bulunmama ile cümle
bulunmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Elazığ hariç diğer illerde bulunmamaktadır.Assim, o mal está em todo lugar, exceto em si mesmo.
Hiçbir ara sahnede bulunmamaktadır.Contudo, a atriz não aparece em cena.
Şu an için bu hastalığa ait bilgi bulunmamaktadır.Atualmente não existem causas conhecidas da doença.
Fakat günümüzde bu kiliseye ait hiçbir iz bulunmamaktadır.Actualmente, ainda há vestígios desta igreja.
Kuzey Amerika'da hiçbir sürüm bulunmamaktadır.Na América do Norte, ainda não tem previsão de estreia.
Suns'ın ise halen şampiyonluğu bulunmamaktadır.O Leixões não quer ser campeão por favor.
Vilayetler günümüzde geleneksel bölümler olup idari özellikleri bulunmamaktadır.Atualmente, as províncias históricas não possuem funções administrativas, nem significado político.
Kitabesi bulunmamaktadır.Ele não aparece no livro.
Ancak, henüz toplum önünde sergilenmiş olan hali hazırda kullanıma hazır bir çalışma bulunmamaktadır.Não se espera que isso aconteça, a menos que a economia já esteja em pleno emprego.
2003 yılında kurulan gazetenin bir komünist parti ile bağı bulunmamaktadır.Desde 2003 paira a hipótese da festa deixar de ser comemorada.
Oysa o zamanlarda Peru'da hindi bulunmamaktaydı.Segundo esse ponto de vista, não teria tido em lugar algum realmente uma recepção em Persépolis.
Mahallenin bilinen bir kültürü bulunmamaktadır.Sendo assim, pode-se conceber que haja entretenimento sem cultura.
Karanlık, aydınlığın karşıtı ve görünür ışığın bulunmaması durumu.As trevas são a ausência de luz, a não-luz.
NASA'nın bunu fırlatma rampasına değişimi konusunda hiçbir prosedürleri bulunmamaktaydı.Walter não teve tempo de fazer seu show de lançamento.
Ama hasta idi ve hastalığının ne olduğuna dair kesın bilgimiz bulunmamaktadır."Ela teve uma infecção grave, mas não sabemos ainda qual é essa doença.
Sağlık ocağı vardır fakat sürekli bir personeli bulunmamaktadır.Também há falta do sistema de abastecimento de água próprio e não há uma equipe médica permanente.
PTT şubesi bulunmamaktadır.O HP do Capitão não se recupera.
Beldenin Kuruluş tarihiyle ilgili olarak kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Claramente sem perfil para integrar o Comitê das Beldades.
Ama yeterli delil bulunmamaktadır.Faltam as evidências.
Dorsal yüzgeçleri bulunmamaktadır.Não apresenta barbatana dorsal.
Deniz kuvveti bulunmamaktadır.Não haverá mais transporte marítimo de tropas.
Kendisine özgü herhangi bir kültürü bulunmamaktadır.É o único lugar onde encontrei a cultura gratuita.
İmâm et-Tirmizî'nin hayatı hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır.Não se sabe muito sobre o ciclo de vida de E. imbricata.
İlçede Yerel TV Kanalı bulunmamaktadır.Não há canais nacionais de televisão na Bélgica.
Mahallede entegre hayvancılık tesisi bulunmamaktadır.Não é permitida a entrada de animais no Parque.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Moorden, wapens etc. dienen niet voor te komen.)
Seslendirme veya yorum bulunmamaktadır.Dit zonder onderbrekingen of commentaar.
Bu özellik POWER PC G5 de bulunmamaktadır.Deze eigenschap wordt niet ondersteund door de PowerPC G5.
Bu cihazlarda henüz 4G bulunmamaktadır.Verdere ontwikkelingen zijn er niet voorzien voor 4G.
Bu parkta hiçbir alışveriş dükkanı bulunmamaktadır.In deze wijk zijn geen winkels gevestigd.
Bir yükseköğretim kurumu bulunmamaktadır.Een overloper zal ik niet ontvangen...
