bulunması ile cümle
bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Yoğun siste kullanımı gerekebileceğinden tüm gemilerde bulunması şart olan bir donanımdır.Lo normal era utilizar para ello cualquier barco cercano.
İmparatorluk sarayının en dış girişinde bulunması, onu şehrin en önemli dinî simgesi hâline getirmişti.Su cercanía a la capital provincial lo ha convertido en un verdadero núcleo dormitorio de ésta.
Herhangi bir mekanda sanayi tesislerinin kurulması için bazı şartların bulunması gerekir.Que existen unos criterios de selección para ocupar los posibles puestos formativos en las empresas.
Torbanın vücut dışında bulunmasının nedeni budur.Esto se debe a la anchura del cuerpo.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Limitaciones incluyen: Costos Económicos de Construcción.
Yeni adı "Arılı" ise;Ballıkaya da çok miktarda Balarısı bulunması izafen verilmiştir.Su nombre del teatro fue "Koma"; muchos ventiladores todavía culpando este nombre "maldecido".
Johnston organı, eşeylerin bulunmasında çok önemlidir.El órgano de Johnston es un mecanorreceptor de los insectos.
O senenin sorusu bir gemi üzerine gemi direklerini yerleştirmenin en iyi yolunun bulunmasıydı.Il problema di quell'anno riguardava il miglior modo di disporre gli alberi su una nave.
Arap Birliği'nin tüm toplantılarda bulunması kurallara yazılı olarak eklendi.È stata stabilita la partecipazione della Lega araba a tutte le riunioni.
1202'de devamlı bir Haçlı askeri ordusu bulunmasını sağlamak gereği anlaşıldı.Fu per questo motivo che nel 1201 ritenne necessario creare un ordine militare.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Una ricerca intelligente semplifica il procedimento per trovare dati di pianificazione rilevanti.
Bu ismi almasının sebebinin, yaban güvercinlerinin göç yolu üzerinde bulunması olduğu rivayet edilir.Il nome del genere deriva dai saltelli che questi uccelli compiono quando sono a terra.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Ciò significa che potrebbero esserci molte informazioni inaccurate che non siamo in grado di individuare.
Devletin hakim gücü, yeni kralın bulunmasından sorumlu olan Senato haline geliyordu.Il potere supremo dello Stato era devoluto al senato, che aveva il compito di indicare un nuovo re.
Eğer nesneyi biliyorsam, işlerin durumunda bulunmasının tüm olanaklarını da bilirim.Proverò a vedere se le cose che sapevo sono ancora al loro posto.
Bir doğru ve bir çemberin kesiştiği bir veya iki kesişim noktasının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).Noi o loro: due mondi si contrappongono l'un l'altro, uno deve prevalere, l'altro perire.
Kronik hastalık ise kanda T. cruzi antikorunun bulunmasıyla teşhis edilir.La madre deve essere sieropositiva per T. cruzi.
Bronzun bulunmasıyla birlikte keskin kenarlı metal silahlar artık sıradan hale gelmiştir.Fu solo con l'avvento del bronzo che le armi da taglio in metallo divennero di uso comune.
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.In ogni caso, un dibattito è ancora in corso riguardo ai poteri del Presidente.
İbadethanelerde türbe bulunması Tanrı'nın şeriatına aykırıdır.Наличие захоронений на территории храмов является нарушением Божьего Закона.
Çünkü bir kadının müzik endüstrisinde bulunması zor.Я понимаю, насколько трудно быть женщиной в музыкальной индустрии.
Beyaz Gardiyan, Doktor'a zamanın anahtarlarının altı parçasının bulunması için görev verir.Белый Страж предлагает Доктору миссию: собрать шесть спрятанных и замаскированных фрагментов Ключа времени.
Gaga dibinde kıllar bulunmasıyla diğer kuşlardan ayrılırlar.Близости птиц своего вида они предпочитают близость других птиц.
İnsanların oldukça tuhaf açıklamalarda bulunması hoşuna gidiyor.Ему нравится, когда люди высказывают самые причудливые интерпретации.
Bu ismi almasının sebebinin, yaban güvercinlerinin göç yolu üzerinde bulunması olduğu rivayet edilir.Эти названия были использованы из-за шутки Свинья идет по дороге.
Bu boykotun sebebi ise sabah namazından önce caminin içerisinde domuz kafalarının bulunmasıydı.Причиной этого бойкота стало предполагаемое обнаружение головы свиньи в мечети прямо перед утренней молитвой.
Örneğin Fransa'da trüf mantarının bulunmasında eğitilmiş yaban domuzları kullanılır.Во Франции специально обученные свиньи выискивают трюфели.
Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.В канун Дня Победы в Самаре вручали награды (неопр.).
Devam eden çalışmalarda yakında bir tandır bulunması da bu yaklaşımı desteklemektedir.Этот внезапный интерес оборачивается предложением работать вместе.
Kronik hastalık ise kanda T. cruzi antikorunun bulunmasıyla teşhis edilir.Хроническая стадия заболевания диагностируется при обнаружении антител к T. cruzi в крови.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.Также им было запрещено заниматься политической деятельностью.
