Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmaz ile cümle

bulunmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca cihazın küresel modelinde, MediaTek modelde bulunan elmas kesim kaplama bulunmaz.The global variant also misses diamond cut finish found on MediaTek variant of the phone.
Cihazın Kore modelinda ofis belge uygulaması bulunmaz.The Korean Corby does not have an office document viewer.
Ancak Xperia XZ2 Compact'ta günümüzdeki çoğu akıllı telefonda olduğu gibi FM radyo bulunmaz.The Xperia XZ2 Compact, like most new smartphone nowadays, has no FM radio.
Ayrıca cihazda 3.5 mm kulaklık girişi bulunmaz.[1][2]It also does not come with a headphone jack.[3][4]
Tipik tamalların aksine, her zaman bir dolgusu bulunmaz.Unlike your typical tamales, they do not always have a filling.
Ancak, Realme 7'nin Asya modeli için 4 GB RAM/64 GB depolama seçeneği bulunmaz.However, Asian model of Realme 7 doesn't have the 4GB RAM/64 GB storage model.
Pelajik alışkanlıkları nedeniyle normalde Amerika'nın Pasifik kıyılarında da bulunmaz.It is also not normally found on the Pacific coasts of the Americas due to its pelagic habits.
Bu sıvıların hepsi çok önemlidir ancak bu sıvıların hiçbirisi fazla miktarda bulunmaz.They are all very important, yet there is not much of each.
Bu kavram, hayvan veya bitki popülasyonlarına atıfta bulunmaz.This concept does not refer to animal or plant populations.
Dışa aktarılan modellerde renk, malzeme veya parça tanımı bulunmaz.There is no color, material nor parts definition in the exported model (July 2016).
Herhangi bir "resmi" rengin seçildiğine dair hiçbir gösterge bulunmaz.There is no indication that any "official" color was ever chosen.
Diğer belgesellerin aksine, otoetnografiler genellikle bir tarafsızlık iddiasında bulunmazlar.Unlike other documentaries, autoethnographies do not usually make a claim of objectivity.
Cihazda 3.5 mm kulaklık girişi bulunmaz.It does not feature a 3.5mm headphone jack.
Cihazda ekran altı parmak izi okuyucusu da bulunur ancak üç boyutlu yüz tanıma bulunmaz.It also has under–screen fingerprint sensor, but 3D facial recognition was cancelled.
Bu özelliklerin hiçbiri, daha türetilmiş hadrosauromorfanların kafataslarında bulunmaz.None of these features are found in the skulls of the more derived hadrosauromorphans.
Pentium Gold ve Celeron işlemcilerinde AVX2 desteği bulunmaz.Pentium Gold and Celeron CPUs lack AVX2 support.
Lynnfield serisi işlemcilerde dahili Intel grafikleri bulunmaz.The Lynnfield series of processors does not include built-in Intel graphics.
Core i5 işlemcilerde Thermal Velocity Boost bulunmaz.Core i5 CPUs lack Thermal Velocity Boost.
Pentium ve Celeron işlemcilerde AVX2 komut seti desteği bulunmaz.Pentium and Celeron CPUs lack AVX2 support.
Ancak cihaz için beyaz renk seçeneği bulunmaz.[4]However, the device is not available in white.[11]
Bu model için nane yeşili, menekşe moru ve beyaz renk seçenekleri bulunmaz.[4]Mint, Violet and White color options are not available for this model.[15]
Cihazda ağır çekimde video kaydetme özelliği bulunmaz.The device lacks slow motion video recording.
Cihazın arka tarafında çift kamera kurulumu bulunur, cihazda telefoto kamerası bulunmaz.A dual camera setup is present on the rear, with no telephoto sensor.
A640'in arka kamerasında LED flaş bulunmaz.The rear camera of A640 does not have LED flash.
Cihazda, Beats Audio ses geliştirmeleri bulunur ancak BoomSound hoparlörler bulunmaz.[1]The phone has Beats Audio enhancements but lacks the BoomSound speakers.[1]
Cihazın arkasında arka kamera ve hoparlör bulunur; cihazda LED flaş bulunmaz.There is a rear-facing camera and a speaker at the back; the phone doesn't have an LED flash.
Kunikida'nın rolü küçüktür ve diyaloga fazla katkıda bulunmaz.Kunikida plays a minor role and does not contribute much dialogue.
Kamçılı form insan dokusunda bulunmaz, ancak beyin-omurilik sıvısında bulunabilir.The flagellate form does not exist in human tissue, but can exist in the cerebrospinal fluid.
Erime kaynağından farklı olarak, bağlantıda sıvı veya erimiş faz bulunmaz.Unlike in fusion welding, no liquid or molten phase is present in the joint.