Quadrupel'in bir bira türü olduğu konusunda uzlaşma bulunmamaktadır.Er is weinig overeenstemming over de status van quadrupel als afzonderlijke biersoort.
Ancak hangi yöreye ait olduğu ile ilgili bir kaynak bulunmamaktadır.Daar wordt niet aangeduid in welke stad ze zitten.
"Alternatif hipotez" kavramı R.Fisher'in formülasyonun da bulunmamaktadır.Het concept van de alternatieve hypothese maakte geen deel uit van de formulering door Fisher.
Diğer hukuki mercilerin de bu dönemde getirildiğini söylemek makuldür ancak bu konuda bilgi bulunmamaktadır.Ook de drievoudige vorm van ik wordt daar soms aangetroffen: Dat weet ik ik niet...
Günümüzde bu istasyon bulunmamaktadır.Het station staat er tegenwoordig niet meer.
Hiçbir limana bulunmamaktadır.Alleen krijgen ze de haven niet gevonden.
Köprü hakkında antik dönemden kalma bilgiler bulunmamaktadır.Er zijn geen antieke bronnen die melding maken over de brug.
İsrail'in nükleer cephaneliği ve gücü hakkında bu yüzden kesin bir bilgi bulunmamaktadır.De huidige grootte en samenstelling van het Israëlische nucleaire arsenaal is onbekend.
Herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Geen enkele informatie geven.
Kuzey Amerika'da hiçbir sürüm bulunmamaktadır.In Noord-Amerika is geen maximum gesteld.
Daha öncesine ait net bilgiler bulunmamaktadır.Ten tweede het gebrek aan goede inlichtingen vooraf.
Pek çok ülkede halkı girişimlere yatırım yapmakta sınırlayan limitler bulunmamaktadır.In de armste landen zijn de besparingen onvoldoende voor grote investeringen.
Daha önce şehirde surlar bulunmamakaydı.Zij hadden nog nooit eerder in hun leven ijs gezien.
Şu anda enstitünün doktora programı bulunmamaktadır.Tot nu toe biedt de OU geen doctoraatsprogramma.
Çoğunlukla oy veya karar bulunmamaktadır.Ze mogen meestal niet stemmen of zich kandidaat stellen voor verkiezingen.
Köyün geçmişine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.De band met het plattelandse verleden is men nog niet kwijtgeraakt.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Dit staat een verdere vriendschap overigens niet in de weg.
Yaylada yapı bulunmamaktadır.Op de rots bleek echter niets te bouwen.
Ayrıca İngilizce Wikipedia'da da bu konu bulunmamaktadır!!Het meeste is, net zoals over het onderwerp in Wikipedia, in het Engels.
Kenti kongrede temsil eden kongre üyesi bulunur; ancak bu kongre üyelerinin oy hakkı bulunmamaktadır.Lid van de stadsraad: Pas bij deze rang krijg je het recht om te stemmen.
Beyyazı Kasabası sınırları içerisinde tarihi kalıntı bulunmamaktadır.Binnen een burgerlijke gemeente worden niet altijd de oude grenzen gehandhaafd.
Serdarlık makamı bulunmamaktaydı.Tot een vervolgalbum kwam het niet.
Yolu olmayan köy bulunmamaktadır.Aan de weg liggen geen dorpen.
Harold'un cenazesiyle ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Er is niets met zekerheid bekend over wat er verder met het lichaam van Harold is gebeurd.
Bilindiği kadarıyla kaliforniyum yeryüzünde doğal olarak bulunmamaktadır.Op aarde komt californium niet in de vrije natuur voor.
İlçede tabii göl ve akarsu bulunmamaktadır.Het gaat dan dus niet om logies en ontbijt.
Eserin başka çevirisi bulunmamaktadır.Van een nieuwe vertaling was dus geen sprake.
Vücutlarının herhangi bir yerinde beyaz tüy bulunmamasına dikkat edilir.Ook zijn er op de rest van het lichaam heel weinig tot geen witte vlekjes te zien.
Köyün ekonomisi hakkında bilgi bulunmamaktadır.We kunnen de economie van de oudheid daardoor dan ook niet begrijpen.