bulunması ile cümle

bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kuzey pudusu, ender bulunması sebebiyle çok az tanınır.De kom norrifrån men föga är känt om deras ursprung.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Spridningen av organismer underlättas när riskfaktorer föreligger.
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.Dessutom diskuterar han kritiskt om gränserna för statens makt.
Doğan adlı bir kuşun bulunması da bu sözcüğün kuşlarla olan bağlantısını açıkça ortaya koyar.Det ska också finnas ett lokalnamn på fågeln, vilket tyder på att den är bekant.
Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.Dies adoratus ("den tillbedda dagen"), långfredagen, under vilken tillbedjan brukade ägnas korset.
Her şehirde fetva verebilen, meseleleri çözebilen bir âlimin bulunması farz-ı kifâyedir.En främling anländer till staden och rör om tillvaron för dem han möter.
Ferrari'nin fabrikasının burada bulunması ile tanınır.Särskilt bekanta var bolagets margarinfabriker.
Şehir 1946 yılında bölgede petrol bulunmasının ardından kurulmuştur.Staden grundades 1948 sedan man hittat olja på platsen.
38 gün hapiste sebepsiz bir şekilde tutulmuş, daha sonra ev hapsinde bulunması şartıyla serbest bırakılmıştır.Efter 38 dagar släpptes han fri efter att ha betalat den sistnämnda summan.
Tanı koyabilmek için 3 major ve 3 minör kriter bulunması gerekir.Det behövs tre män och tre kedjor för att hålla fast honom.
İdeal ölçülerde bir neyin fiyatı çok yüksektir ve bulunması çok zordur.Fin utsikt är värt mycket i pris, och det är dumt att försämra den.
Temel belirtiler her şizofrenikte bulunması gereken belirtilerdir.Vilken framstående ledare som helst kan få schejktiteln.
Fotoğrafçı Adams sadece infaz yerinde bulunmasına rağmen, Güney Vietnamlıların beyanını doğrulamıştır.Fotografen Adams bekräftade dessa påståenden trots att han bara var närvarande vid själva avrättningen.
Kabrinin de Konya’da bulunması gerekir.I kapellet är även Haen representerad.
Ancak Celâl Bayar'ın cezası, 65 yaşının üstünde bulunması sebebiyle müebbet hapis cezasına çevrildi.Garantipensionen betalas ut först när man fyllt 65 år.
Bu tutumlar şöyledir: Teorik: Başat ilgi alanı doğruluğun bulunması olan kimseler.Dessa är riktlinjerna: Journalistens första förpliktelse är mot sanningen.
Bundan dolayı üretim ile tüketim arasında devamlı bir dengenin bulunması gerekir."Det måste finnas en konstant förening mellan orsakan och verkan.
Çok çeşitli boylarda bulunmasına rağmen, genelde 5 - 5,5 metre uzunluğundaydı.Ofta är den mycket tunnare än så, mellan 0,5–2 mm.
Detachment'larda en az 5 aynı kostümlü üyenin bulunması gerekmektedir.Skyddsombud ska utses på arbetsplatser med minst fem anställda.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Також ці хвороби можна підтвердити, якщо в крові є антитіла до хвороби.
Bu teoriyi destekleyen en önemli kanıt ise bölgede sülfat tuzlarının bulunmasıdır.Одним із фактів, що свідчать на користь цієї теорії, є наявність сульфатних солей у цій місцевості.
Ayrıca, hipokampus, bilinen mekanlarda kestirme yolların bulunması konusunda da role sahiptir.Також є докази, що гіпокамп грає роль у пошуку найкоротших шляхів між вже добре відомими місцями.
Çoğu Yemen tarafında bulunmasına rağmen 1995-1999'larda Eritre tarafından sahiplendiler.Більшість його островів належить Ємену, але до 1998—1999 років на них також претендувала Еритрея.
Çünkü bu arama uzayı içinde en iyi çözümlerin bulunması çok zaman alır.Ця маса представить оптимальне рішення в просторі пошуку.
Ancak bireyin eşcinsel ilişkide bulunması günah kabul edilmiştir.Однак гомосексуальні відносини вважаються гріховними.
Bu ismi almasının sebebinin, yaban güvercinlerinin göç yolu üzerinde bulunması olduğu rivayet edilir.Їх назва походить від появи свині на лицьовій стороні.
Ariadne uyandığı zaman hala hayatta bulunmasını lanetler.Як правило, після пробудження ерекція зникає.
Ustalık gerektiren, bulunması zor hamle.Вони не вимагають дорогого, важкодоступного реквізиту.
Örnegin köpeğini kaybeden şahıs A bulunması halinde bulana belli miktarda para vereceğini taahhüt eder.Власник, який загубив певну річ, обіцяє винагороду тому, хто її знайде.
Faziletli bir şehrin reisinde bulunması gereken 12 özellik sayar.В ідеалі, для країни повинні використовуватися 12 опитувань.
