Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmaz ile cümle

bulunmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Boyuncuk vardır veya bulunmaz.Sušicko – bylo či nebylo.
Kulak püskülleri bulunmaz.Není viditelný ušní bubínek.
Normal şartlarda hücrede bulunmazlar.V běžných domácnostech je neuvidíte.
Oysa prusik düğümün aynı durumda herhangi bir zararı bulunmaz.Fyzický popis čupakabry není ve všech svědectvích stejný.
Avrupa boyunca yaygın olup, Britanya'da bulunmazlar.V Evropě nebyli tak známí jako ve Velké Británii.
Ancak her zaman tabandan tepeye bir dikme bulunmaz.Téměř nikdy se však neobrátí na střechu.
Başında çizgi bulunmaz.Bez vrásek na čele.
Dolayısıyla, idrarda olağan koşullarda hiç glikoz bulunmaz.Proto odebírání medu není všude tak běžné.
Dolayısıyla kelime başında bulunmaz.Proto nemohu mlčet.
Dağ üzerinde akarsu bulunmaz.Z vrcholu kopce není žádný výhled.
Bakteri hücre duvarları arkelerinkinden de farklıdır, bunlarda peptidoglikan bulunmaz.Některé eukaryotické buňky také mají buněčné stěny, ale ty neobsahují peptidoglykan.
Sözleşmeli Erlerin elbiselerinde herhangi bir rütbe bulunmaz.V oblečení postav najdeme nesrovnalosti.
Nadir toprak elementleri nabit halde bulunmazlar.Hlavní části arény zůstaly s podivem neporušené.
Zaten bu kavram İnyupikçede bulunmaz.Taktéž kurol patrně do řádu nepatří.
Masada genellikle bıçak bulunmaz.De obicei, la o masă se află scaune.
Bundan sonra Cody pek olaylarda bulunmaz."De data aceasta, Snake nu va vorbi aproape deloc.
Boynuzlar dişilerde bulunmaz.Calul de dar nu se caută la dinți.
Üremeyen yetişkinlerde ise, uzun bir kuyruk bulunmaz.Preoperculul, la formele adulte, nu are țepi.
Lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı.Acolo, înmormântările se făceau în pământ, fără arhitectură adițională de piatră.
İçerisinde kuarklar bulunmaz.Nu-i nicio avere înăuntru.
Dolaşım, solunum ve boşaltım sistemleri bulunmaz.Sistemul circulator și respirator este absent.
Zira evliyanın riyazeti yüz bin sufide bulunmaz.Dar nu numai comerțul maritim asigură veniturile celor 150 de mii de locuitori.
İbranicede W sesi bulunmazken W sesi olan yabancı kelimeler için çift vav kullanılır.Aceste limbi au litera Z, dar o folosesc pentru a nota sunetul surd în cuvinte de origine străină.
Boğaz'ın kıyılarında geniş düzlükler bulunmaz.Nu s-au găsit stele signifiante la Palenque.
Böylece boşuna delme zahmetinde bulunmaz.El nu s-a plâns de greutăți.
Düğün gibi törenlerde 4, 14, 24 gibi masa numaraları da bulunmaz.Esküvői vacsorákon és más rendezvényeken gyakran nincs 4, 14, 24, stb. számú asztal.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.A deutérium nem radioaktív, és nem jelent súlyos mérgezési veszélyt.
Avrupa'da yalnızca İzlanda adasında bulunmaz.Európában is csak Ciprus szigetén él.
Lindwormların ya ayakları ya da kanatları bulunmaz.A madaraknak nem volt se lábuk se szárnyuk.
Lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı.Lodoméria csak papíron létezett, nem volt területe és nem lehetett megtalálni semmilyen térképen.
Kalp bulunmaz.Nincs szíve.
Dolayısıyla kelime başında bulunmaz.Tehát a szavak nem létezők.
Böyle bir yol pek bulunmaz.Ez az út sem volt jó.
Bu dönemde oyunlarda dekor ya da kostüm bulunmazdı.Etonban ebben az időben nem volt sem játéktér, sem szervezett sportcsapat.
ڭ (Nef) harfi Arapçada bulunmaz.Gedo senki (Tales from Earthsea) (angol nyelven).
Gençler genelde mahallede bulunmazlar.Az áldozatok általában hajléktalanok voltak.
Eğer örneklem korelasyon katsayısı 0'a eşitse, iki değişken arasında hiç doğrusal bağlantı bulunmaz.A 0 parciális korrelációs együttható jelzi azt, ha a két változónk között nincsen összefüggés.
Kâbe'ye dönmek gibi bir şart da bulunmaz.Basile életében nem jelenhetett meg a mesegyűjtemény.
Kulak püskülleri bulunmaz.Fülét sohasem kupírozzák.
Adigecede apriori bir ifade bulunmaz.Maga a Korán nem tesz említést a burákról.
Ancak sürekli buz ve karla kaplıyerlerde ve açık denizlerde temsilcileri bulunmaz.A gyerekeknek soha nem szabad vékony jégen vagy nyílt víz közelében vitorlázni.
Devlet başkanının plakasında rakam bulunmaz.A Köztársasági Elnöki Hivatal honlapján erre vonatkozó találat nincsen.
Yeni doğan çocuklarda bulunmaz.Nem fogadja el az újszülöttet sajátjának.
Normal şartlarda hücrede bulunmazlar.Ezek normál körülmények között nem találhatóak meg a vérben.
Kümelerde çoklu ögeler bulunmaz.Fülén nem találunk hosszabb szőrpamacsot.
Avrupa'da yalnızca İzlanda adasında bulunmaz.Euroopan maista kiuru puuttuu vain Islannista.
Bu alıntı Jack London'ın yayınlanmış eserleri içinde bulunmaz.Tämä on luettelo Jack Londonin teoksista.
Döteryum radyoaktif değildir, ve önemli bir zehirleme tehlikesi bulunmaz.Deuterium ei ole radioaktiivista, eikä se aiheuta merkittävää myrkytysvaaraa.
Türkiye'de doğal olarak bulunmazlar ancak süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.Suomessa se ei kasva luonnonvaraisena, mutta sitä käytetään koristekasvina.
Böyle bir yol pek bulunmaz.Väärää tietä ei ole.
Çenelerde diş bulunmaz.Suussa ei ole hampaita.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Yksikään muista eläimistä ei selviytynyt.
Tüberkülü bulunmaz.Väliasemia ei ole.
Tüm türlerinde koku bulunmaz.Sienessä ei ole erityistä tuoksua.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.En aio koskaan jättää sitä.
Başında çizgi bulunmaz.Päässä ei ryppyjä.
Şehirde parlak olan tek şey bulunmaz.Akaan lukio on lukio Akaan kaupungissa.
İkili WrestleMania 29 ve Extreme Rules 2013'te bulunmaz.Stadionilla järjestettiin showpainin Wrestlemania 29 tapahtuma vuonna 2013.
Yeni doğan çocuklarda bulunmaz.Varsinaisia valtioita ei liene syntynyt.
Lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı.Los Rodeos oli pieni kenttä, eikä siellä ollut riittävästi tilaa kaikille koneille.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod