bulunması ile cümle
bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Özellikle Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ortak sorunlara çok taraflıçözümler bulunmasınıteşvik eder.Az ilyen fellépés különösen az információk és a köztisztviselők cseréjének megkönnyítését, valamint a
Özellikle Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ortak sorunlara çok taraflıçözümler bulunmasınıteşvik eder.È adottata previa consultazione del Comitato delle regioni e del Comitato economico e sociale.
Özellikle Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ortak sorunlara çok taraflıçözümler bulunmasınıteşvik eder.Er beschließt einstimmig nach Zustimmung des Europäischen Parlaments.
Özellikle Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ortak sorunlara çok taraflıçözümler bulunmasınıteşvik eder.Promove soluçõesmultilaterais para os problemas comuns, particularmente no âmbito das Nações Unidas.
Özellikle Birleşmiş Milletler çerçevesinde, ortak sorunlara çok taraflıçözümler bulunmasınıteşvik eder.Se pyrkii edistämään yhteisten ongelmien monenvälistä ratkaisemista erityisesti Yhdistyneissä Kansakunnissa.
Özellikle, karmaşıklığı birçok durumun bulunmasından kaynaklanan problemleri çözmekten bahsediyoruz.Kifejezetten olyan problémákról lesz szó, melyek bonyolultságát a rengeteg lehetséges állapot adja.
Özellikle, karmaşıklığı birçok durumun bulunmasından kaynaklanan problemleri çözmekten bahsediyoruz.Zejména budeme mluvit o řešení problémů, kdy složitost problému vychází z myšlenky, že existuje mnoho stavů.
Özellikle, karmaşıklığı birçok durumun bulunmasından kaynaklanan problemleri çözmekten bahsediyoruz.نتكلم عن حل مشكله بشكل معين حيث تكمن صعوبه المشكله في كونها تأتي من فكره الاوضاع الكثيره .
Özellikle, karmaşıklığı birçok durumun bulunmasından kaynaklanan problemleri çözmekten bahsediyoruz.特别地,我们将讨论 当问题的复杂性来自于各种各样的状态时的问题求解。
Özellikle, karmaşıklığı birçok durumun bulunmasından kaynaklanan problemleri çözmekten bahsediyoruz.複雑化した問題の解決を取り上げます 例を見てみましょう
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.Du behöver ett bankkonto för att sköta din dagliga ekonomi.
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.Necesitará una cuenta bancaria para manejar sus finanzas.
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.Tarvitset pankkitilin raha-asioittesi hoitoon.
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.Vous avez besoin d’un compte bancaire pour gérer vos affaires financières.
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.Для ведения своих денежных вопросов вам необходим счет в банке.
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.إنك تحتاج لحساب بنكي لتسيير أمورك المالية.
Para işlerinizi yürütebilmek için Finlandiya’da bir banka hesabınızın bulunması gerekir.您需要开立银行账户以便管理财务。您最好对比不同银行的服务和价格,找到最实惠的银行服务。
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.A descoberta da penicilina, por exemplo, foi um dos acidentes mais felizes de todos os tempos.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.De exemplu, descoperirea penicilinei, este unul dintre cele mai norocoase accidente din istorie.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Die Entdeckung, die zu Penicillin geführt hat, ist zum Beispiel einer der glücklichsten Unfälle aller Zeiten.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Hãy lấy việc phát minh ra penicillin làm ví dụ, đó là một trong những sự cố đáng mừng nhất trong lịch sử.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Itt van például a penicillin felfedezése, ami egyike minden idők legszerencsésebb véletleneinek.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.예를 들어, 페니실린의 발견은 역사상 가장 운이 좋은 사고였습니다.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.La scoperta della penicillina, per esempio, è uno degli incidenti più fortunati di tutti i tempi.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Například objev, který vedl k penicilinu, je jedna z nejšťastnějších nehod všech dob.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Na przykład odkrycie penicyliny jest jednym ze szczęśliwszych.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Objav, ktorý viedol k penicilínu, napríklad, je jednou z najšťastnejších nehôd všetkých čias.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Odkritje penicilina, na primer, je ena najbolj srečnih nezgod vseh časov.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.התגלית שהובילה לפניצילין, למשל, היא אחת התאונות המשמחות בכל הזמנים.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.الإكتشاف الذي قاد إلى البنسلين مثلا هو واحد من أكثر الحوادث السعيدة على مر الأوقات.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.今までで最高のアクシデントによるものです 生物学者 アレクサンダー・フレミングが ずさんな実験をして
Pre-paid hattı için Finlandiya kimlik numaranızın ya da Finlandiya’da adresinizin bulunmasına gerek yoktur.Då behöver du inte ha en finländsk identitetshandling eller adress i Finland.
Pre-paid hattı için Finlandiya kimlik numaranızın ya da Finlandiya’da adresinizin bulunmasına gerek yoktur.En ese caso, no necesitará el número de identificación finlandés ni la dirección en Finlandia.
Pre-paid hattı için Finlandiya kimlik numaranızın ya da Finlandiya’da adresinizin bulunmasına gerek yoktur.Silloin et tarvitse suomalaista henkilötunnusta ja osoitetta Suomessa.
Pre-paid hattı için Finlandiya kimlik numaranızın ya da Finlandiya’da adresinizin bulunmasına gerek yoktur.Vous n’aurez alors pas besoin de numéro d’identification personnel finlandais et d’adresse en Finlande.
Pre-paid hattı için Finlandiya kimlik numaranızın ya da Finlandiya’da adresinizin bulunmasına gerek yoktur.В таком случае вам не нужен финский личный идентификационный номер или адрес проживания в Финляндии.
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• bizonyíték a panasztevőnek az ügyhöz kötődő jogos érdekére;
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• de identiteit van de onderneming(en) waarop de klacht betrekking heeft,
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• dokaz(e) o utemeljenih razlogih pritožnika v dani zadevi;
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• dôkazy o oprávnenom záujme sťažovateľa v predmetnej veci;
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• důkaz legitimního zájmu stěžovatele v této záležitosti;
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;•elementele care demonstrază intersul legitim al celui care face sesizarea pentru problema respectivă;
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;•elementi che dimostrino l’interesse legittimo del denunziante nel
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• elementos que comprovem o interesse legítimo na questão da pessoa que apresenta a denúncia;
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• Le nom et l’adresse du plaignant
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• Name des/der beteiligten Unternehmen(s);
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;•Uppgifter som styrker den klagandes legitima intresse i ärendet.
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;•τα στιεία piυ αpiδεικνύυν τ έννµ συµέρν τυ καταγγέλλντς στην υpiθεση·
•Şikayette bulunanın, olayla, şikayette bulunmasını haklı kılan bir ilişkisi bulunduğunun kanıtı;• доказателства за законно обоснован интерес от страна на подалия оплакването;
Şimdi de boylamın analizine bulunmasına ihtiyacımız var.Esto es cómo describir a alguien que necesitan mirar para encontrar una estrella.
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Le donne grasse non eccitano nessuno, quindi è impossibile che qualcuno ti abbia molestato sessualmente.
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Les grosses n'excitent personne, donc ce n'est pas possible que quelqu'un vous ait agressée sexuellement.
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Mulher gorda não deixa ninguém excitado, portanto, não é possível que alguém tenha assediado você sexualmente.
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Nadie se siente atraído por mujeres gordas, así que no es posible que alguien te haya acosado sexualmente.
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Οι χοντρες δεν καυλωνουν κανεναν αρα αποκλειεται να σας παρενοχλησε καποιος
Şişman kadınlar kimseyi azdırmaz yani birinin sana cinsel tacizde bulunması imkansız.Тучные женщины никого не возбуждают, поэтому сексуальное домогательство сразу исключается.
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .Ai socialisti in genere, non piaceva questa grande concentrazione di richcezza, questa realtà che...
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .사회주의들은 대체적으로 재산이 고도로 집중된것이 싫었습니다.
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .Или всъщност, социалистите като цяло не харесват силната концентрация на богатства.
Sosyalistler genel olarak kapitalin toplumun sadece belli bir kesiminde yoğun olarak bulunmasını istemezler. .الاشتراكيون عموما، يجدر بي القول، لم يعجبهم هذا التركيز العالي في الثروة، أن توجد هذه الحقيقة