bulunması ile cümle
bulunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
NGC 5866'nın en belirgin özelliklerinden birisi oldukça geniş bir toz diskinin bulunmasıdır.NGC 5866最明顯的其中一個特點是它那幾乎側面在地球視線上沿著盤面擴展的塵埃盤。
Bunun için ilk şart sistemde geçerli bir fotoğrafının bulunmasıdır.对于他来说,首要的事情是要有一份稳定的工作。
En azından bir ortağın, şirketi yönetim ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.此外,审计委员会至少一名成员被要求具有会计或财务管理相关的专业知识。
Bu merasimde en aşağısı ikisi erkek ikisi kadın olmak şartı ile evli dört kişinin bulunması lazımdır.若非如此,即每位妻子都有女兒,則該男性至少要有4位女兒,矛盾。
Kabrinin de Konya’da bulunması gerekir.在片頭曲中也有登場。
Johnston organı, eşeylerin bulunmasında çok önemlidir.瓊斯矩陣是作用於瓊斯向量的算符。
O senenin sorusu bir gemi üzerine gemi direklerini yerleştirmenin en iyi yolunun bulunmasıydı.晚年,他提議用這一方式拖船。
Fakat nadir bulunması ve kıymeti dolayısıyla, artık bu amaçla kullanılmamaktadır.这是因为,一旦变得足够有用和普遍,它就不再被称为AI了。
NGC 5866'nın en belirgin özelliklerinden birisi oldukça geniş bir toz diskinin bulunmasıdır.NGC 5866의 가장 눈에 띄는 특징 중 하나는 거대한 먼지원반이다.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.또한 공무원의 정치적 활동은 금지되었다.
Çift yıldız sistemlerindeki gezegenlerin bulunmasında en güvenilir yöntem budur.이 방법은 쌍성계에 존재하는 행성을 찾는 데 있어 가장 믿을 만한 수단이다.
Kavramsal radyo ile bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanmıştır.이런 문제에 대한 기술적인 해결책으로 객체지향이 있다.
Bu sırada Papa II. Julius Fransa'nın İtalya'da bulunmasından tedirgin olamaktaydı.교황 인노첸시오 2세가 프랑스로 피신했을 때, 그는 이탈리아에 계속 남아 있었다.
Bu konunun tartışılması sırasında en az yüz Senatorun hazır bulunması gerekir.의결을 위해 최소 과반수 이상의 의원이 참석해야 한다.
Bu döneme tarihlenen kayaçlarda bolca tebeşir bulunması, döneme bu adın verilmesine neden olmuştur.이곳에서 벌어진 전투에 붙여진 악평 때문에 이 다리는 라고 역사에 이름을 남기게 되었다.
Çin’de bulunmasına karşın Çince konuşamamaktadır.중국인과의 혼혈이기 때문에, 중국어로 말할 수 있다.
Daha sonra Moskova yönetimi, bu istenen fiyatın , Japonlar tarafından çok yüksek bulunmasından yakınmıştır.그러나 반일감정에 대해, 일본이 지나치게 욕심을 부린 만큼 그에 합당한 대가를 받을 뿐이라고 판단했다.
Sadece genç örneklerin bulunması açısından önemli olabilir.어린 트리케라톱스로만 되어 있다는 사실이 중요할 수도 있다.
BCS Teorisi 1911'de süperiletkenliğin bulunmasından beri süperiletkenliğin ilk mikroskopik teorisidir.1911년 오너스에 의해 초전도체가 발견된 이후 초전도의 원리를 설명한 최초의 미시 이론이다.
Bu, tam arama metni girilmeden önce gereken dosyaların bulunmasına neden olur.검색어를 입력하기도 전에 연관성 있는 정보를 제시합니다.
Her geminin bağlama limanı bulunması zorunluluğu vardır.미국의 관할 하에 있는 모든 선박과 함선은 통상을 금지한다.
Danimarka, İsveç'e saldırıda bulunması olası tüm deniz kuvvetlerinin Baltık Denizi'ne girmesini önleyecekti.덴마크는 발트 해로 들어오는 모든 스웨덴의 적 군함을 막는다.
Önce John'un savaş atı üzerinde poz verir bulunması idi.존 하지가 존스턴의 기사를 공표하라는 압력을 넣은것이었다.
Örneğin Fransa'da trüf mantarının bulunmasında eğitilmiş yaban domuzları kullanılır.프랑스에서는 돼지를 훈련시켜 송로버섯을 찾는다.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.이로 인해 알지도 못한 채 표절을 하게 되는 경우가 많았다.
Stad de Suisse'nin ilginç bir özelliği tek bir kırmızı koltuk bulunmasıdır (diğer koltuklar siyah ve sarıdır).מאפיין יוצא דופן של האצטדיון הוא קיומו של מושב יחיד בצבע אדום (כל שאר המושבים צהובים ושחורים).
Elektromanyetik konusundaki çalışmaları elektrikli telgrafın bulunmasında temel oluşturdu.עבודות שלו על ממסרים היו בסיס לטלגרף חשמלי.
Düşük görme yeteneğinden dolayı iniş yeri ekibinde bulunması sınırlandırıldı.אנשי הצוות הפנימו כי מתקיימת הערכה נמוכה למאמציהם.
