bulunması ile cümle

bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kumun belirli bir nem değerinde bulunması gerekir.The sand needs to be at a certain humidity.
Çünkü yetkililer onun iltica talebinde bulunmasından korktular.Besides, I had reason to be grateful for his fearsome reputation.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.The spreading of organisms is facilitated when risk factors are present.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.Thus it was considered to have good commercial potential.
Fakat nadir bulunması ve kıymeti dolayısıyla, artık bu amaçla kullanılmamaktadır.However, because it is fragile and in poor condition it is no longer displayed.
Taşköprü-Kastamonu yolu üzerinde bulunması, ulaşım kolaylığı da sağlamaktadır.A single asphalted road traverses it to facilitate transportation.
MÖ 3000 yılında da çömlekçi çarkı bulunmasıyla çark üzerinde şekillendirmeler de başlamış oldu.Starting in 1930 there was also a version with chain-driven compressor.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.An intelligent search facility allows simple access to the relevant planning data.
Ayrıca sulak alanların bulunmasından dolayıda kavakçılık ilçede yoğun olarak görülmektedir.Also the presence of the sodateam is noticed as very inactive.
Kokomo'da aileler White'ın okulda bulunmasını kabul edilemez bir risk taşıdığına inanıyorlardı.Many families in Kokomo believed his presence posed an unacceptable risk.
Bu arada, matbaa’nın bulunması Avrupa toplumu üzerinde büyük etkiye sahip oldu.Meanwhile, the introduction of printing was to have great effect on European society.
Ancak Celâl Bayar'ın cezası, 65 yaşının üstünde bulunması sebebiyle müebbet hapis cezasına çevrildi.However, by Venezuelan laws, he was granted parole for being older than 65 years.
Bu tutumlar şöyledir: Teorik: Başat ilgi alanı doğruluğun bulunması olan kimseler.Basically, under this theory: Governments are treated as the primary actor.
Hastalık erken dönemde mikroskop kullanılarak kanda parazitin bulunmasıyla teşhis edilebilir.Diagnosis of early disease is by finding the parasite in the blood using a microscope.
Vurma zamanı sonlu olmakla beraber bir sonlu beklenen değeri bulunması gerekmez.Even if the hitting time is finite with probability 1, it need not have a finite expectation.
Bir sezonluk kombine satın almak için öncelikle kulübe üyeliğin bulunması gereklidir.It is a self-service place where one has to buy a coupon before eating.
Genellikle, iki tür arasındaki genetik uzaklığın bulunmasında kullanılır.It is usually used to determine the genetic distance between two organisms.
Hepsinin ses kayıtları bulunmasına rağmen 26 hikâye tamamlanamamıştır.Although 21 photographs were taken, none was considered conclusive.
Bunun nedeni, hemen arkasında dağlar bulunmasıdır.In the distance is a town with mountains behind it.
Buraya yerleşmelerinin diğer bir sebebi şu an hala akmakta olan bir çeşmenin bulunması.Their only way to save their house is the land title that was now yet found.
Öykünün ses kayıtları bulunmasına rağmen bölümlerin tamamı kayıptır.While you've been sleeping, entire colonies have been disappearing.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Unlike Sir Thomas, you seem not to know it.
Kahverengi olan 3 ve 4 ise ikinci satırdaki iki sayının bulunmasında kullanılıyorlar.And then finally this 3 and the 4 in the brown, so that's this 3, this 4, and this 3 and this 4.
İyi haber ise, en yeni pratik metotların bulunması.The good news is that there are new best practices.
"Linux'a binlerce programcının katılımda bulunması diye bir şey yok; bu bir efsane.""Oh, this business of thousands of programmers contributing to Linux, this is a myth.
Mahalli birimlerde, şevkle çalışacak olan ve fark yaratmak isteyen kişilerin bulunması.Finding those people in the community who have the passion and who want to make a difference.
