceyi bulur.Les températures les plus basses atteindront -20°.
Kaime denemesi 1862 yılında son bulur.Les travaux de gros œuvre s'achèvent en 1862.
Eragon bir ejderha yumurtası bulur.Napo découvre un œuf en or.
Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 $ daha gereklidir.Elle empoche donc les 250 000 $, contre 50 000 $ pour lui.
Jenerik videosu, oyuncu ve canlandırdığı karakterlerin ekranda görünmesiyle son bulur.Combat : Le ou les ennemis et vos personnages apparaissent à l'écran.
Biraz sonra da Cassie'nin babasını bulurlar.Ils vont devoir trouver l’assassin du père de Lizzie.
Jeptha Howe Holmes'in bu planını çok zekice bulur.Hilda Hope explique alors à Holmes toute l'affaire.
Walter uyandığında kendini bir kütüphanede bulur.Amy s'éveille dans une salle blanche.
Ayıldığında kendisini annesinin yanında bulur, kötü bir rüya gördüğünü söyler.Sans paraître s'apercevoir qu'il vient de tomber du ciel, il dit avoir fait un cauchemar.
Böylece tırmanışçılar sıcak günlerde bile rahat tırmanma imkânı bulur.Les alpinistes doivent toujours enjamber des corps lors de l'ascension.
Bilim insanları notalar ile bu gemiyle iletişime geçerler ve karşılığını bulurlar.Ces bateaux emportent avec eux des messages demandant de l'aide.
Charlie de kızın evine gider ama onu hasta bulur.Ils se rendent chez Peterson et le trouvent malade.
Bir süre sonra da terkedilmiş bir otel bulurlar.Puis par la suite, ils disposeront d'un local dédié.
Akköy'de geçici bir uğraşı bulurlar.L'affaire devra être portée devant l'Aksakal.
Letâif zikri 101.000'de son bulur (düzenli olarak artırılırsa buraya 11 senede varılır).Le circuit final de 19,1 kilomètres est emprunté 11 fois (et est précédé d'une boucle initiale de 40 km).
Tory sonunda bulur.Kurono l'achèvera finalement.
Sun, Jin'in babasını bulur (Mr. Kwon) ve babası, Jin'in annesinin başka erkeklerle birlikte olduğunu doğrular.Sun parvient à trouver le père de Jin et il lui confirme ce qu'était sa mère.
Shrek anlaşma sonrası kendini farklı bir yerde, farklı bir zamanda bulur.Winchester cherchera par la suite à se faire muter ailleurs à plusieurs occasions.
Batıdaki kemerler, mihrabın bulunduğu duvarla son bulur.Les collatéraux sont terminés à l'Est par des absidioles creusées dans le mur.
Bu kitabı her okuduğumda yeni bir şey bulurum.Cada vez que leo este libro descubro algo nuevo.
Telefonumu bulursam seni ararım.Te llamo si encuentro mi teléfono.
Ararsan bulursun.Si buscas, encuentras.
Arayan bulur.El que busca halla.
İnşallah onu bulursun.Ojalá lo encuentres.
Çocukken, Quentin ve Margo bir gün intihar etmiş bir adamın cesedini bulurlar.Cuando eran pequeños, Quentin y Margo un día descubren el cadáver de un hombre que ha cometido suicidio.
Daryl (Norman Reedus) ve Beth (Emily Kinney), yolun kenarında terk edilmiş bir araba bulurlar.Daryl (Norman Reedus) y Beth (Emily Kinney) encuentran un automóvil abandonado en el medio de una carretera.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Quien viene de la tierra es terreno y habla de cosas terrenas.
Mağaralara giden ekip orada iki insan cesedi bulurlar, Locke onlara "Adem ile Havva" adını takar.En las cuevas, descubren dos cuerpos, a quienes Locke llama «Adán y Eva».
Bayan Foster, Doktor ve Donna'yı binanın çevresinde takip eder ve onları sonunda bir ofiste bulur.Foster persigue al Doctor y Donna por el edificio, atrapándoles finalmente en una oficina.
Stephen ve Joseph uyarıyı dikkate almaz ve mezara girerek Ananka'nın lahdini bulur.Stephen y Joseph lo ignoran y entran a la tumba, donde encuentran el sarcófago de Ananka.
Quentin nihayet Margo'nun olduğu yeri bulur.Quentin finalmente descubre cómo encontrar la ubicación de Margo.
Muhteşem bir ticaret şehri olan Qarth'a doğru güvenli bir yol bulurlar.Encuentran una ruta segura hacia la gran ciudad comercial de Qarth.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Con este objetivo, MSN Spaces se encontraba compitiendo con servicios similares, como MySpace y Yahoo! 360°.
Rocco ve Leonere ona bir mezar kazmak için gelirler ve onu uyur bulurlar.Rocco y Fidelio van a cavar su tumba y lo encuentran dormido.
Ben, Sayid'i bulur fakat Sayid'in Dogen ile Lennon'ı öldürdüğünü görünce oradan kaçar.Ben va a buscar Sayid, pero huye cuando ve que ha matado Dogen y Lennon.
Joachim'in olduğu yere vardıklarında da Joachim'i kendisini asmış bir şekilde ölü olarak bulurlar.Cuando ambos llegan allí, ven a Joaquim muerto.
Bu nedenlere bakarak, ilk nedene kadar ineriz ve nedeni bulunmayan Tanrıyı buluruz.En esto que os escribo, he aquí delante de Dios que no miento.