Gök âleminin de yeraltı âlemi gibi yeryüzü ile benzerlikleri varsa da bu âlemde insanların ruhları bulunmaz.Weit reicht Sein Thron über die Himmel und die Erde, und es fällt Ihm nicht schwer, sie (beide) zu bewahren.
İri nandu soğuk bölgelerden de kaçınır ve 40° güney enleminin aşağısında bulunmaz.Ebenso meidet der Nandu kalte Klimazonen und kommt südlich des 40. Breitengrads nicht mehr vor.
Ayrıca 70. enlemin (paralelin) kuzeyinde de kedigiller bulunmaz.Nördlich des 70. Breitengrades kommen keine Katzen vor.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Sie würde nie wirklich frei sein.
Adıyla müsamma değildir; Şili'de bulunmaz.Trotz ihres Namens liegt sie nicht in Chelsea.
Eserde bir kahraman da bulunmaz.Ich will auch keinen Helden schreiben.
Avrupa'da yalnızca İzlanda adasında bulunmaz.Die Art fehlt in Europa nur auf Island.
Böylece boşuna delme zahmetinde bulunmaz.Und es ist sinnlos, sich darüber aufzuregen.
Tüm türlerinde koku bulunmaz.Niemand riecht so gut wie du.
Bu alıntı Jack London'ın yayınlanmış eserleri içinde bulunmaz.Weitere Leistungen von Jack London sind nicht belegt.
Masada genellikle bıçak bulunmaz.Das Bild auf dem Tablet wird dabei zumeist nicht gezeigt.
Büyük Britanya'da bulunmaz.Sie fehlt in Großbritannien.
Bu dil farkı bir kenara koyulursa Kiyovalar ile Kiyova Apaçileri arasından kültürel bir fark bulunmaz.Außer durch die andere Sprache waren die Kiowa-Apachen nicht von den Kiowa zu unterscheiden.
FreeBSD'nin PRNG'si(Fortuna) düzenli olarak besler ama entropiyi hesaplama konusunda girişimde bulunmaz.Crosbys Oberstimme ist geschmackvoll und driftet nie in Pathos ab.
Şairin ölümü hakkında da bir bilgi bulunmaz.Über das Leben des Dichters ist nichts überliefert.
Aslında Arapçada bulunmazlar.Arabesken fehlen gänzlich.
Yan çizgi bulunmaz.Es gibt keine Seitenlinie.
Avrupa boyunca yaygın olup, Britanya'da bulunmazlar.Dass es sich überall ausbreitet, nicht nur in Frankreich.
Bu kişinin (hakemin) verdiği kararlara ve puanlamaya hiç kimse itirazda bulunmaz.Weder ein Zeuge noch irgendwelche Spuren, die auf den oder die Täter hindeuteten, konnten gefunden werden.
Prokaryotik hücrelerde ve memelilerin alyuvarlarında bulunmaz.Subarticularhöcker sind auf den Fingern und Zehen nicht vorhanden.
İçinde sanduka bulunmaz.Es gibt hier keine Kasten.
Ancak İrlanda, İzlanda ve Atlantik okyanusunun adalarında bulunmaz.Nur in Irland, Island und den arktischen Inseln leben sie nicht.
Bu beyaz nokta erkeklerde kesinlikle bulunmaz.Dieser Federring fehlt bei den Männchen vollständig.
Eğimli yerlerde birikme katı olan B katmanı her zaman bulunmaz, sadece A ve C katmanları vardır.Allerdings ist die Herkunft der Strophen, die nur in A oder nur in C überliefert sind, nicht klar.
Çoğu ortasu ağlarında kanat ağı bulunmaz.Der Großteil der Bevölkerung verfügt über keinen Anschluss an ein Stromnetz.
Çanakkale'de önem arz eden bir su kütlesi bulunmaz.Tatsächlich ist in Tschorkuh keine Frau ohne Kopftuch zu sehen.
Çünkü eşit şartlar altında bir iktidar yarışı bulunmaz.Dies ist der Tatsache geschuldet, dass nicht jeder Wettkampf unter gleichen Bedingungen durchgeführt wird.
Yaz aylarında neredeyse hiç nem bulunmaz.Über den Sommer sieht man sie jedoch kaum am Tag.
Mekke'de havalimanı bulunmaz.Keine Krise bei Massa-Haus.
Bu dönemde "Derman Bulunmaz" şarkısının bestesini yaptı.Die anderen Kinder singen in der Zwischenzeit das untenstehende Lied.
İrlanda'da bulunmaz.In Irland ist er ein Neophyt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod