bulunmama ile cümle

bulunmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.لم يعرف شيء عن طفولتها.
Nasıl öldüğü hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.لا يُعرف لحد الآن كيف أتمت حياتها.
Bir ortaklığı bulunmamaktadır.أن أنه ليس لها معنى في غير وجود مجتمع.
Kasabanın tarihine ait bilgi bulunmamaktadır.وهي فترة لم تكن زاهية في تاريخ المدينة.
Bu kedi hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır.لا تتوفر معلومات كثيرة عن هذا الكاتب.
Keşmir Şivaizmi'ne göre Tanrı ile evren arasında uçurum bulunmamaktadır.على أساس هذه العلاقة نرى أن ليس هنالك من هوة لا تعبر بين الإنسان والإله.
Türkiye'de vicdanî ret uygulaması bulunmamaktadır ve askerlik yerine sivil bir alternatif sunulmamaktadır.يمكن اعتبار التصويت حقاً مدنياً، بدلاً من كونه واجباً مدنياً.
Lazcanın yakın bir zamana kadar yazı dili bulunmamaktaydı.حتى سن السادسة عشر لم تكن تتحدث جيداً اللغة الإيطالية .
Sınıf sayısı için "En iyi" denilebilecek bir değer bulunmamaktadır.وداخل الرتبة "ملائم" لا يتم تحديد عدد الفئات.
Hatta, Abdülbâki Nâsır Dede'de de bulunmamaktadır.والمرأة مع الحمل البطنى لا تذهب ال الولادة.
Ayrıca belirli bir lider veya kumandan bulunmamaktadır.وذكر أيضاً أن لا سلطان عليهم ولا زعيم كبير.
Herhangi bir demiryolu, liman veya hava alanı bulunmamaktadır.لا توجد سكك حديدية أو موانئ أو مطارات في الجمهورية.
Eskişehir'in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır.وفي جنوب إسكي شهر لايوجد غابات ولكن توجد نباتات السهوب الإقليمية.
Ancak takımın Sultanlar Ligi şampiyonluğu bulunmamaktadır.لا يحق لأفراد اللجنة التنظيمية للبطولة المشاركة في البطولة.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Joel e Ethan me permitiram uma certa contribuição.
Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Em geral, muito pouco se sabe sobre Vermeer e as suas obras.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Homicídios, Armas, etc. não podem ocorrer).
185 ülkeden 104'ünde IQ üzerine araştırmalar bulunmamaktadır.Contudo, estudos não estavam disponíveis para 104 dos 185 países.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Não há qualquer outro registo sobre ele quase durante 20 anos.
Termiye, 70'ten fazla plaja ev sahipliği yapmakta olup birçoğuna karayolu ulaşımı bulunmamaktadır.Conta com mais de 70 praias, muitas das quais inacessíveis por estrada.
Bu bölgelerin bilinen herhangi bir ikinci ve üçüncü düzey alt bölümleri bulunmamaktadır.As regiões administrativas especiais não possuem subdivisões conhecidas de segundo e terceiro nível.
Yeni tasarımda ise tema seçeneği bulunmamaktadır.Nas três próximas etapas, ele não tem escolha.
Bu iki durum arasında bir çelişki bulunmamaktadır.Segundo ele, não há qualquer contradição entre os dois textos.
Yerleşik nüfus bulunmamaktadır.Existência de pessoas sem-abrigo.
Şehrin adının kaynağı konusunda kesin bir görüş bulunmamaktadır.Não há consenso sobre a origem do nome da cidade.
Bu harfler diğer lehçelerde bulunmamaktadır.Pastas não podem ser colocadas dentro de outras pastas.
Şehzadelik yılları hakkında elimizde hiç bilgi bulunmamaktadır.Infelizmente, dos séculos seguintes nada sabemos.
İlçede orman ile ilgili bir kurum bulunmamaktadır.Eu não tenho intenções de ficar vagando em torno da floresta.
Mahallede, okul bulunmamaktadır.“De certo modo, não se deve permanecer na escola.
