bulunmama ile cümle

bulunmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Pek çok ülkede halkı girişimlere yatırım yapmakta sınırlayan limitler bulunmamaktadır.1 km, w którym poważnie ograniczono jakiekolwiek inwestycje budowlane.
Ancak 1996'dan beri Avustralya'da margarinde hemen hemen hiç trans yağ bulunmamaktadır.Nigdy wcześniej nie znaleziono w Chinach prawie kompletnego kośćca dinozaura.
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.Powiedziano mu, że wieś ta już nie istnieje.
Bugün yaşayan kimse bulunmamaktadır.Jednak teraz nie ma dla kogo żyć.
Sağlık ocağı vardır fakat sürekli bir personeli bulunmamaktadır.Budynek działa bez stałego personelu.
Düşünce özgürlüğüne engel yasalar bulunmamaktadır.Wolności w tym wypadku nie może zagwarantować rozum.
Ancak günümüzde Türkiye’de aktif volkan bulunmamaktadır.Obecnie w Danii nie ma czynnych skoczni.
İlk yapım tarihi konusunda kesin bilgiler bulunmamaktadır.Nie ma pewności co do początkowej historii dzieła.
Almanya'nın ulusal bir stadı bulunmamaktadır.Tego pałacu nie może mieć Niemiec
Bölümde büyük akarsu bulunmamaktadır.Nie czuje się pewnie w dużej grupie.
Üstünde yaşam bulunmamaktadır.Nie mogę żyć bez niego.
Köyde aktif bir turizm faaliyeti bulunmamaktadır.Brak w osadzie bazy turystycznej z prawdziwego zdarzenia.
Mağaranın doğal girişi bulunmamaktadır.Jaskinia posiada tylko jedno naturalne wejście.
İlçede herhangi bir tarihi eser bulunmamaktadır.Nie są znane inne oszacowania w przypadku ogólnym.
Bir ortaklığı bulunmamaktadır.Wspólnej deklaracji nie będzie.
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Podkreślają, że żaden człowiek nie może posiadać drugiego.
Ekonomik olarak tarım ve hayvancılık dışında bir faaliyet bulunmamaktadır.Z oczywistych względów nie ma na nim miejsca żadna działalność rolnicza czy ekonomiczna.
Kurulumun Ubuntu'dan farkı bulunmamaktadır.Mint nie jest forkiem Ubuntu.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Większość przetrwałych inskrypcji dotyczy faktów historycznych i nie zawiera żadnych przepowiedni.
Brunley'de hiçbir antik Romalı yerleşkesinin arkeolojik izi bulunmamaktadır.Nie istnieją jednak żadne archeologiczne dowody irlandzkiego osadnictwa.
Pussycat Dolls'a karşın grupta öne çıkan bir kişi bulunmamaktadır.Okazuje się jednak, że na Monikę wcale nikt nie czeka z otwartymi ramionami.
Teknisyen temsil örgütü bulunmamaktadır.Brakowało kadry technicznej.
Şu an için bu hastalığa ait bilgi bulunmamaktadır.W obecnej chwili nie ma możliwości leczenia przyczyny tej choroby.
Vilayetler günümüzde geleneksel bölümler olup idari özellikleri bulunmamaktadır.Dzielnice zwyczajowe oraz ich nazwy nie zawsze mają charakter urzędowy.
İşçi Partisi konseyde en büyük parti olmakla beraber bir mutlak çoğunluğu bulunmamaktadır.Nieoficjalnie sanacja liczyła na uzyskanie bezwzględnej większości w nowym sejmie.
Almanya - Almanya'da devlet kilisesi bulunmamaktadır.Niemki nie chodzą nawet do kościoła.
Günümüze gelen herhangi bir yapı kalıntısı bulunmamaktadır.Jakichkolwiek planów odbudowy na chwilę obecną nie ma.
İkinci kişiye verilmesi beklenen ödül, kimsenin talepte bulunmaması üzerine verilmedi.W przypadku gdy żaden zawodnik nie zgłosi się do odpowiedzi, nagroda nie jest przyznawana nikomu.
Fakat imparatorluk için Konstantinopolis'e gidecek gücü bulunmamaktaydı.Nie umiał jednak zdobyć Konstantynopola.
Üzerinde 2 konik tepe bulunan adada yerleşim birimi ya da turistik tesis bulunmamaktadır.Na wyspie były 2 miejscowości, Mostir i Nestane.