Filmin ilk kurgusu 2.5 saattir, süre oldukça uzun bulunması nedeniyle 1.5 saate düşürülmüştür.Режисерська версія фільму — 2,5 години, оскільки час досить довгий, його скоротили до 1,5 години.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Inteligentní vyhledávání zjednodušuje vyhledávání údajů relevantních pro plánování.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Šíření těchto organismů usnadňují rizikové faktory.
Bir graf’taki Hamilton yollarının bulunması NP-tam bir işlemdir.Problém nalezení hamiltonovské kružnice je NP-úplný.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Naproti tomu i pravé písemnosti mohou obsahovat řadu údajů, které neodpovídají skutečnosti.
Şehit gazeteci Salatin Asgarova'nın cinayet zanlılarının bulunmasında büyük hizmetleri olmuştur.Slovenská policie: Vražda novináře Kuciaka pravděpodobně souvisí s jeho prací.
Dansın yarışmacı yönü yeni hareketlerin bulunmasına önayak olmuştur.Současný konzument pořad potřebuje hledat nová pokušení.
Bunun nedeni ise ilçede birçok hastane bulunmasıdır.Lékaře kárá za to, že je příliš mnoho nemocných ve špitále.
Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur.Nemusí se však přímo jednat o reakci s kyslíkem.
Kendisinde verem hastalığı muzdarip olunca sıcak iklimlerde bulunması için Kırım'a taşınmıştır.Protože onemocněl tuberkulózou, odjel na ozdravný pobyt na Krym.
Kemirgenler için özel üretilen suluklarda her daim temiz su bulunması gerekir.Na pracovišti musí být vždy alespoň kbelík čisté vody.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.To ho inspirovalo k využití vhodné polohy pro komerční účely.
Binlerce irili ufaklı adanın bulunmasından ötürü net bir sayıya ulaşılamamıştır.S ostatními sítěmi z důvodu malého počtu domů se nepočítá.
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Deși sunt unele care se referă la viața în liceu, majoritatea urmăresc viața unor femei adulte.
Kronik hastalık ise kanda T. cruzi antikorunun bulunmasıyla teşhis edilir.Boala cronică poate fi diagnosticată prin identificarea anticorpilor T. cruzi în sânge.
Hava hareketlerinin temel sürücüsü, atmosfer basıncının bölgeler arasında farklı değerlerde bulunmasıdır.Cauza principală a formării vântului este diferența presiunii atmosferice între două regiuni.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Răspândirea organismelor este facilitată în prezența factorilor de risc.
Bu kesin bilgi de aksi bulunması mümkün olmayan bilgidir.Prin urmare, dincolo de această conștiință, nu poate fi certitudine imediată ...
Bunun nedeni zengin petrol yataklarının bulunmasıdır.Așa se explică existența zăcămintelor de petrol și gaze naturale.
Cihazın bulunmasının ardından denetim birimi hâlâ cihaz hakkında çok az bilgiye sahiptir.Sigur, în stadiul actual al cercetărilor, că avem puține date despre Carsium.
Hatch in girişimleri başarılı bulunmasına rağmen Larson’la fikir ayrılığına düşmektelerdi.Deși încă timid, el punea la îndoială ideile lui Lyell.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Există pe lângă cele menționate mai sus o serie de manifestări fără date precise.
Ambliyopi her iki gözün test edilmesiyle ve iki göz arasında görme farkının bulunmasıyla teşhis edilir.Sunetul perceput este, de asemenea, evaluat din analiza ambelor semnale ale urechilor.
İşte bu noktada para otoritesinin faize müdahale de bulunması bu mükemmel denkliği bozacaktır.În această eventualitate, autoritatea monetară va fi pierdut controlul efectiv asupra ratei dobânzii.
Bu tutumlar şöyledir: Teorik: Başat ilgi alanı doğruluğun bulunması olan kimseler.Se pot face câteva observații: orice gen ziaristic trebuie să aibă, ca punct de pornire, fapte din realitate.
Genellikle, iki tür arasındaki genetik uzaklığın bulunmasında kullanılır.Általában két faj genetikai távolságának meghatározására használják.
Beyaz Gardiyan, Doktor'a zamanın anahtarlarının altı parçasının bulunması için görev verir.A Doktort felkéri a Fehér őrző, hogy szerezze meg neki az idő kulcsát, ami hat darabból áll.
Poliçenin üzerinde bulunması gereken bilgiler: "Madde 1266.A szabályok között pedig az alábbiak szerepelnek: „12.1.
Ayrıca Şimoda'da bir ABD konsolosu bulunmasını da kabul ettiler.Engedélyezték azt is, hogy egy amerikai konzul működjön Simodában.
ABD Ordusu kolay bulunması sebebiyle JP-8 jet yakıtı kullanmaktadır.Az USA hadserege logisztikai okokból a JP–8 kerozint használja.

İlgili Sayfalar