Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmaz ile cümle

bulunmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Türkiye'de kokoreç genelde sokakta satılan bir yiyecektir ve restoran menülerinde çoğunlukla bulunmaz.トルコではココレッチは、たいてい路上で売られている食べ物でレストランのメニューにはあまりない。
İrlanda'da bulunmaz.アイルランドでは皆無である。
Düşünce ve ifade özgürlüğü bulunmaz.言論・表現の自由も存在しない。
Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz.周囲にあるクレーターとはあまりコントラストがない。
Bici bici'ye benzer fakat içinde nişasta ile hazırlanan bici bulunmaz.空手のような打撃技ではなく、一種の柔術(取手)ではなかったのかとの見解もある。
Ьь(Yumuşak işaret) Юю(YU) Яя(YA) ! = Panoniyen Rusince'de bulunmaz「ヨオナ物」→(必要な物) わぎゃね:(楽だから)訳はない。
Tüm türlerinde koku bulunmaz.全体に香りがある。
Su içindeki bitkilerde ise kütikula bulunmaz.また水中に居るカニは泡を吹かない。
Büyük Britanya'da bulunmaz.そして私は英国に居座ることを予定していない。
Çenelerde diş bulunmaz.顎に歯はない。
Göl içinde bitki bulunmaz.湖には効果がない。
Kelimelerin günlük hayatta kullanım pratiği bulunmaz.話者達は、日常生活の中でそれを使おうとしない。
Ayrıca Japonca sözcüklerin ve hecelerin sonunda /n/ ünsüzü dışında bir ünsüz bulunmaz.惟だ彼の日本のみ、末だに聖化を蒙らず。
Masada genellikle bıçak bulunmaz.通常盤には封入されない。
Tüberkülü bulunmaz.外局はない。
Kulak püskülleri bulunmaz.耳は聞えない。
Dağ üzerinde akarsu bulunmaz.山下はもう何も言えなかった。
Kalp bulunmaz.脈なし?
Düğün süresince damat sağdıcının evine yerleşir ve Düğün evinde pek bulunmaz.愛人の家に入り浸り、ほとんど自宅にいない。
Uzun boylu ve gayet şişman olduğu için kendisini çekecek at bulunmaz olması alaya alınmıştır.大型で、どんな重さにも耐える強い馬であったと伝えられる。
Dolayısıyla kelime başında bulunmaz.その為に口がない。
Gevheri İkinci dizedeki "alınmaz" ile dördüncü dizedeki "bulunmaz" (-l) sözcükleri baş uyak oluştururlar.初代仲澄、4代澄延(延俊の兄)の偏諱である「澄」の字を受けて澄時と名乗る。
İçinde sanduka bulunmaz.箱の中身はつまらん!
Gerçek bir gövde bulunmaz.本物の花弁は存在しない。
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.動物からは見つかっていない。
Balıksız çevrimde tankın içinde hiçbir balık bulunmaz.舞台となる海には一切の魚が登場しない。
Bazı kaynaklarda hikâye 1027 yılında tarihlenir ve Papa bulunmaz.アマートは一連の物語を1027年以降のこととしているが、教皇に謁見したことに関する記述はない。
Yeni doğan çocuklarda bulunmaz.所生の子女はなし。
Türkiye'de doğal olarak bulunmazlar ancak süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.日本には自生種はなく、園芸植物として植えられている。
Bu nedenle eserde kendi başına aryalar bulunmaz.そのため、FONは単独で行われることはない。
Tüm türlerinde koku bulunmaz.”皆君之所未尝闻。
Kum kırlangıcına benzer, ama ondan daha büyüktür ve göğüs bandı bulunmaz.這個顱骨較為類似圓頂龍,而不類似長頸巨龍。
Büyük Britanya'da bulunmaz.我甚至不应该出现在英格兰。
Kart araçlarında diferansiyel bulunmaz.行车规则之间有差异。
Onlar üç krallıkta bulunmazlar.位在三公上。
(Eğer veriler isimsel ölçekli ise bulunmaz.)若又召之,教之贰也。
Kalp bulunmaz.心臟不好。
Bu nedenle yalnızca deniz suyunda yaşarlar ve tatlısularda bulunmazlar.它們只生活在海水中,並不在淡水中生活。
İl merkezinin yakınında hiç doğal orman bulunmaz.元氏县没有天然湖泊。
Sırt ve anal yüzgeçleri bulunmaz.纵脉和羽状脉都不明显。
Doğada “saf/temel” ses bulunmaz.现实中,原子间并不形成“纯”离子键。
Boyuncuk vardır veya bulunmaz.下頜有鬚或無。
Zira her pagodada Buda'ya ait bir kalıntı bulunmaz.每個Greeed都缺少身體的一部分。
Pasifik'deki adaların çoğunda kara yılanları bulunmaz.沙漠多数地区不出现霜冻。
Geleneksel cenazelerde çiçek bulunmaz.传统丧葬礼俗中的几种葬法.
Kulakçık bulunmaz.無人簡易站。
Kâbe'ye dönmek gibi bir şart da bulunmaz.뱅크머니(뱅크월렛 충전금)으로 돌아오는 것이 아니다.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.중수소는 방사성을 띠지 않으며 독성 위험도 크지 않다.
İçerisinde kuarklar bulunmaz.내부에는 울림테가 없다.
Dolaşım, solunum ve boşaltım sistemleri bulunmaz.다만 스피커와 진동 기능, 포인터 기능은 없다.
Yan çizgi bulunmaz.옆 줄은 없다.
Bu dönemler diğer ülkelerde bulunmaz.그들은 이 세상에 있는 동안 늙는 것이 없다.
Hemen kıyıdan ağ sallama ile balıkçılık çok daha yaygındır ancak balıkların büyük olanları burada bulunmaz.주황색선쥐치는 해양 수족관에서 주로 키워지지는 않지만, 가장 성질이 나쁜 물고기로 널리 알려져 있다.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.당위적으로 동물을 무서워하지 않는다.
Kulak püskülleri bulunmaz.귀 피부에 색소가 없다.
Hâlbuki neler, neler bulunmaz söylenecek?무엇을 노(老)라고 하는가?
Gök âleminin de yeraltı âlemi gibi yeryüzü ile benzerlikleri varsa da bu âlemde insanların ruhları bulunmaz.그에게 있어서의 ‘이(理)’는 ‘천지가 천지여야 할 것’으로서 그 입론의 기초는 송대(宋代)의 다른 사상가와 다른 바가 없다.
Boynuzlar dişilerde bulunmaz.톱니가 잎 밑 부분에는 없다.
Bu hastalıkta idrarda glukoz bulunmaz (insipidus, latince tatsız anlamına gelmektedir).드문 질병인 요붕증(diabetes insipidus)은 당뇨병과 유사한 증상을 갖지만, 당 대사의 장애는 없으며, ('insipidus'는 라틴어로 '냄새가 없음'을 의미한다.)
Tüm geyiklerin karaciğerinde safra kesesi bulunmaz.그리고 목뿔뼈는 어떤 뼈와도 만나지 않는다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod