bulunması ile cümle

bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- 앨 고어를 오게해서 실제 세상에 대통령이 되게 할 것입니다.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.- ó, Al Gore szerint az hogy elnök legyen ebben a világban.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.- och, żeby Al Gore był prezydentem.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- oh, keby bol tak Al Gore prezident v reálnom svete.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- oh, möge Al Gore kommen und Präsident in der realen Welt sein.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- oh, pour qu'Al Gore devienne président dans le monde réel.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- oh, que Al Gore fuera presidente en la vida real.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- oh, stel je voor, Al Gore als president in de echte wereld.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- olisipa Al Gore oikeasti presidentti.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.Para que Al Gore venha a ser presidente no mundo real.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- pentru ca Al Gore să fie preşedinte în lumea reală.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.- uh, čekáme na Al Gora až se stane prezidentem světa.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- α, ο Αλ Γκορ να ερχόταν και να ήταν πρόεδρος στον πραματικό κόσμο.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.Ние... (Смях) ...о, за да дойде Ал Гор и да бъде в реалния свят като президент.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.Чтобы Элу Гору прийти и стать президентом в действительности.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- אוי, שאל גור יבוא להיות בעולם האמיתי כנשיא
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.أن يأتي آل غور للعالم الحقيقي ويصبح رئيسا.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.我々のアプローチは
Altçizgili olacak metin karakterlerinin bulunması durumunda ilgili konumlarda _ karakterler bulunan dizgiEn streng med «_»-tegn i posisjoner tilsvarer tegn i teksten som skal understrekes
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Aber die Energiepolitik konzentrierte sich weiter darauf, fossile Energien zu finden.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.A la sazón ya teníamos dos nietos,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.하지만 에너지 정책은 지속적으로 더 많은 화석연료를 찾는 방법에 집중하고 있었습니다.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Ma le politiche energetiche continuarono a concentrarsi sulla ricerca di più combustibili fossili.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Mutta energiapolitiikassa keskityttiin edelleen löytämään lisää fossiilisia polttoaineita.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Nhưng các chính sách về năng lượng tiếp tục tập trung vào việc tìm kiếm thêm nhiên liệu hóa thạch.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Polityka energetyczna nadal jednak skupiała się na paliwach kopalnych.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.V té době jsme měli dvě vnoučata,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Αλλά οι ενεργειακές πολιτικές συνέχιζαν να επικεντρώνονται στην εύρεση περισσότερων ορυκτών καυσίμων.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.До тогава имахме две внучета,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.אבל מדיניות האנרגיה המשיכה להתמקד על מציאת עוד דלק פוסילי.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.لكن سياسات الطاقة استمرت في التركيز على إيجاد المزيد من الوقود الأحفوري.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.発見することに力を注ぎ続けました その頃には 私には2人の孫ができました
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Cependant, il vaut mieux se munir de boissons, d'un téléphone et d'une carte géographique.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Det är dock bra att ta med sig något att dricka, telefonen och en karta.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Es recomendable que lleve consigo algo de beber, un teléfono móvil y un mapa.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Mukaan kannattaa kuitenkin ottaa juotavaa ja puhelin sekä kartta.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Тем не менее, с собой стоит взять воду, телефон и карту.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.من المفضل على كل حال أن يكون موجودًا معك شيء قابل للشرب والهاتف والخريطة.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.Au moins deux témoins doivent aussi être présents.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.Dessutom måste minst två vittnen vara närvarande.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.Lisäksi paikalla on oltava vähintään kaksi todistajaa.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.También se requiere la presencia de al menos dos testigos.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.Также должны присутствовать минимум два свидетеля.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.بالإضافة إلى ذلك يجب أن يكون حاضراً في المكان شاهدان/شاهدتان على الأقل.
Ayrıca en azından iki şahidin de hazır bulunması gerekir.证婚仪式中,结婚双方必须在场,同时还需要至少两位证婚人。
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.De plus, il doit y avoir sur place au moins deux témoins âgés d'au moins 15 ans.
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.Dessutom ska minst två vittnen som har fyllt 15 år vara på plats.
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.Lisäksi paikalla täytyy olla vähintään kaksi todistajaa, jotka ovat täyttäneet 15-vuotta.
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.También deben estar presentes al menos dos testigos que tengan como mínimo 15 años de edad.
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.Кроме того, на ней должны присутствовать как минимум два свидетеля, достигшие возраста 15 лет.
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.بالإضافة إلى ذلك ‏يتوجب أن يكون حاضراً شاهدان على الأقل، بحيث يكونان قد أتما 15 سنة من عمريهما.
Ayrıca nikahta 15 yaşını doldurmuş iki şahidin bulunması şarttır.配偶双方必须同时出席证婚仪式。除此之外,还需要两位年满15周岁的证婚人出席仪式。
Bazı durumlarda bir banka hesabınızın bulunmasına rağmen, size internet bankacılığı şifreleri verilmeyebilir.I vissa fall kan du alltså inte få webbankkoder även om du har ett bankkonto.
Bazı durumlarda bir banka hesabınızın bulunmasına rağmen, size internet bankacılığı şifreleri verilmeyebilir.Joissakin tilanteissa et siis voi saada verkkopankkitunnuksia, vaikka sinulla on pankkitili.
Bazı durumlarda bir banka hesabınızın bulunmasına rağmen, size internet bankacılığı şifreleri verilmeyebilir.В некоторых случаях банковский логин может быть не выдан, даже если у вас есть банковский счет.
Beni kurtarmaya yetecek kadar kısa bi süre içinde, 20 yılda, bunun tedavisinin bulunmasını istiyorum.제가 원하는 것은 20년 안에 저를 보호할 수 있는 치료법이 나오는 것입니다.
Beni kurtarmaya yetecek kadar kısa bi süre içinde, 20 yılda, bunun tedavisinin bulunmasını istiyorum.Azt akarom, hogy a következő 20 évben megtalálják a gyógyírt, időben ahhoz, hogy megvédjen.
Beni kurtarmaya yetecek kadar kısa bi süre içinde, 20 yılda, bunun tedavisinin bulunmasını istiyorum.Ce que je veux c'est un remède dans les 20 prochaines années, assez tôt pour me protéger.
Beni kurtarmaya yetecek kadar kısa bi süre içinde, 20 yılda, bunun tedavisinin bulunmasını istiyorum.Chci, aby se během nejbližších 20 let našla léčba, dost brzy na to, aby mě chránila.
Beni kurtarmaya yetecek kadar kısa bi süre içinde, 20 yılda, bunun tedavisinin bulunmasını istiyorum.Ciò che voglio è una cura entro i prossimi 20 anni, in tempo per proteggermi.

İlgili Sayfalar