Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunmaz ile cümle

bulunmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adanal kalkan, aksesuar kalkanı ve subanal kalkan bulunmaz.Ravno kladivce, brez dekokerja in varovalke.
Ancak sürekli buz ve karla kaplıyerlerde ve açık denizlerde temsilcileri bulunmaz.Na nobenem od otokov ni bilo nikoli zabeleženih zmrzali, snežnih padavin ali zamrznitve na morski gladini.
Kalp bulunmaz.Širdies nėra.
Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz.Jie beveik niekada nebuvo laisvi.
Latincede belirlilik artikelleri bulunmaz.Lotynų kalboje nėra artikelių.
Büyük Britanya'da bulunmaz.Britanijoje, nesusilaukė.
Bakteri hücre duvarları arkelerinkinden de farklıdır, bunlarda peptidoglikan bulunmaz.Bakterijų ląstelės sienelė skiriasi ir nuo archėjų, kurios neturi peptidoglikano.
Genelde tek başlarına bulunmazlar.Jis beveik nenaudojamas vienas.
Gezegen halkaları bulunmaz.Nėra rengiamos žemyninės taurės.
Sağlık ocağı bulunmaz.Audringos klinikos nėra.
Bu yüzden ilk kişisel bilgisayarlarda (PC) hata algılayıcı devreler bulunmazdı.Iš pradžių šie kompiuteriai buvo pranašesni už asmeninius kompiuterius (PC) daugelyje aspektų.
Yazar, 1970'lerde herhangi bir üretimde bulunmaz, yazmaktan vazgeçer.1970 m. rašytojui uždrausta leisti knygas.
Yaz aylarında neredeyse hiç nem bulunmaz.Suvekuudel ei saja peaaegu üldse.
Bazı kaynaklarda hikâye 1027 yılında tarihlenir ve Papa bulunmaz.Amato dateerib lugu pärast aastat 1027 ja ei märgi paavsti.
Şehirlerde doğal düşmanları alıcı kuşlar bulunmaz.Looduses nahkhiirtel vaenlasi ei ole.
Kalp bulunmaz.Kõhuuimed puuduvad.
Sert bir kılıfla sarılı olarak bulunmaz ve sertleşmede daha yumuşak olarak kalır.See ei ole ülejäänud kübaraga väga tugevalt seotud ja eemaldub kergesti.
Tuğluk için bulunmaz bir fırsat çıkmıştı.Külmtõvest lahtisaamiseks oli mitu võimalust.
Kızlarda, Y kromozomu bulunmaz ancak iki adet X kromozomu (XX) bulunur.See nähtus saab ilmneda ainult naistel, sest ainult neil on kaks X-kromosoomi.
Genellikle puanlama ya da kazanan-kaybeden bulunmaz.Ärge hääletage, sest selle puhul on alati võitjad ja kaotajad.
Dolaşım, solunum ve boşaltım sistemleri bulunmaz.Intonatsioon ja lauserõhk on puudulikud.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Choć nie jestem obywatelem USA, nie obraźcie się, jeśli zasugeruję, że coś z tym trzeba zrobić.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.En ole tämän maan kansalainen, joten toivon ettei ole sopimatonta, ehdottaa että jotain tulisi tehdä.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Jeg er ikke borger i USA, så jeg håber ikke, det vil være upassende, hvis jeg foreslår, at noget må gøres.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.미국 시민이 아닌 제가 무언가를 해야 한다고 제안하는 게 부적절하다고 여겨지지 않길 바랍니다.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Nisem ameriški državljan, zato upam da ni neprimerno, če predlagam, da je nekaj treba storiti.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.(Taps)
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Δεν είμαι πολίτης αυτής της χώρας, οπότε ελπίζω να μη θεωρηθεί ανάρμοστο αν προτείνω ότι κάτι πρέπει να γίνει.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.איני אזרח מדינה זו, אז אקווה שלא ייחשב בלתי-הולם מצדי אם אומר שצריך לעשות משהו.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.それが不作法であると受け取られないことを望みます (笑)
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Bạn ở đó không chỉ để truyền tải thông tin bạn thu nhận.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Du vet, du är inte i skolan bara för att förmedla information du har fått.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.I ved, man er der ikke bare for at give modtaget information videre.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Je staat er niet alleen om informatie door te geven.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.여러분도 아시듯이, 학교에 가는 이유가 그저 지식을 전수받기 위한 것만은 아닙니다.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Mengajar bukan sekedar proses meneruskan informasi.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Nestačí předat nabyté informace.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Nie jesteś tu tylko po to, by przekazywać i przyjmować informacje.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Nu ești acolo doar ca să transmiți informații primite.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Sapete, non siete lì solo per trasmettere le informazioni ricevute.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Sie sind nicht dort, um erhaltene Informationen weiterzugeben.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Tudják, nem pusztán azért vagyunk ott, hogy már ismert információt adjunk tovább.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Uno no está allí solo para transmitir la información recibida.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Veste, tam niste le zato, da bi prenesli prejete informacije.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Vocês não estão lá apenas para transmitir a informação que receberam.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Vous savez, vous n'êtes pas là juste pour transmettre des informations reçues.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Δεν είσαι εκεί μόνο για να μεταλαμπαδεύεις αφομοιωμένη πληροφορία.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Знаете ли, не сте там само за да предавате нататък получената информация.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Це не лише передавання та отримання інформації.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.Это ведь не просто передача полученной информации.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.המטרה היא לא להעביר סתם מידע שהתקבל.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.كما تعلمون، أنت لست هناك فقط لتمرير المعلومات المتلقية.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.優れた教師も それはしますが
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.De repente, já cá não existia.
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.Dintr-o dată a dispărut.
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.Đột nhiên, nó biến mất khỏi thế giới này.
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.Egyszer csak teljesen eltűnt.
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.Ineens was hij er niet meer.
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.그 새가 갑자기 사라지고 말았습니다.
Birden, hiçbir şekilde bulunmaz oldu.Plötzlich war sie weg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod