bulunmayı ile cümle
bulunmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,Je me propose de venir et de vous conseiller sur la diplomatie.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"제가 여기 와서 코소보 외교 문제에 조언을 드리면 어떻겠습니까?
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Luister, ik stel voor dat ik je kom adviseren voor de diplomatie.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Mam propozycję, przyjadę i zostanę doradcą dyplomatycznym Kosowa.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Mire, le propongo venir y asesorarle sobre diplomacia.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Myslím, že bych vám mohl radit s diplomacií.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Ngài xem, tôi có ý định sẽ cố vấn ngoại giao cho ngài.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Oiça, eu estou a propor aconselhá-lo em diplomacia. Eu conheço as matérias.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Κοιτάξτε, σας προτείνω να έρθω να σας συμβουλεύω για θέματα διπλωματίας.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Предлагам да дойда при вас и да ви давам дипломатически съвети.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Я готов приехать и консультировать вас по дипломатическим вопросам.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"Я пропоную стати Вашим консультантом з дипломатичних справ.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"ראה, אני מציע שאני אבוא ואעייץ לך על הדיפלומטיה.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim," انظر ، أقترح أن آتي و أقدم لك استشاراتي في المجال الدبلوماسي.
"Bakın, gelip size diplomasi hakkında tavsiyede bulunmayı teklif ediyorum," dedim,"あなたの国の外交を手伝わせてください"
Finlandiya’dan taşınırken, nüfus dairesine taşınma birldiriminde bulunmayı unutmayın.Kun muutat pois Suomesta, muista tehdä muuttoilmoitus maistraattiin.
Finlandiya’dan taşınırken, nüfus dairesine taşınma birldiriminde bulunmayı unutmayın.Lorsque vous déménagez de Finlande, n’oubliez pas de signaler votre déménagement auprès des registres locaux.
Finlandiya’dan taşınırken, nüfus dairesine taşınma birldiriminde bulunmayı unutmayın.När du flyttar bort från Finland, kom ihåg att göra en flyttningsanmälan till magistraten.
Finlandiya’dan taşınırken, nüfus dairesine taşınma birldiriminde bulunmayı unutmayın.При отъезде из Финляндии не забудьте сделать в магистрате извещение о переезде.
İlk iznin geçerlilik süresi bitmeden öğrenci uzatılmış oturma izni için başvuruda bulunmayı unutmayın.Muista hakea opiskelijan jatkolupaa ajoissa, ennen kuin ensimmäisen luvan voimassaolo päättyy.
İlk iznin geçerlilik süresi bitmeden öğrenci uzatılmış oturma izni için başvuruda bulunmayı unutmayın.Важно, чтобы вы это сделали заблаговременно, до момента истечения срока первого вида на жительства.
İlk iznin geçerlilik süresi bitmeden öğrenci uzatılmış oturma izni için başvuruda bulunmayı unutmayın.تذكر بأن تتقدم بطلب ترخيص إقامة الطالب الاستمراري منذ وقت كافٍ، قبل انتهاء مفعول ترخيص الإقامة الأول.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››A povedal ľudu: Buďte hotoví na tretí deň; nepribližujte sa k žene.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››E disse ele ao povo: Estai prontos para o terceiro dia; e não vos chegueis a mulher.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Entonces dijo al pueblo: --Estad preparados para el tercer día. Absteneos de relaciones con mujer
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››És monda a népnek: Legyetek készen harmadnapra; asszonyhoz ne közelítsetek.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Et il dit au peuple: Soyez prêts dans trois jours; ne vous approchez d`aucune femme.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››I mluvil k lidu: Buďtež hotovi ke dni třetímu; nepřistupujte k manželkám svým.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››I mówił do ludu: Bądźcie gotowi na dzień trzeci, nie przystępujcie do żon.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››In rekel je ljudstvu: Bodite pripravljeni za tretji dan, ne približajte se ženi.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Ja hän sanoi kansalle: "Olkaa kolmanneksi päiväksi valmiit; älköön kukaan ryhtykö naiseen".
