Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmaz ile cümle

bulunmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Büyük Britanya'da İskoçya'nın ortalarına kadar görülür, İrlanda'da bulunmaz.Britteinsaarilla laji esiintyy paikoittaisena Englannissa, mutta puuttuu Skotlannista ja Irlannista.
Geleneksel cenazelerde çiçek bulunmaz.Hautajaisiin ei saanut viedä kukkia.
Orkestrada sürekli kullanılmaz, hatta bazı orkestralarda bulunmaz.Hiirtä pelissä ei käytetä lainkaan, ei edes valikoissa.
Aslında Avustralya bölgesinde kahverengi pelikan bulunmaz yalnızca beyaz renkli Avustralya pelikanı bulunur.Ainoastaan Kanadan kylmien seutujen omenalajikkeisto on siihen verrattava.
Mandibular premolarlar süt dentisyonda bulunmazlar.Laktoositon ei sovi maitoallergiselle.
Dağ üzerinde akarsu bulunmaz.Mäessä ei ole muovitusta.
Üremeyen yetişkinlerde ise, uzun bir kuyruk bulunmaz.Aikuisella perhosella ei ole toimivia suuosia.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.Το δευτέριο δεν είναι ραδιενεργό και δεν παρουσιάζει σημαντική τοξικότητα.
Onlar üç krallıkta bulunmazlar.Μετονόμασαν τους εαυτούς τους σε Τρεις Βασιλιάδες.
Böyle bir yol pek bulunmaz.Άλλο δρόμο δεν έχουμε.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Δεν επιτρέπονται ζώα.
Bu isimler Yunan tercümesi Septuagint'te bulunmaz.Οι παρονομασίες αυτές χάνονται στη Μετάφραση των Εβδομήκοντα.
Azil sebebi hakkında kesin bilgi bulunmaz.Παρόλα αυτά, δεν γνωρίζουμε ακριβώς την αιτιολογία του συνδρόμου.
Hücre zarında, çekirdek zarında bulunan porlar bulunmaz.Δεν υπάρχει τίποτα άλλο σε αυτό το δωμάτιο με κλειστά παντζούρια.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Δεν μπορώ να την ξεχάσω ποτέ.
Erkek arıların iğnesi bulunmaz.Δεν υπάρχουν σημεία ζωής από τους αγνοούμενους.
And Dağları'nın çok büyük bir kısmında bulunmaz ve Uruguay'da da soyu tükenmiştir.I Faerûn er bjergtrolde mest talrige i bjergene omkring Halruaa i syd.
Bu dişlerde tüberkül bulunmaz.Der er ingen tænder i overkæben.
Lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı.Lodomerien fandtes kun på papiret, og havde ikke noget eget territorium.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Der er ingen beviser for dyrets eksistens.
Ayrıca çağırı 1.10'da eklenmiştir daha önceki sürümderde bulunmaz.1:100) i forhold til det færdige objekt.
Öylesine iyi cirit ve ok atardı ki, akranı bulunmazdı.Vådt var det så tungt, at hun ikke kunne stå op uden hjælp.
Köyde bir sağlık ocağı ya da sağlık evi bulunmaz, su şebekesi ve kanalizasyon sistemi yoktur.I puebloen er der ikke indlagt elektricitet, rindende vand eller sanitet.
Normal biyolojik koşullarda bulunmaz.Ingen fandt biologiske våben der.
Kümelerde çoklu ögeler bulunmaz.Der er ingen synlige spor af bygninger på højen.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Der findes et spektrum af egenskaber indenfor hver kategori, og det er ikke svært at se overlappende grænser.
Dolayısıyla, idrarda olağan koşullarda hiç glikoz bulunmaz.Desuden er det ikke brændbart under normale forhold.
Kelimelerin günlük hayatta kullanım pratiği bulunmaz.Sommer 2000 Det er ikke muligt at gennemføre de daglige arbejdsopgaver i Arbejdsformidlingerne.
