bulunmama ile cümle

bulunmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İlçede özel radyo ve televizyon bulunmamaktadır.Alkoholreklam får inte finnas i radio och TV.
Üstünde yaşam bulunmamaktadır.Tyvärr kan jag inte leva om mitt liv.
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.När infektion påträffats finns ingen specifik behandling.
Sağlık ocağı bulunmamaktadır ancak sağlık evi mevcuttur.Av koncentrationslägret finns inget kvar, men industriområdet existerar fortfarande.
En eski iki yapı evresinde kil heykelcik hiç bulunmamaktadır.Två tidigare klockstaplar har funnits på annan plats än den nuvarande.
Bu nedenle standart bir yazımı bulunmamaktadır.Det räcker inte med ett bra manus.
(Bu listede tüm filmleri bulunmamaktadır.)Namn som förekommer i de artiklarna upptas inte här.)
Ama pek kalıntı bulunmamaktadır.Men särskilt mycket vila blir det inte.
Ancak ikinci karakter olan 奴 karakterinin Hun kelimesi ile bir benzerliği bulunmamaktadır.Personens namn inte redan finns representerat genom ett annat likartat gatunamn.
Bunlardan %30'unda altta yatan bir hastalık da bulunmamaktadır.Omkring 30 % med denna sjukdom är också drabbade av huvudvärk.
Mantarlar, yılın her döneminde doğada bulunmamaktadır.Arten kan para sig när som helst under året.
GAL örgütünün tutarlı veya belli bir ideolojisi bulunmamaktadır.Någon egentlig ideologi eller partiprogram har partiet hittills inte visat upp.
Santralin ne zaman devreye alınacağına ilişkin kesin tarihler bulunmamaktadır.Det finns inga uppgifter när parningstiden äger rum.
Mezarlarda herhangi bir eşya bulunmamaktadır.Man har inte funnit några föremål i gravarna.
Bu versiyonun baskıları artık piyasada bulunmamaktadır.Lappskattelandet Hierta finns inte längre kvar i jordeböckerna.
Günümüzde ise tek bir okul bulunmamaktadır.Numera är det den enda skolan som finns kvar.
Fakat mahallede okula giden çocuk bulunmamaktadır.Så många barn går dock inte i skolan.
Bu mezar taşlarının kime ait olduğu ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.Det är inte säkert att stenen har något samband med dessa gravfält.
1970 yılından bu yana ülkede başbakanlık makamı bulunmamaktadır.Associéer utses sedan 1971 inte längre.
Kanalizasyon sistemi de bulunmamaktadır.De kommer aldrig att komma ut ur kloaksystemet.
Ama hasta idi ve hastalığının ne olduğuna dair kesın bilgimiz bulunmamaktadır.Personen är sjuk utan att veta om det.
Mahallenin bilinen bir tarihi bulunmamaktadır.Walter kommer få uppleva en oförglömlig date.
Fakat bu aşırı fanatik Katolik Haçlı tutumu hakkında tenkit bulunmamaktadır.Detta requiem följer följer dock inte den katolska mässan.
Bayrağın her iki ülkede de resmî bir statüsü bulunmamaktadır.Dessa länder har alltså inte någon särskild statsflagga.
Üyeler arasında ise daimi komite üyeliği dışında özel bir üyelik kategorisi bulunmamaktadır.Respektive företrädare får inte vara fler än ordinarie ledamöter.
Kanalizasyon ve içme suyu sorunu bulunmamaktadır.Ingen grill eller dricksvatten finns tillgängliga.
PTT şubesi ve kanalizasyon şebekesi de bulunmamaktadır.Stortorp är inte anslutet till det kommunala vatten- och avloppsnätet.
Ancak bazı kovuşturmalar dışında bu konuda özel bir mevzuat bulunmamaktadır.Dock utan att kunna ta några poäng.
Ancak, ne federal bakanlık ne de yüksek öğrenim bakanlığı bulunmamaktadır.Det räcker inte att kollegiet eller en styrelse finns.