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››모세가 백성에게 이르되 예비하여 제 삼일을 기다리고 여인을 가까이 말라 하니라
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Người dặn dân sự rằng: Trong ba ngày hãy sẵn sàng chớ đến gần đàn bà.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Người dặn dân_sự rằng : Trong ba ngày hãy sẵn_sàng chớ đến gần đàn_bà .
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Och han sade till folket: »Hållen eder redo till i övermorgon; ingen komme vid en kvinna.»
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››og han sagde til Folket: Hold eder rede til i Overmorgen, ingen må komme en Kvinde nær!"
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Og han sa til folket: Hold eder rede den tredje dag, kom ikke nær nogen kvinne!
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Poi disse al popolo: «Siate pronti in questi tre giorni: non unitevi a donna»
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Şi a zis poporului: ,,Fiţi gata în trei zile; să nu vă apropiaţi de vreo femeie.``
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Und er sprach zu ihnen: Seid bereit auf den dritten Tag, und keiner nahe sich zum Weibe.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››Και ειπε προς τον λαον, Γινεσθε ετοιμοι δια την ημεραν την τριτην μη πλησιασητε εις γυναικα.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››И рече на людете: Бъдете готови за третия ден; не се приближавайте при жена.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››И сказал народу: будьте готовы к третьему дню;не прикасайтесь к женам.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››ויאמר אל העם היו נכנים לשלשת ימים אל תגשו אל אשה׃
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››وقال للشعب كونوا مستعدين لليوم الثالث. لا تقربوا امرأة.
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››他 對 百 姓 說 、 到 第 三 天 要 豫 備 好 了 、 不 可 親 近 女 人
Musa halka, ‹‹Üçüncü güne hazır olun›› dedi, ‹‹Bu süre içinde cinsel ilişkide bulunmayın.››他 對百姓 說 、 到 第三 天 要 豫 備 好 了 、 不 可 親近 女人
Öğrenim, iş gücü eğitimi veya iş bulma destek evresi sonunda da derhal başvuruda bulunmayı unutmayın.Muista ilmoittautua myös heti opiskelun, työvoimakoulutuksen tai työllistämistukijakson jälkeen.
Öğrenim, iş gücü eğitimi veya iş bulma destek evresi sonunda da derhal başvuruda bulunmayı unutmayın.تذكر بأن تسجل فوراً كطالب للتعليم أوتعليم القوى العاملة أو بعد فترة دعم التشغيل.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!Chciałbym teraz być u was i odmienić głos mój, ponieważ wątpię o was.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!Chtěl bych pak přítomen vám býti nyní a proměniti hlas svůj; nebo v pochybnosti jsem o vás.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!ich wollte, daß ich jetzt bei euch wäre und meine Stimme wandeln könnte; denn ich bin irre an euch.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!Jeg skulde ønske å være til stede hos eder nu og omskifte min røst; for jeg er rådvill med eder.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!내가 이제라도 너희와 함께 있어 내 음성을 변하려 함은 너희를 대하여 의심이 있음이라
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!No, chcel by som teraz byť prítomný u vás a zmeniť svoj hlas, lebo som v rozpakoch o vás.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!O, cum aş vrea să fiu acum de faţă la voi, şi să-mi schimb glasul; căci nu ştiu ce să mai cred!
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!Szeretnék pedig most köztetek jelen lenni és változtatni a hangomon; mert bizonytalanságban vagyok felõletek.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!tahtoisinpa nyt olla teidän tykönänne ja äänenikin muuttaa! Sillä minä olen aivan ymmällä teistä.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!ta muốn ở cùng các con và thay đổi cách nói; vì về việc các con, ta rất là bối rối khó xử.
Şimdi yanınızda bulunmayı ve sesimin tonunu değiştirmeyi isterdim. Bu halinize şaşıyorum!ta muốn ở cùng các con và thay_đổi cách nói ; vì về việc các con , ta rất là bối_rối khó xử .
İlgili Sayfalar