Şu an bulunması gereken en yakın hayat kurtarıcı AED'nin nerede olduğunu kimse bilmiyordu.Nobody knew where the nearest lifesaving AED was to be obtained right now.
Bu aklımızda bulunması gereken bir şey.So that's something to keep in mind.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.Oh, for Al Gore to come and be in the real world as president.
Burada, bulunmasından bir dakika sonra görüyorsunuz.There it was, moments after it was discovered.
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım![Man: As long as there is injustice, someone must make a sacrifice!]
Hepimiz yardım düşünüyoruz, buradaki insanların buradakilere yardımda bulunması gibi.like these people here giving aid to these people here.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.In 1798-- and remember, the Directory really didn't want Napoleon hanging around France.
Burada bir tane bulunması çok mantıklı, tali yolun ana yola birleştiği yerde.So, it's logical that you'd have one there, on the minor road entering the major.
Yol bulma problemimizde başlangıç durumu, etmenin Arad şehrinde bulunmasıydı.In our route finding problem, the initial state was the agent being in the city of Arad.
Bulunması zor bir adamsın.You're a hard man to find.
İki vektör bulunmasına rağmen, aslında bu vektörler doğrudaş.Even though we have two vectors, they're essentially collinear.
Objenin üzerinde bulunması varsayılan resim muhtemelen yüksek çözünürlükteki, Dünya resmi olurdu.The default image on the object would probably be a high-resolution Earth image.
Evet, bunu yaparken oldukça eğleniyorlar.Ama hiçbir çocuğun bulunmasına izin yok.So, they had a lot of fun doing this.
Ve insanlar ayrıca kayıp çocukların bulunmasına da yardım ediyorlar.And here also people are helping to find missing children.
Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Everything made sense, except, at the axis, there was missing heat.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.I use two a lot just because two is an easy number to figure out the powers.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.But energy policies continued to focus on finding more fossil fuels.
Vücutlarımızda dahi bu maddelerden çokça bulunmasının sebebi işte tam olarak budur.And so that's why we have a lot of these materials in our own bodies.
Çünkü Tanrı bütün doluluğunun Onda bulunmasını uygun gördü.For all the fullness was pleased to dwell in him;
Fakat, tevbe eden, inanıp yararlı iş işleyen kimsenin, kurtuluşa erenler arasında bulunması umulur.But he who repents and believes and does good things may well be among the successful.
Hiçbir söz söylemez ki yanında, onu zapteden, gözetip kollayan biri bulunmasın.There is not a word he utters but an observer is ready (to make note of it).
Hiçbir kimse yoktur ki onun bir gözetip koruyan memuru bulunmasın.That over each soul there is a guardian.
Hiçbir benlik yoktur ki, üzerinde bir koruyucu/bir gözetleyici bulunmasın.That over each soul there is a guardian.
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.There is not a word he utters but an observer is ready (to make note of it).
Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.That over each soul there is a guardian.
Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.That over each soul there is a guardian.
Hiçbir kimse yoktur ki yanında bekçi bir melek bulunmasın. [13,11]That over each soul there is a guardian.
Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize karşı saldırı ve taşkınlıkta bulunmasından korkuyoruz."They both submitted, “Our Lord – indeed we fear that he may oppress us or deal mischievously.”
Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Lehvi mahfuzda) bulunmasın.And not a thing is there hidden in heaven and earth but it is in a Manifest Book.
Bu, onların içinde bilginler ve rahibler bulunmasından ve büyüklük taslamamalarındandır.That is, because among them are divines and monks and because they are not stiff-necked.
Eşi bulunmasına imkan yokken oğlu nasıl olabilir?How should He have a son when there is for Him no spouse?
O kötülükle kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister.And as for the evil it has done, it will wish there were a great distance between them.
Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apaçık kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasın.And not the least and not the greatest of these things but are recorded in a clear record.
Varsayılan ana dökümanı seçin. Otomatik olarak bulunması için boş bırakın.Select the default master document. Leave empty for auto detection.

İlgili Sayfalar