bulunmayı

C2 seviye
TR → EN
Tanım
•bulunma sözcüğünün belirtme tekil çekimi
Örnek Cümleler
Bulunmayış (geçici iş göremezlik)
Absence (temporary incapacity)
Tom itirafta bulunmayı kabul etti.
Tom agreed to make a confession.
Sami suçlamada bulunmayı reddetti.
Sami refused to press charges.
Fakat haksız saldırıda bulunmayın.
Truly, Allah likes not the transgressors.
Uzatma başvurusunda bulunmayı planlıyoruz.
We're planning to apply for an extension.
Tom orada bulunmayı planlamadığını söyledi.
Tom said he didn't plan on being there.
Dipper'ın maceralarında bulunmayı çok sever.
George likes to help in Stuart's adventures.
Niçin Tom'a bir teklifte bulunmayı denemiyorsun?
Why don't you try making Tom an offer?
Daha fazla para katkıda bulunmayı planlamıyorum.
I don't plan to contribute any more money.
Mescitlere kapanmış durumdayken onlarla cinsel ilişkide bulunmayın.
Those are God's bounds; keep well within them.
Ve bilgiyi elde edersek, belki bulunmayı bekleyen bilgelik de vardır.
And if we get the knowledge, then maybe even there's wisdom to be found.
Kuramsal belirsizlikler, ilk ilkelerden kestirimlerde bulunmayı engelledi.
Theoretical uncertainties have precluded making predictions from first principles.
bulunmayı ile daha fazla örnek cümle →