Kuzey Pikence ile herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır.Za Québec Nordiques však neodehrál žádný zápas.
Şu ana kadar hiç WTA Şampiyonluğu bulunmamaktadır.Na okruhu WTA dosud nevyhrála žádný turnaj.
Ama yeterli delil bulunmamaktadır.Přímý důkaz přesto chybí.
1936'dan bu yana türün varlığına dair hiçbir kanıt bulunmamıştır.Roku 1936 zde již nebyl nalezen žádný chřástal.
Sapmanın nedeni büyük bir olasılıkla o zamanlarda daha hassas bir ölçme yönteminin bulunmamış olmasıdır.Z knihy vyplývá, že v té době byl evidentně bez větších finančních prostředků.
Sağlık ocağı bulunmamaktadır.Na ambulanci však nejde.
Øyvind konserlerde grupta yer alır ancak hiçbir stüdyo kaydında bulunmamıştır.Audiozáznam se trochu liší od videozáznamu, avšak ani na jednom z médií není zachycen celý koncert.
Ancak aynı anda saha da bulunmamışlar.Ani spolu ale kupon nenašli.
Ancak bazı kovuşturmalar dışında bu konuda özel bir mevzuat bulunmamaktadır.V této souvislosti již o nějakých reminiscencích zvláštního postavení nelze vůbec mluvit.
Bir ortaklığı bulunmamaktadır.Nové partnerství uzavřít nelze.
Güney rotasına ilişkin buna benzer bir tarif bulunmamaktadır.V blízkosti rovníku nelze sever tímto způsobem spolehlivě určit.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Publikovat nesměl dvacet let.
PTT şubesi bulunmamaktadır.PP Bezděkovský lom .
Ancak Osmanlı Padişahı'nın arması bulunmamaktadır.Nikdo z nich netuší, jak se vládce Osman zachová.
Soğuk füzyonun kuramsal bir modellemesi de bulunmamaktadır.Výjimkou nejsou ani nebezpečně ledové přízraky.
Ancak toplu olarak şiirleri elimizde bulunmamaktadır.S poezií však někdy nemá vůbec nic společného.
Suns'ın ise halen şampiyonluğu bulunmamaktadır.Hýravý však na šampionátu nenastoupil k žádnému utkání.
Otel bulunmamaktadır.Stojí zde hotel.
Bunlar STANDALONE'da (özel program ile giriş yapmak) bulunmamaktadır.Maggie bude umístěna do místnosti Nic speciálního (Nothing Special).
Ama pek kalıntı bulunmamaktadır.Bohužel ale nemá dlouhé trvání.
Bu alanda sulama ve enerji üretimi amaçlı herhangi bir tesis bulunmamaktadır.Tomu nelze z výrobně-technických důvodů úplně zamezit.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.U těhotných žen ovšem neexistují adekvátní studie.
Köyde Kafkas kültür ve yaşam tarzına ait bir faaliyet ve görünüm bulunmamaktadır.Neviděla v erotice základní a jediný projev životní.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Postupně se mezi nimi vyvine hlubší vztah než přátelství.
Adanın tatlı su kaynağı bulunmamaktadır.În plus, pe insulă nu se găsește apă dulce.
Bağışık olmayan anafilaksiler için bir cilt veya kan testi bulunmamaktadır.Nu există teste efectuate de piele sau teste sanguine pentru anafilaxie neimună.
Fakat bu dönemle ilgili pek ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.În Răsărit însă, lipsesc documente mai precise asupra acestei chestiuni.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Ce mașină a putut să își ia, la doar 20 de ani.
Hastalığın ilerlemiş safhalarında etkili hiçbir tedavi bulunmamaktadır.În același timp, nici pentru formele progresive ale bolii nu există tratamente eficiente.
Fakat imparatorluk için Konstantinopolis'e gidecek gücü bulunmamaktaydı.El nu era legat în niciun fel de Imperiul de la Constantinopol.
Tarihi hakkında bilgi bulunmamaktadır.Dar vrem să ne cunoaștem istoria.
Fakat hiç saplama izi bulunmamaktadır.Faptul nu a rămas fără urmări.
İlçede şu an Yerel TV Kanalı ve Yerel Radyo Kanalı bulunmamaktadır.Posturi de radio: În oraș nu există deocamdată un post de radio propriu.
İnsanda bu enzim bulunmamaktadır.Omul nu are aceste enzime.
Resmiyette varlığı bulunmamaktadır.Nu are statut oficial.
Serdarlık makamı bulunmamaktaydı.Nu suportă seceta.
İnsanların dang virüsü kapmasına engel olmak için onaylanmış bir aşı bulunmamaktadır..Nu există vaccinuri aprobate care să prevină infectarea cu virusul denga.
Mesajda hiçbir isim bulunmamaktaydı.În povestiri nu i se dezvăluie prenumele.
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.După infecți nu există nici un tratament specific.
Elazığ hariç diğer illerde bulunmamaktadır.Doar în rare cazuri, în lipsa lui...
Karadağ Yahudilerinin organize bir cemaati bulunmamaktadır.Nu mei este necesară o rezistență subterană evreiască.
Yani köyün Başkur'la bir bağlantısı bulunmamaktadır.Cu un senator nu se poate cuceri o capitală.
Yaylada yapı bulunmamaktadır.Fără a reinventa roata.
Köprü hakkında antik dönemden kalma bilgiler bulunmamaktadır.Satul nu exista la data construirii podului.
Başkan'ın şimdiye bu model uçakta uçtuğuna dair herhangi bir rapor bulunmamaktadır.Nimeni nu a recunoscut că acele avioane au fost vreodată pe cer.
Bölgede yerleşim bulunmamakta olup hiçbir ülkeye ait değildir.Regiunea Bruxelles nu este o provincie și nu aparține vre-uneia.
Bu Köylerde o dönemlere ait herhangi bir eser ya da kalıntı bulunmamaktadır.În fiecare exemplu nu rămâne ceva durabil/permanent în urma acestor acțiuni.
Köyün henüz kanalizasyonu bulunmamaktadır.Satul nu dispunde de un sistem de canalizare.
Hava kuvvetleri bulunmamaktadır.Ele nu sunt folosite de Forțele Aeriene.
İki cisim arasında birbirlerine karşı herhangi bir kuvvet uygulaması bulunmamaktadır.Și două drepte nu închid un spațiu între ele.
Bununla birlikte Hindistan'da resmi bir devlet dini bulunmamaktadır.Cât despre Albania, statul se declarase fără religie oficială.
Yerlilerin kökeni ile ilgili elde hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.Nu există dovezi științifice a existenței corpului astral.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.Nu există măsuri de prevenire a acestui risc.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Eu și cu Henk abia am adunat destui bani pentru un inel de aur.
Resmin, van Gogh'u taklit etmek için yapılıp yapılmadığına dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır.Desenele induc în eroare și nimeni nu s-ar gândi că au fost trasate de van Gogh.
Angola toprakları ile herhangi bir karasal bağı bulunmamaktadır.Arhipelagul nu are nici o graniță de uscat cu vreo altă țară.
Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır.De atunci, comunitatea evreilor din Sibiu nu mai are rabin.
Eserin ne zaman ve nerede tamamlandığına dair bir belge bulunmamaktadır.Să conțină detalii despre unde și ce se întâmplă.
Bu iki durum arasında bir çelişki bulunmamaktadır.Rațiunea nu poate decide între cele două alternative.
Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Összességében nagyon keveset tudunk Vermeerről és a munkáiról.