Şehzadelik yılları hakkında elimizde hiç bilgi bulunmamaktadır.幾百萬年都不用擔心了。
Bundan sonra kendisine dair bilgi bulunmamaktadır.之後,再沒有關於他的消息。
Bahş içinde önemli bir yerleşim yeri bulunmamaktadır.他们可以决定市区内不重要的事情。
Ordu içerisinde hava kuvvetleri bulunmamaktadır.、Nothing can stop the Army Air Corps 等。
Düzenli olarak yapılan bir uçuş bulunmamaktadır.没有定期航班。
Kenya'da belirgin bir tek tip kültür tanımı bulunmamaktadır.本身並沒有任何中國菜知識。
Almanya'nın ulusal bir stadı bulunmamaktadır.納粹德國不會存在了。
Şu anda köyde eğitim gören öğrenci bulunmamaktadır.當時弘農郡沒有人懂經學。
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.權龍褒為人性情急躁,才疏學淺,卻沒有自知之明,經常自誇能寫詩,卻完全不懂音韻。
Uluslararası ilişkiler alanında insanların açlık veya kıtlık durumunda bulunmamasını belirtir.在这样的社会秩序下没有人会挨饿或失业。
"Gates of the Arctic Ulusal Parkı ve Koruma bölgesi"'ne giden bir karayolu yolu bulunmamaktadır.北极门国家公园和保护区道路不通。
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.為唯一一個未有轉生為另1人的成員。
5 bakan şimdiye dek hiçbir kabinede bulunmamış.57名議員過去從未進入議會。
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.一旦感染,則沒有特定的治療方法。
Herhangi bir özel hastane bulunmamaktadır.不含附属医院。
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.彼此的友誼並沒有很深。
Şu ana kadar hiç WTA Şampiyonluğu bulunmamaktadır.加利亞爾迪目前為止未獲得任何一個WTA單打冠軍。
Odoacer'in geçmişi hakkında tam olarak kesin bilgiler bulunmamaktadır.不清楚黑崎的過去。
David H. Steinberg, filmin yazarlarından, "Shrek ile hiçbir ortak anlatım bulunmamakta.编剧之一 David H. Steinberg 表示“本片不会与《史瑞克》的故事发生重叠”。
Deneyin varlığı konusunda hiçbir delil bulunmamaktadır.也没有它存在的實驗證据。
Widukind'in vaftiz sonrası veya ölümünden sonrası hakkında hiçbir çağdaş kaynak bulunmamaktadır.同时期的记录没有关于维杜金德受洗以后的生活及其逝世的记录。
Sağlık ocağı ve sağlık personeli bulunmamaktadır.我们并不把医疗和生活分割开。
Şirketin şu an herhangi bir oyun yapım projesi bulunmamaktadır.公司自身並不擁有遊戲機製造工廠。
Resmiyeti bulunmamaktadır.))正式發行。
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.但現在卻記不起童年的事情。
Ekip zırhsız araçlardadır ve ellerinde harita bulunmamaktadır.底盤上是被薄裝甲包圍,沒有頂蓋的車體。
Ulaş İlçesinde herhangi bir yüksek öğrenim kurumu bulunmamaktadır.上下學不太容易碰到熟人。
Günümüzde ilçede aktif bir radyo ve televizyon kanalı bulunmamaktadır.因為在這個時代,車載廣播和節目電波是無處不在的。
Mahallede bakkal ya da kahvehane bulunmamaktadır.不可於咖啡廳內或外對女僕拍照。
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.書中大部份情節實屬虛構,不符合歷史。
Dokdor ya da hemşire kısa aralıklar dışında bulunmamaktadır.沙皮與福水妹妹只能暗中交往。
Önceki yılların aksine, bu törende sunucu bulunmamaktadır.元朝至正年間,流賊作亂,終元朝一代,竟不能制。
Fakat şarkının Lucas versiyonu bulunmamaktadır.澳大利亚版是惟一一个包含有You Can't Win的版本。
Eski fotoğrafta görülen kubbemsi çatı bugün bulunmamaktadır.室内原有Solimena的壁画,现已不存在。
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.亞馬遜州的動物及植物物種仍未被全部發現,原因是大部份地區依然未有人踏足。
Bu harfler diğer lehçelerde bulunmamaktadır.但在其他书中无载。
Fakat çıkan bir salgın ve levazım tedariği bulunmaması dolayısı ile bu ordu Ukrayna'ya geri çekildi.但是,由於缺乏補給以及流行病的爆發,使得馬尼克不得不率軍撤回烏克蘭。
Köyün adı ve tarihi hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.無撰作者姓名及年代。
Köyün resmi web sitesi bulunmamaktadır.另一個非官方車站介紹圖片。
Köyün gelenek, görenek ve |yemekleri]] hakkında bilgi bulunmamaktadır.而未究竟道類智時於轉究竟。
Kur'an'da Kadir Gecesi dışında işaret edilen önemli bir gece bulunmamaktadır.無著弟子止戶牖外,夜分之後,誦《十地經》。
Sanayi kuruluşu bulunmamaktadır.不會拒絕物品單位。
Klasör içeren dosya sistemleri, SQL veritabanlarının olduğu gibi genellikle bulunmamaktadır.鸟类统计的结果绝对不会如人口普查一般准确。
Altyapı bilgileri hakkında tam bir bilgi bulunmamaktadır.學者不知所誦各殊。
Anıtta kitabe bulunmamaktadır.悔過書我不寫。
Köyün kuruluş tarihi ve köy adının nereden geldiğiyle ilgili bilgi bulunmamaktadır.无已知来源确认该市或镇的名称来历。
İlçe içinde bir anıt ve cami kalıntıları dışında kayda değer bir şey bulunmamaktadır.除了當初贈與魂的迷你吊飾以外,什麼都沒留下。
Fakat ne yazık ki bugün ikisinde de personel bulunmamaktadır.幸运的是,两地都没有人员因此丧生。
Rakım yüksekliğinden orman bulunmamaktadır.该火箭是没有上面级的。
Santralin ne zaman devreye alınacağına ilişkin kesin tarihler bulunmamaktadır.在他休班期間的行動並不確定。
Bundan önceki cami ile ilgili bilgi bulunmamaktadır.但是前六師的事蹟不明。
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"저는 제 아버지의 집에 있어야 하는 줄을 모르셨습니까?”
Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.일반적으로 페르메이르와 그의 작품에 대해서 알려진 사실은 거의 없다.
Prometyum dünyada doğal olarak bulunmamaktadır.퀴륨은 자연계에서 존재하지 않는다.
Yaylada yapı bulunmamaktadır.이곳에 벽돌을 만들 수 없다.
Gerçekten de böyledir ve bir yan etkisi bulunmamaktadır.이것은 진(瞋)심소의 일부분이며 따로 체(體)가 없다.
Tahmin edilenlerin aksine, onlara karşı papa hakkı iddiasında bulunmamıştır.그러나 이는 교황의 사전 승인을 얻지 못하였다.
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.이 대해 이유립은 자신이 전달하도록 허락한 것이 아니며 허락 없이 책을 유출한 것이라 주장하였다.
Havayolları Jack'in babasının tabutunu uçağa almak istememektedir, çünkü gerekli evrakları bulunmamaktadır.잭은 이를 확인 하고 아버지의 시체를 가지고 비행기에 타려 하지만 공항측에서는 적절한 서류 없이 시체를 비행기에 둘 수 없다는 이유로 거절한다.
Buradaki evliya hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır.그러나 이 결혼에 대해서는 자세하게 알려진 것이 없다.