Buna neden bu göl/denizde büyük ve geniş bir kıtasal sahanlık bulunmasıdır.Боже мой, что делалось тогда на этом громадном, новом стадионе над морем.
Her geminin bağlama limanı bulunması zorunluluğu vardır.Для всех судов, заходящих в порт обязательна лоцманская проводка.
Yani işlem maliyetleri ekonomik kurumların bulunması maliyetleridir.Требовали — делить экономические денежные суммы.
Yazıt metninin fotoğrafı ve taslak kopyası, bulunmasının hemen ardından yayımlanmıştır.Описание к фотографии и местоположение теперь можно редактировать после публикации.
Çoğu Yemen tarafında bulunmasına rağmen 1995-1999'larda Eritre tarafından sahiplendiler.Большинство его островов принадлежит Йемену, но до 1998—1999 гг. на них также претендовала Эритрея.
Bu kesin bilgi de aksi bulunması mümkün olmayan bilgidir.Задача найти такое знание, очевидно, неосуществима.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.Возможно, произошло это потому, что его сольные работы оказались более коммерчески успешными.
İki çemberin kesişim noktalarının bulunması (eğer kesişiyorlarsa).На ней два коротких перрона (у каждого пути).
Raman'da petrol bulunmasıyla kapanmış olan Boğaziçi rafinerisi parçalarından Raman Rafinerisi kurulmuştur.В лампаде, оставленной Рамалинге, заканчивалось масло.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Театр всегда искал новую форму, новый язык».
Ayrıca Şimoda'da bir ABD konsolosu bulunmasını da kabul ettiler.Япония давала США право открыть консульство в Симода.
Ustalık gerektiren, bulunması zor hamle.И, кажется, недурно, со знанием дела приготовленный.
0dan değişik bir basıklık ölçüsü bulunması için m > 5 / 2 {\displaystyle m>5/2} olması gerekmektedir.Мы хотим проверить, равно ли θ {\displaystyle \theta } 0,5 или другому значению.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Он оставляет много недоумений, для разъяснения которых нет материала в скудном предании о тех событиях.
Birçok insan niteliği bulunmasına rağmen, Brian çeşitli köpek özelliklerine de sahiptir.Несмотря на то, что Брайан является собакой, ему присущ ряд черт, свойственных человеку.
Bu, tam arama metni girilmeden önce gereken dosyaların bulunmasına neden olur.Но нужно ждать, пока будут готовы фальшивые паспорта.
Detachment'larda en az 5 aynı kostümlü üyenin bulunması gerekmektedir.Кроме того, требовалось наличие как минимум пяти пайщиков-соучередителей.
Ancak ilacın yan etkisi, bir yıl süreyle kullanan kişilerde öldürücü etkilerinin bulunmasıdır.Однако окончательные результаты её воздействия на этих больных людях будут известны примерно через год.
Bir kişinin, böyle bir taşla fındık kırabilmesi için olağanüstü güç ve maharet sahibi bulunması gerekmekteydi.Нужно было иметь необыкновенную силу воли и терпение, чтобы изготовить предметы столь малых размеров.
Önce John'un savaş atı üzerinde poz verir bulunması idi.С самого начала основной специализацией Смита стало выступление на коне.
Humus'ta 43 adet Türkmen köyü bulunmasına rağmen ayrı bir Türkmen tugayı oluşturulmamıştır.على الرغم من أن تركمان سوريا لديها 43 قرية في حمص، لم يكن لديهم لواء مركزي منفصل.
Detachment'larda en az 5 aynı kostümlü üyenin bulunması gerekmektedir.يجب أن تستوعب غرفة تبديل الملابس على الأقل 25 شخص.
Arap Birliği'nin tüm toplantılarda bulunması kurallara yazılı olarak eklendi.وتنص القواعد على حضور الجامعة العربية لكافة الاجتماعات.
Kavramsal radyo ile bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanmıştır.التقنية هادفة تهدف للوصول إلى حل المشكلات.
Bunun için tek şart sistemde geçerli bir fotoğrafı bulunmasıdır.هذا مرة أخرى لضمان وجود نظام جيد في هذا الصدد.
Steve Vai'nin müziğinde büyük bir Satriani etkisinin bulunmasının nedeni budur."هل هذا أخر ظهور لـ "جون سنو" في Game Of Thrones؟..
Ancak devletin sınırları konusunda bir tartışma bulunması mümkündür.ومع ذلك،فقد كان هناك بعض الخلافات بشأن حدود تلك الدولة.
Espartero'nun reform programını uygulama teşebbüsünde bulunmasıyla naip Maria Cristina istifa etti.فاستقالت ماريا كريستينا من الوصاية بعد محاولة إسبارتيرو البدء ببرنامج الإصلاح.
Hata düzeltme ise hataların bulunması ve asıl, hatasız verinin yeniden oluşturulmasıdır.تصحيح الأخطاء هو اكتشاف الأخطاء وإعادة إنشاء البيانات الأصلية الخالية من الأخطاء.