Çok fazla fosil bulunmasının nedeni ölülerini gömmüş olmalarıdır.כלומר, נראה שהרוב המוחלט של הכלבים כן נקבר.
Zîrâ, istenen sonucu gerçekleştiren kişide hukukî fiil ehliyetinin bulunması aranmaz.משכך, אין למי שמבקשים לאמץ זכות חוקתית.
1970 İsveç'te arka koltukta emniyet kemeri bulunması mecbur tutuldu.בשנת 1970 נפגע תושב המושב בהתפוצץ מוקש בשדות המושב.
Bu levhalar, bir gün dünyadışı hayat tarafından bulunması durumu için yollanmıştır.פסל זה אמור לשמש עבורו כדרך לחזור אל עולם החיים יום אחד.
Ayrıca kendi görüşlerinin de kitapta bulunmasını istemişti.Той иска също и неговите собствени възгледи да бъдат включени в книгата.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Разпространението на организмите се улеснява при наличие на рискови фактори.
Neden Manon hakkında iki değişik opera bulunmasın?Има две версии за това, защо Франкети се отказва от операта.
ABD Ordusu kolay bulunması sebebiyle JP-8 jet yakıtı kullanmaktadır.Американската армия зарежда танковете си със самолетно гориво JP-8, за да се улесни логистиката.
Köyün adı eski zamanlarda köyde birçok tavşanın bulunmasından dolayı verilmiştir.Името на селото се е образувало от това, че преди време там е имало много вълци.
Örneğin Fransa'da trüf mantarının bulunmasında eğitilmiş yaban domuzları kullanılır.Във Франция обонянието на свинете се използва за откриване на трюфели.
Ayrıca kişinin kanında hastalığa karşı antikorların bulunmasıyla da teyit edilebilir.Може да се направи и изследване на кръвта за антитела срещу заболяването.
Çin’de bulunmasına karşın Çince konuşamamaktadır.По време на залавянето му той не говори нито японски, нито китайски.
Böylelikle kendine sadık kalacak büyük bir askeri birlik bulunmasını sağlamıştı.Затова той чувства нуждата от въоръжен ескорт, който да му е изцяло предан.
Kabrinin de Konya’da bulunması gerekir.Отвор има и в конхата.
Torbanın vücut dışında bulunmasının nedeni budur.Ето защо тестисите са извън коремната кухина.
Kültür şokunun en önemli kaynaklarından biri kişinin yabancı bir çevrede bulunmasıdır.Една от най-честите причини за културен шок включва индивиди в чужда среда.
Şehir 1946 yılında bölgede petrol bulunmasının ardından kurulmuştur.Grad je osnovan 1940.-ih godina, nakon otkrića nafte u području.
Genellikle resmî evraklarda dönem ismi ve yılının bulunması gerekmektedir.Vladini uredi obično zahtijevaju imena razdoblja i godina kod službenih dokumenata.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.Širenje organizama je olakšano u prisutnosti rizičnih čimbenika.
M1025 serisinden farkı bu araçlarda vinç bulunmasıdır.E60 M5 je imao i karavansku inačicu napravljenu u 1025 primjeraka.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.To je bilo uglavnom moguće zbog dobro razvijenih trgovačkih puteva.
Ortaya çıkışları ilk amplifikatörlerin bulunmasına kadar uzanır.Kr. ulazimo u doba pojave prvih obrađivača tla.
Mektubun bulunması ve Agamemnon'a götürülmesi işini de tezgâhladı.Namjestio je da pismo bude pronađeno te je Agamemnonu dao upute kako da dođe do zlata.
Bunun içinde her şeyden önce yeni bir anlatım yolu, yeni bir dil bulunmasını gerekli görür.Gotovo kao da se uči novi jezik, novu metodu razmišljanja.
Çoğu Yemen tarafında bulunmasına rağmen 1995-1999'larda Eritre tarafından sahiplendiler.Većina otoka je dio Jemena, ali prije 1998.-1999., Eritreja je polagala pravo na njih.
Bölgede kömür kaynaklarının bulunmasıyla ilgi çeken kent, 1797'de ilk kömür madenine kavuştu.Prvé záznamy o výskyte uhlia v oblasti pochádzajú z roku 1784.
Bugün bulunması neredeyse olanaksız olan bu kayıtların tahmini tutarı çok yüksektir.Pri vtedajších komunikačných možnostiach to znie takmer neuveriteľne.
Bu dillerin, diğer kardeş ve akraba Kafkas dilleriyle ortaklıkları bulunması bu ihtimâli de güçlendirmektedir.Teórie o možnom príbuzenstve s inými jazykovými rodinami, vrátane uralských jazykov sú sporné.
Ancak barutun bulunmasıyla ve muharebelerde kullanılmasının artmasıyla taş yerine ahşap malzeme tercih edildi.Hlavný rozdiel spočíva v tom, že ako materiál pažby a predpažbia sa namiesto dreva použil odolný plast.
Kadınların daha etkin olarak yönetimde bulunmasını sağladı.Dominujúce postavenie prislúchalo ženám.
Kavramsal radyo ile bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanmıştır.RED existuje na riešenie týchto problémov.
Bitki besin elementlerinin toprakta, bitki için optimal değerlerde bulunması ifade eder.Zloženie pôdy vytvára optimálne podmienky pre niektoré rastliny.