Şu an bu çalışmaların psikolojik alanda geçerliliği bulunmamaktadır.Por isso o termo talento não é mais utilizado na atual pesquisa psicológica.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Ela não entende a ideia de amizade.
Cinsel istismarda bulunmamak.Sem dimorfismo sexual.
Etkili bir aşısı bulunmamaktadır.Não existe vacina eficaz.
Bu farklılıklar çoğunlukla demir ve magnezyum bulunup bulunmamasından kaynaklanır.Causas comuns desta variegação são deficiências em ferro e magnésio.
Herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Pode acabar dando nenhuma informação.
Başmakçı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Não se sabe muito sobre a maldição.
Prometyum dünyada doğal olarak bulunmamaktadır.O roentgénio não se encontra presente na Natureza.
Ayrıca surlar o kadar uzundu ki bu surları çevreliyecek kadar sayıda asker Haçlılar elinde bulunmamaktaydı.O Império é tão grande que não há soldados suficientes para defender as fronteiras.
Seslendirme veya yorum bulunmamaktadır.Trata-se de mentir ou de se demitir.
Hava kuvvetleri bulunmamaktadır.Não possuiam capacidade de defesa anti-aérea.
Bu eserin Türkçe çevirisi bulunmamaktadır.Este livro não tem tradução portuguesa.
Nisan 2008 itibarıyla havalimanına toplu taşıma bulunmamaktadır.Desta forma, ele não pode fazer o tour com a banda até 2008.
Ancak toplu olarak şiirleri elimizde bulunmamaktadır.Se pudésseis aqui ver poesia que não há!
Eserin başka çevirisi bulunmamaktadır.Pena que outras traduções não tenham a mesma felicidade.
İlk kurulumda root (yetkili kullanıcı) şifresi bulunmamaktadır.Apenas o administrador do sistema (root) pode definir prioridades negativas.
Yol ve ulaşım sorunu bulunmamaktadır.Nesse caso, problemas com velocidade e segurança não são afetados.
Mahallede Ptt şubesi bulunmamaktadır.Gols fora de casa não contam.
Daha özel anlamda, sonsuz bir dizide tura bulunmaması olasılığı sıfırdır.É permitido, e não raro acontece, contabilizar pontuações finais negativas numa rodada.
Deneyin varlığı konusunda hiçbir delil bulunmamaktadır.Atualmente ainda não há evidência experimental da sua existência.
Eserin özgün nüshâsı bulunmamakla beraber, bugün 16. yüzyılda Dresden'de çoğaltılan bir kopyası vardır.O documento original desapareceu, sobrevivendo apenas como uma cópia do século XVI mantida em Dresda.
O dönemde stadın özel bir adı bulunmamaktaydı.Na época, a fazenda ainda não tinha nome.
Mahallede taşımalı eğitim yapılmakta ve PTT Acentesi bulunmamaktadır.Dentro do local não é permitido andar de bicicleta e skate.
Şu an üretimi bulunmamaktadır.Encontra-se agora fora de produção.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.Mais de 60% das espécies nativas não podem ser encontradas em qualquer outra parte do planeta.
Heykeltıraş takımyıldızında üçüncü kadirden daha parlak yıldız bulunmamaktadır.A constelação de Sculptor não possui estrelas mais brilhantes que a terceira magnitude.
Mantraların genel kabul görmüş bir tanımı bulunmamaktadır.Como podemos ver, não há uma definição universal aceita de SAD.
Ancak Osmanlı Padişahı'nın arması bulunmamaktadır.Ao mesmo tempo, o poder dos Otomanos parecia não poder ser detido.
Ayrıca NoSQL'de olan shell düzeyi yaklaşımları da bulunmamaktadır.Seu contrato com a Shell também é destacado.
Ancak, geçmişi hakkında bilgi bulunmamaktadır.Não se deixe perturbar pelo passado.
Kenya'da belirgin bir tek tip kültür tanımı bulunmamaktadır.O Quênia não possui uma cultura única e proeminente que a identifique.
İlgili Sayfalar