İş ve çalışma hayatını engelleyen ciddi bir problem bulunmamaktadır.Det blir svårt på att sätta gränsen för vad socialt arbete är och inte är.
V. Louis'in hiçbir meşru selefi bulunmamakta idi.'John Hardy' - inga uppgifter hittade.
Operatörlerin şebeke sıkıntısı bulunmamaktadır.Aktieägarna svarar inte personligen för bolagets förpliktelser.
Ayrıca İngilizce Wikipedia'da da bu konu bulunmamaktadır!!Motsvarande artikel på engelskspråkiga Wikipedia. ^
Kitabesi bulunmamakla beraber vakıf kayıtlarından 14. yüzyılın başlarında yapıldığı öğrenilmektedir.När denna kommit till är inte känt, men dess upptecknande i skrift härrör från början av 1300-talet.
Otel bulunmamaktadır.Hotellet blev alltså inte av.
İlçede genel olarak su sorunu bulunmamaktadır.Med andra ord betraktas inte drogerna i sig som ett trängande problem.
Beyyazı Kasabasında çevreyi kirletici nitelikte sanayi tesisi bulunmamaktadır.Utanför kontoret demonstrerar ilskna miljöaktivister.
Antarktika'nın yerli halkı bulunmamaktadır.Pakistans nationalsång kan inte förstås av indier.
Ancak elde yeterince ihtiyat birliği bulunmamaktadır.Tillgängliga resurser räcker inte till.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Джоел та Етан дозволили мені зробити певний внесок.».
Mezarlığın sınırları bilinmiyordu ve herhangi bir kayıt veya harita bulunmamaktaydı.Оригінальні межі кладовища були невідомі і не було ніякого реєстру або карти.
Ailenin aşırı dindar bulunmamasına rağmen, Paul İbranice ve Yahudi tarihi eğitimi aldı.Хоча сім'я Еренфеста не була надто релігійною, Пауль відвідував курси івриту й історії євреїв.
Bunlardan %30'unda altta yatan bir hastalık da bulunmamaktadır.Тим не менш, він відсутній у 30 % хворих.
O dönemde stadın özel bir adı bulunmamaktaydı.У той час заповідник не мав назву міста.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Між хлопцями зароджується не просто дружба.
Ama bu iddianın gerçek olup olmadığı hakkında hiç ipucu bulunmamaktadır.Однак, немає жодних доказів, що це припущення правдиве.
Hiçbir ara sahnede bulunmamaktadır.Без цього не можна виходити на сцену.
Bayrağın her iki ülkede de resmî bir statüsü bulunmamaktadır.Прапор не має офіційного статусу в жодній з країн.
1970 yılından bu yana ülkede başbakanlık makamı bulunmamaktadır.З 1970 року не була представлена в ландтагах земель.
(2010 (2010) itibarıyla), hastalığı önlemeye yönelik etkili bir aşı bulunmamaktadır.За даними 2010-го року вакцини для запобігання хвороби не існує.
Almanya - Almanya'da devlet kilisesi bulunmamaktadır.Кажуть — тут вам не Німеччина!
İsrail'in nükleer cephaneliği ve gücü hakkında bu yüzden kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Про проведення Ізраїлем випробувань ядерної зброї достовірно нічого не відомо.
Ancak şu an faaliyette olan bir sineması bulunmamaktadır.Є кінотеатр який на даний час не працює.
Otel bulunmamaktadır.Готелі відсутні.
Çok sayıda eski mezarlıklar bulunmamaktadır.В старому вже нових поховань нема.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Це повідомлення базується більше на легендах і не має підтвердження в історичних документах.
Düzenli olarak yapılan bir uçuş bulunmamaktadır.Регулярні рейси не приймає.
Düşünce özgürlüğüne engel yasalar bulunmamaktadır."Я не вбачаю в цих законах обмеження свободи.
İlçede özel radyo ve televizyon bulunmamaktadır.В країні не існувало незалежних радіо та телебачення.
Baekje müziği hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır.Відомостей про музичну освіту Котле не збереглося.
İlgili Sayfalar