Nehrin adının nereden geldiğini gösteren kesin hiçbir kaynak bulunmaz.Det er usikkert hvor navnet på øya stammer fra.
Eğer, antikor bulunmazsa, test sonucu negatif olarak değerlendirilir.Skjer det ingen reaksjon er testen negativ.
Lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı.Lodomeria eksisterte bare på papiret, og hadde ikke noe eget territorium.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Fullstendig stillhet blir det aldri.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Delingene mellom alle disse gruppene er løselig og deres grenser er ikke absolutte.
Latincede belirlilik artikelleri bulunmaz.Ukjent utgave på latin.
Genelde tek başlarına bulunmazlar.Dere vil aldri være alene. ...
Kulakçık bulunmaz.Ingen utpreget stopp.
Eski Mısırlılar ender olarak komşularıyla ticari ilişkilere girdiler, yabancı mallar Mısır'da pek bulunmazdı.Orang Mesir kuno berdagang dengan negeri-negeri tetangga untuk memperoleh barang yang tidak ada di Mesir.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.Deuterium tidak bersifat radioaktif, dan tidak memberikan bahaya keracunan yang signifikan.
Hayvanlarda Tulumlular hariç bulunmazlar.Tidak ada suatu binatang melatapun melainkan Dialah yang memegang ubun-ubunnya.
Gök âleminin de yeraltı âlemi gibi yeryüzü ile benzerlikleri varsa da bu âlemde insanların ruhları bulunmaz.Dari hadapan-Nya lenyaplah bumi dan langit dan tidak ditemukan lagi tempatnya.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Tidak ada hewan buas yang jahat kepadanya.
Yüksek reaktif özelliğinden dolayı, doğada hiçbir zaman saf ve elementel halde bulunmaz.Oleh karena reaktivitasnya yang tinggi, ia tidak pernah dijumpai sebagai unsur murni.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Lebih baik tidak pernah hidup.
Süt maksiller premolar dişler bulunmaz.Tikus tidak memiliki gigi taring dan gigi premolar.
Anüs bulunmaz.Sindirim bağırsaklarda olur.Plosoklaten, kecamatan di Kabupaten Kediri.
Devlet başkanının plakasında rakam bulunmaz.Pejabat sementara kepala negara tidak diberi nomor.
Dişlerin kenarlarında - buralarda minenin altında dentin bulunmaz - renk bazen mavi tonlarında olabilir.Ở các cạnh của răng, nơi không có ngà răng nằm dưới men, màu sắc đôi khi có hơi xanh.
Adalet sokakta bulunmaz, adalet sokakta aranmaz.Công lý không thể được tìm ở các đường phố."
Lindwormların ya ayakları ya da kanatları bulunmaz.Khi trưởng thành thì chúng có cánh hoặc không cánh.
Genelde tek başlarına bulunmazlar.Chúng thường đơn độc.
Kalp bulunmaz.Không có vây bụng.
Büyük Britanya'da bulunmaz.Nó không hiện diện ở Vương quốc Anh.
Avrupa'da yalnızca İzlanda adasında bulunmaz.Nó không hiện diện ở bán đảo Iberia hoặc châu Âu Thổ Nhĩ Kỳ.
Düşünce ve ifade özgürlüğü bulunmaz.Tự do ngôn luận và tự do cá nhân không còn tồn tại.
İçerisinde kuarklar bulunmaz.Không có libe bên trong.
O, dünyada bulunmaz, ele geçmez demleri Göz önüne getirip hep seni arıyorum.Thiên hạ biết không đuổi kịp được ông nhưng luôn hướng theo ông!
Tüberkülü bulunmaz.Không có đường bên.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Có bao giờ được ai là tàn nhẫn.
Larva ve nimfleri, kesinlikle kemirgen ve kuşlarda bulunmaz.Vì vậy phụ nữ có thai và trẻ em tuyệt đối không được dùng morphine và các opiat khác.
Erkeklerinde ses kesesi bulunmaz.どこからともなく、男を制止する声が。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod