bulunması ile cümle
bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İki çemberin kesişim noktalarının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).As duas faces do mal (The Two Faces Of Evil).
Valentinianus'un odasında asılmış şekilde bulunmasından sonra yeniden sorunlar çıktı.Surgiram de novo problemas, depois de se encontrar Valentiniano enforcado em casa.
Arap Birliği'nin tüm toplantılarda bulunması kurallara yazılı olarak eklendi.A presença da Liga Árabe em todos os encontros está inscrita nas normas.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Uma pesquisa inteligente simplifica a procura de dados relevantes para o planeamento.
1960'tan bu yana bu tür kanıtların bulunmasına yönelik çalışmalar yapılmış ve yapılmaktadır.Vários esforços para encontrar tais evidências foram feitos desde 1960.
Çoğu Yemen tarafında bulunmasına rağmen 1995-1999'larda Eritre tarafından sahiplendiler.A maior parte da sua área pertence ao Iémen, mas antes de 1998-1999 a Eritreia reclamava a sua possessão.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Também pode ser confirmada pela identificação de anticorpos contra a doença no sangue.
Genellikle, iki tür arasındaki genetik uzaklığın bulunmasında kullanılır.Esta técnica geralmente é usada para determinar a distância genética entre duas espécies.
Kavramsal radyo ile bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanmıştır.Prefere meios racionais de resolver problemas.
Kronik hastalık ise kanda T. cruzi antikorunun bulunmasıyla teşhis edilir.A forma crônica é diagnosticada pela presença de anticorpos para T. cruzi no sangue.
Bu teoriyi destekleyen en önemli kanıt ise bölgede sülfat tuzlarının bulunmasıdır.Um fato que dá apoio a esta teoria é o fato de que sais de sulfato foram encontrados nesta área.
Ariadne uyandığı zaman hala hayatta bulunmasını lanetler.Em uma outra versão do mito, Ariadne desespera-se, ao acordar sozinha.
Düşmanın daha kolay bir şekilde bulunmasını sağlar.É preciso conhecer o inimigo para derrotá-lo de maneira mais fácil.
Bunun nedeni zengin petrol yataklarının bulunmasıdır.Isto deve-se à presença de óleos essenciais.
Hastalık erken dönemde mikroskop kullanılarak kanda parazitin bulunmasıyla teşhis edilebilir.O diagnóstico precoce da doença é feito pela detecção do parasita no sangue, utilizando um microscópio.
Ferrari'nin fabrikasının burada bulunması ile tanınır.Lá está instalada uma fábrica da Ferrari.
MathML giriş ve çıkışları için kütüphanelerin bulunması gerekmektedir.No acesso Reidy dispôs locais de entrada e saída.
1938'de ülkesinde petrol bulunması sonucunda büyük bir servetin sahibi haline geldi.A partir de 1948, o petróleo forneceu grandes lucros ao país.
Antakya'da Ortodoks patriğinin bulunmasını kabul etti.Ele ordenou Aniano bispo em sua ausência.
Çünkü yetkililer onun iltica talebinde bulunmasından korktular.Tudo isso porque alegavam a sua natureza assustadora.
Bundan amaç, jelde varolduğu bilinen maddelerin ürünün içinde de korunmuş olarak bulunmasıdır.O ideal é a utilização de ferramentas que já existem dentro do seu próprio provedor.
Çin’de bulunmasına karşın Çince konuşamamaktadır.No momento em que foi capturado, ele não falou em japonês, nem chinês.
Bu ortam, Somali'nin laik güçlerin elinde bulunmasını isteyen Etiyopya'nın da savaşa girmesini tetiklemiştir.Isso também causou a intervenção da Etiópia, que apoiava as forças seculares da Somália.
Bu çalışmalarda Keynes düşüncesinin öğeleri bulunmasına karşın, Keynes’ten hayli eleştiri aldı.As pessoas, em vez disso, voltaram-se ansiosamente para as ideias de Keynes.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Acho que o novo disco conseguiu, mais uma vez, traduzir bastante de mim.
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın."Het vertoonde geen teken van leven, ook niet toen de andere engelen hun zegels er op aanbrachten.
Neden Manon hakkında iki değişik opera bulunmasın?Er zijn twee soorten afbeeldingen van Aton.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Ook kan het bloed worden onderzocht op antilichamen tegen de ziekte.
Bütün pulların ortak özelliği ise hepsinde "Europa" yazısının bulunmasıdır.Alle schermen samen vormen de kaart van Europa.
Ayrıca boğazlar ile ilgili görüşmelerde bulunması kesin olarak yasaklandı.De begrafenis van het gedoden werd bovendien expliciet verboden.
Yönetim kademesinin Hamburg'da bulunmasına rağmen şirketin merkezi Rostock Alman kenti yer alır.Het hoofdkantoor staat in Rostock, maar het bestuur is gevestigd in Hamburg.
Ana kaynaklar, her çağda bulunması gereken kaynaklar olup, besin, odun, altın ve taş gibi kaynakları içerir.De eerste grondstoffen zijn verkrijgbaar in alle tijdperken en zijn: voedsel, hout, goud en steen.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Kosten bedrijfseconomische kostenvraagstukken.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Het argument is dat hier in feite, op basis van oude bronnen, een nieuwe taal wordt gecreëerd.
Yerleşimin günümüzdeki köyün altında bulunması muhtemel görünmektedir.De bijbehorende nederzetting moet in het huidige dorp gedacht worden.
Yazının bulunmasıyla “Tarih Öncesi Dönemler” sona ermiş, “Tarihî Dönemler” başlamıştır.Met de uitvinding van het schrift eindigt de prehistorie en begint de "beschaving".
Vurma zamanı sonlu olmakla beraber bir sonlu beklenen değeri bulunması gerekmez.Een vinger tussen de deur zal dus niet het gewenste prettige effect geven.
O senenin sorusu bir gemi üzerine gemi direklerini yerleştirmenin en iyi yolunun bulunmasıydı.De opdracht was om de beste plaats te bepalen, waar op een schip de mast moet worden geplaatst.
Öykünün ses kayıtları bulunmasına rağmen bölümlerin tamamı kayıptır.Als je naar mijn verhalen luistert, zullen al je ziekten verdwijnen.
Genellikle resmî evraklarda dönem ismi ve yılının bulunması gerekmektedir.Urzędy państwowe zwykle wymagają na dokumentach nazwy ery i kolejnego jej roku.
Skynet tarafından izinin bulunmasına imkân yoktur.Nie ma żadnego sposobu, dzięki któremu Skynet mógłby go namierzyć.
Fikrini değiştirmesi, üçüncü ve çok daha tam bir kafatasının bulunması ile gerçekleşti.Dopiero dzięki trzeciej, znacznie bardziej kompletnej czaszce zmienił zdanie.
Üst lentoda meleklerin bulunması ikinci yorumu desteklemektedir.Na drugim planie tłoczą się aniołowie.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Inteligentny algorytm ułatwia znalezienie danych potrzebnych do planowania.
Kuzey pudusu, ender bulunması sebebiyle çok az tanınır.Strona północno-wschodnia jest słabo poznana ze względu na trudny dostęp.
ABD’de reçetesiz olarak satılır ve bulunması çok zordur.W Stanach Zjednoczonych jest trudno go kupić.
Tanı koyabilmek için 3 major ve 3 minör kriter bulunması gerekir.Z kryteriów dodatkowych muszą być spełnione 3.
Hepsinin ses kayıtları bulunmasına rağmen 26 hikâye tamamlanamamıştır.Po przeszukaniu rozmaitych baz danych udało się zidentyfikować tylko 26 z nich.
Anna'nın babasının katiline hitap ettiğini bilmeyerek ondan kendilerine yardımda bulunmasını isterler.Początkowo proszą go o pomoc, Anna jednak rozpoznaje w nim zabójcę swojego ojca.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Wyjątek stanowią koszty prac rozwojowych.
Bunun bir sonucu gayet temiz iyi içimli şu kaynakları bulunmasıdır.Obok jest dobre i wydajne źródło wody pitnej.
Çift yıldız sistemlerindeki gezegenlerin bulunmasında en güvenilir yöntem budur.Jest to pierwsza planeta odkryta w bliskim układzie podwójnym gwiazd.
Bunun nedeni, kuzey ve kuzeydoğu yakasında çok sayıda uçurumlarun bulunmasıdır.Na północnym i północno-wschodnim zboczu występują liczne skałki.
İnternet ile birlikte gelen bu fırsat, kişilerde teknik bilgi ve beceri bulunmasını da gerektirmektedir.W związku z powszechnym dostępem do Internetu, informacje te są dostępne dla osób fizycznych i prawnych.
Cesedinin bulunması sonrası "Cumartesi Anneleri" ortaya çıkmıştır.Pojawił się w „Dzień Matki”.
Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur.Jednakże nie uwzględniono ich reakcji na nadmiar tlenu.
Ayrıca kendi görüşlerinin de kitapta bulunmasını istemişti.W ten właśnie sposób wytłumaczył swój pogląd w jednej ze swoich książek.
Çift yıldız sistemlerindeki gezegenlerin bulunmasında en güvenilir yöntem budur.Detta är den mest pålitliga metoden att upptäcka planeter i ett dubbelstjärnesystem.
Böylelikle kendine sadık kalacak büyük bir askeri birlik bulunmasını sağlamıştı.Han lät sedan sätta upp ett nytt bestående av sina egna lojala trupper.
Ölü Deniz Yazmalarının bulunması, 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biridir.Upptäckten är en av 1900-talets största arkeologiska fynd.