bulunması ile cümle
bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Lahko se tudi potrdi na osnovi protiteles proti bolezni v krvi.
En bilinen çalışması Samanyolu galaktik döngüsü için ilk kanıtların bulunmasıdır.Njegovo odkritje je bilo sicer dejansko prvi dokaz, da se naša Galaksija vrti.
Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur.Kljub imenu pri oksidaciji ni nujna prisotnost kisika.
1960'tan bu yana bu tür kanıtların bulunmasına yönelik çalışmalar yapılmış ve yapılmaktadır.Od poznih 1960-ih so preskusi nakazovali, da jo imajo.
Örneklerin çoğu doğu Japonya'da bulunmuştur ve batı Japonya'da bulunması oldukça nadirdir.Večina najdb je iz vzhodne Japonske, na zahodu so redke.
Yıldızların daha sıkışık bir hacimde grup halinde bulunmasına neden oluyor.Zaradi tega se gibljejo zvezde navidezno malo bolj zapleteno.
Diğer şehitlerin isimlerinin bulunması için çabalar devam etmektedir.Še vedno pa se izogibamo imena domobranci ...
Vurma zamanı sonlu olmakla beraber bir sonlu beklenen değeri bulunması gerekmez.Na podlagi računa je preseneteljivo, če na koncu še kaj ostane.
570 yılı civarında, Yemen Kralının yarı kardeşi "Ma'd-Karib" I. Hüsrev'in müdahelede bulunmasını talep etti."Ma 'd-Karib" Jemeno karaliaus pusiau brolis paprašė Khosrau įsikišimo.
Fermi paradoksunu çözümlemenin yollarından biri, dünya dışı zekaya dair kesin kanıtların bulunmasıdır.Akivaizdus paradokso išsprendimo būdas būtų rasti nežemiškos civilizacijos įrodymų.
"Nobel fizik ödülü evrenin hızlandırılmasının bulunmasına".Nobelio medicinos premijos laureatai Ville Valo.
Parti Genel Başkanlığına, yurtdışında bulunmasına rağmen Muhammed Salih yeniden seçildi.Valstybės vadovu (faktiškai diktatoriumi) vėl išrinktas M. al Kadafis.
Tarih öncesi savaş, yazının bulunmasından önceki çağlarda yapılan savaşlar.Žinoma, kad jos geriamos nuo laikų, kai atsirado rašytinė istorija.
Yeni hareketlerin bulunması veya değiştirilmesi bu dansın özünde yoktur.Seda, kas on teisi asenduste liike või ei ole, saame näha.
Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur.Nagu võrranditest näha, ei ole reaktsiooniks vaja hapnikku.
Devlet idaresinin orduda bulunmasıdır.Sõjaväeline režiim on endiselt võimul.
İstanbul'da çok sayıda yabancı azınlık bulunmasından dolayı 19. yüzyılda yabancı liselerde artış görülmüştür.Eestis on enne 19. sajandit sisse toodud võõrliikide arv väga väike.
Belki de en önemli teknolojik değişiklik üzengi'nin bulunmasıdır.Võib-olla on tarvis uut teadusrevolutsiooni.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.Sellise seisukorra tulemusena tekkiski merkantilism.
Başka bir sınırlılığı da, bilgilerin sadece metin dosyaları şeklinde bulunmasıdır.Lihtsalt need maskeerivad registreeritavate faktide vormi.
Fikrini değiştirmesi, üçüncü ve çok daha tam bir kafatasının bulunması ile gerçekleşti.Tema tegevusajal oli peamiseks muutuseks kolme- ja neljahäälse organumi ilmumine.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.1798년에.. 일단 프랑스 총재 정부가 나폴레옹이 정말 프랑스에서 서성이는 것을 좋아하지 않았다는 것을 기억하시고요
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.1798 wollte die französische Führung nicht, dass Napoleon in Frankreich ist.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.Em 1798 - e lembrem-se, o Diretório não queria que Napoleão ficasse na França.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.Nel 1798 - E ricordate, il Direttorio non voleva veramente che Napoleone restasse intorno alla Francia.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.V roce 1798 a nezapomeňte, Direktorium nechtělo Napoleona ve Francii.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.W 1798 - i pamiętaj, że Dyrektoriat nie chciał, żeby Napoleon kręcił się we Francji.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.В 1798г. - не забравяйте, че Директорията гледала Наполеон да не се размотава във Франция.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.В 1798 - мы помним, Директория действительно не хотела, чтобы Наполеон болтался во Франции.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.في 1798-- وتذكر أن المجلسس لم يكن يريد أن يظل نابليون في فرنسا كثيراً.
1798'de-- ve unutmayın, yönetim Napoleon'un Fransa'da bulunmasını gerçekten istemiyordu.いてほしくないんだったよね。 彼らは、こんな感じだ。 「ナポレオン、君は、とても人気者だ。
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.2 를 아주 많이 사용하는데요, 2 는 지수를 알아내기에 쉽기때문입니다.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Dos utilizo mucho porque dos son un número de fácil averiguar los poderes.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Eu uso dois bastante só porque dois é um número fácil de descobrir as potências.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Hodně používám základ 2 protože to je jednoduchhé číslo... na počítání mocnin.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.J'utilise 2 beaucoup parce que 2 est un chiffre facile à élever aux puissances...
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Uso molto il 2 solo perché 2 è un numero di cui e' facile capire le potenze.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Używam bardzo często dwójki, ponieważ łatwo dla niej wymyślać kolejne potęgi. Użyjmy jednak innej liczby.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.Най-много използвам две, защото две е число, с което лесно се пресмятат степените.
2'yi çok fazla kullanıyorum, çünkü kuvvetlerinin bulunması açısından oldukça kolay.لقد استخدمت العدد 2 كثيراً لأن 2 عبارة عن عدد من السهل ايجاد قواه
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaA területekre szakosodott munkatársak dolgoznak.
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaC specialiști în domeniile în care pot sprijini
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaD scheidenheid aan vakspecialisten in huis hebben
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaD verschiedener Fachgebiete, die das Unter-
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaE področij, ki lahko pomagajo podjetjem pri rasti za določen projekt.
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaE skellige specialister på områder, der kan fremme virk-
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaG borazione di numerosi esperti dei più svariati set-
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaO especialistas em domínios que podem ajudar as
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaV odborníků, kteřípomáhajípodnikům při jejich
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaW którzy są w stanie pomóc firmom rozwinąć się
A bulunmasına yardım edebilecek çok çeflitli alanlardaΤ µpiορούν να βοηθήσουν τις εταιρείες να αναpiτυχθούν
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Atâta timp cât există nedreptate, cineva trebuie să facă un sacrificiu!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Chỉ cần bất công còn tồn tại, ai đó cần phải hi sinh!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Dokud bude nespravedlnost, někdo se musí obětovat!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Siempre que haya injusticia, ¡alguien debe sacrificarse!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Zolang er onrechtvaardigheid bestaat, moet iemand zich opofferen!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Винаги когато съществува несправедливост, трябва да има някой, който да се жертва!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Пока есть несправедливость, кто-то должен понести жертвы!
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması.-- åh, om ändå Al Gore skulle kunna komma och vara president i den riktiga världen.
-Al Gore'un gelip gerçek dünyada başkan olarak bulunması. Değişik bir yaklaşım oldu.-- oh, perché Al Gore diventi davvero presidente -- abbiamo tenuto un approccio differente.