Ayrıca bölgedeki Edirne ilinde herhangi bir dağ bulunmamaktadır.W departamencie nie brakuje także gór.
Düzenli olarak yapılan bir uçuş bulunmamaktadır.Jak zwykle, nie podano programu lotu.
Bununla paralel olarak Sol Muhalefet'in aksine ayrı bir parti kurma eğilimleri bulunmamaktaydı.Najwyraźniej w obozie łacińskim istniało stronnictwo przeciwne jakimkolwiek układom.
Yazılı bir kaynak veya geliştirilmiş bilimsel teoriler bulunmamaktaydı.Nie mieliśmy podręczników, ani innych pomocy naukowych.
Operatörlerin şebeke sıkıntısı bulunmamaktadır.Nie brakuje też miejsc dla klientów biznesowych.
Bu yüzden imkansız harita bulunmamaktadır (Olasılık bulunduran haritalar bulunabilir).To znaczy, że nie wysyła on żadnych pakietów (które mogłyby zostać wykryte).
Avcı ya da taarruz hava unsurları bulunmamaktadır.Myśliwi i strażnicy przyrody nie muszą mieć pozwolenia na broń.
Elektrik ve internet bağlantısı bulunmamaktadır.Brak jest dostępu do sieci komputerowej i internetowej.
Ayrıca surlar o kadar uzundu ki bu surları çevreliyecek kadar sayıda asker Haçlılar elinde bulunmamaktaydı.Krzyżacy nie mieli po prostu dość czasu na przygotowanie tego rodzaju zasadzki.
Artabasdos'un nasıl ve ne zaman öldüğüne dair bilgi bulunmamaktadır.Nie wiadomo dokładnie, kiedy i gdzie zmarł Bagoas.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Mord, vapen och dylikt får inte förekomma.)
Virüsün, diğer hayvanlarda hastalığa yol açtığına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Såvitt man vet orsakar det inte sjukdom hos andra djur.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Har ni inte lärt er någonting de senaste 20 åren?
Nüfusu 2001 yılı itibarı ile 7 olarak gösterilmekte; fakat adada kalıcı yerleşim bulunmamaktadır.Enligt folkräkningen 2001 har ön 7 invånare men det finns inga permanenta bosättningar på Kornat.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Presidenten förväntas hålla sig utanför politiken.
Mezarlığın sınırları bilinmiyordu ve herhangi bir kayıt veya harita bulunmamaktaydı.De gamla gränserna för kyrkogården var okända och en gravkarta saknades.
Bağışık olmayan anafilaksiler için bir cilt veya kan testi bulunmamaktadır.Det finns inga hud- eller blodprover för icke-immun anafylaxi.
Otomatik vitesli versiyonu bulunmamaktadır.Det finns ingen autentisk version.
Kenya'da belirgin bir tek tip kültür tanımı bulunmamaktadır.Kenya har ingen särskild matkultur som identifierar landet.
Evlerde genelde tuvalet bulunmamaktadır.Lokaltåg har ofta inga toaletter.
Türkçe sürümü bulunmamaktadır.Turkiska adjektiv böjs inte.
Herhangi bir demiryolu, liman veya hava alanı bulunmamaktadır.På ön finns varken hotell, hamn eller flygplats.
Buna karşın Fransız koleksiyonlarında bu eserleri bulunmamaktadır.Det var dock inte bara franska komedier på repertoaren.
Modern dünyada anaerkilliğin hakim olduğu toplumlar bulunmamaktadır.Det finns ingen stat i världen som idag använder sig av human proportionalitet.
Köydeki yaşlılardan bazıları oyunlarımızı çok iyi bilmekte ancak devam ettiren maalesef bulunmamaktadır.Som många av er säkert redan har läst har vår nöjespark ekonomiska problem, vilket vi inte längre kan förneka.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Flera sydliga djur- och växtarter som inte finns i övriga Finland förekommer på området.
Okula ait lojman daire bulunmamaktadır.Glömsten fick inget skolhus.
Kanalizasyon:Mahallede kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır.Djurgårdshjälpen: Du har väl inte missat Djurgårdsölen?.
Adada araba, dükkân ve su hizmeti bulunmamaktadır.Det finns ingen försäljning av vatten eller mat på ön.
Ancak takımın Sultanlar Ligi şampiyonluğu bulunmamaktadır.Den senare är dock inte stor nog för mästerskapstävlingar.
İlgili Sayfalar