İlçede hayvan çeşitliliği bulunmamaktadır.وفي هذا الشأن، فإننا لا نختلف عن الحيوانات.
Bu bölüm ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.لا يوجد الكثير ليذكر حول هذا الجزء.
Doğum tarihi ve yeriyle ilgili kesin bilgiler bulunmamaktadır.لم يتم غمل توثيق دقيق لتاريخ ميلادها ومكان الميلاد.
Cinsel istismarda bulunmamak.معدلات الامتناع عن ممارسة الجنس !
Avustralya'da Holokost inkârına ilişkin bir kanun bulunmamaktadır.ولا يوجد أي تشريع ضد سياسة الباب الدوار تلك في أستراليا.
Bu sıradaki görevde bulunmamalarından dolayı haklarında herhangi bir yasal işlem yapılmaz.لذلك لن يُصان الحق السلبيّ في عدم القتل إلا خلال تلك الواجبات جميعًا.
Fakat hiç saplama izi bulunmamaktadır.لذا لا يتم إعطاء علامة.
Tarihçesi hakkında bilgi bulunmamaktadır.قصص لا تنسى من تاريخنا.
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.أي أنه لا قيمة لما جلبه شخص لآخر.
İnsanda bu enzim bulunmamaktadır.لم يتم تحديد الإنزيمات في هذه الفئة لدى البشر.
Bununla birlikte Hindistan'da resmi bir devlet dini bulunmamaktadır.حيث أنه لا يوجد دين رسمي للدولة.
Bu riski değiştirmek amacıyla mevcut herhangi bir önlem bulunmamaktadır.لا توجد أي تدابير تغير من هذا الخطر.
Köy odası; Köyde kahvehane bulunmamaktadır.لو وضعت كل ما تملك في المقهى لن تستطيع شراء فنجان قهوة.
Başmakçı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.فنحن لا ندرك فقط معلوماتناالحسية.
Kurulduğu tarihten bu yana hiç maddesi bulunmamaktadır.وتفوات العنوان الرسمي منذ إنشائها.
Denize kıyısı bulunmamaktadır.انها ليست صالحة للابحار.
Süleyman Bey'in ne zaman ve nerede doğduğu hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır.غير معروف تاريخ ولادة القديس مارسيلينوس أو مكان ولادته.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.لم يعرف شيء عن طفولتها.
Nasıl öldüğü hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.لا يُعرف لحد الآن كيف أتمت حياتها.
Bir ortaklığı bulunmamaktadır.أن أنه ليس لها معنى في غير وجود مجتمع.
Kasabanın tarihine ait bilgi bulunmamaktadır.وهي فترة لم تكن زاهية في تاريخ المدينة.
Bu kedi hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır.لا تتوفر معلومات كثيرة عن هذا الكاتب.
Keşmir Şivaizmi'ne göre Tanrı ile evren arasında uçurum bulunmamaktadır.على أساس هذه العلاقة نرى أن ليس هنالك من هوة لا تعبر بين الإنسان والإله.
Türkiye'de vicdanî ret uygulaması bulunmamaktadır ve askerlik yerine sivil bir alternatif sunulmamaktadır.يمكن اعتبار التصويت حقاً مدنياً، بدلاً من كونه واجباً مدنياً.
Lazcanın yakın bir zamana kadar yazı dili bulunmamaktaydı.حتى سن السادسة عشر لم تكن تتحدث جيداً اللغة الإيطالية .
Sınıf sayısı için "En iyi" denilebilecek bir değer bulunmamaktadır.وداخل الرتبة "ملائم" لا يتم تحديد عدد الفئات.
Hatta, Abdülbâki Nâsır Dede'de de bulunmamaktadır.والمرأة مع الحمل البطنى لا تذهب ال الولادة.
Ayrıca belirli bir lider veya kumandan bulunmamaktadır.وذكر أيضاً أن لا سلطان عليهم ولا زعيم كبير.
Herhangi bir demiryolu, liman veya hava alanı bulunmamaktadır.لا توجد سكك حديدية أو موانئ أو مطارات في الجمهورية.
Eskişehir'in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır.وفي جنوب إسكي شهر لايوجد غابات ولكن توجد نباتات السهوب الإقليمية.
Ancak takımın Sultanlar Ligi şampiyonluğu bulunmamaktadır.لا يحق لأفراد اللجنة التنظيمية للبطولة المشاركة في البطولة.
Joel ve Ethan bir miktar katkıda bulunmama izin verdi.Joel e Ethan me permitiram uma certa contribuição.
Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?"Não sabíeis que devia estar na casa de meu Pai?»
Genel olarak Vermeer ve tabloları hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Em geral, muito pouco se sabe sobre Vermeer e as suas obras.
(Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)(Homicídios, Armas, etc. não podem ocorrer).
185 ülkeden 104'ünde IQ üzerine araştırmalar bulunmamaktadır.Contudo, estudos não estavam disponíveis para 104 dos 185 países.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Não há qualquer outro registo sobre ele quase durante 20 anos.
Termiye, 70'ten fazla plaja ev sahipliği yapmakta olup birçoğuna karayolu ulaşımı bulunmamaktadır.Conta com mais de 70 praias, muitas das quais inacessíveis por estrada.
33 Bunlar İsa’nın yanından ayrılırken Petrus İsa’ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!Quando estes se apartaram de Jesus, Pedro disse: "Mestre, é bom estarmos aqui.
Bu bölgelerin bilinen herhangi bir ikinci ve üçüncü düzey alt bölümleri bulunmamaktadır.As regiões administrativas especiais não possuem subdivisões conhecidas de segundo e terceiro nível.
Yeni tasarımda ise tema seçeneği bulunmamaktadır.Nas três próximas etapas, ele não tem escolha.
Bu iki durum arasında bir çelişki bulunmamaktadır.Segundo ele, não há qualquer contradição entre os dois textos.
Yerleşik nüfus bulunmamaktadır.Existência de pessoas sem-abrigo.
Şehrin adının kaynağı konusunda kesin bir görüş bulunmamaktadır.Não há consenso sobre a origem do nome da cidade.
Bunun nedeni ise atom kütlesi beş veya sekiz olan hiçbir kararlı izotopun bulunmamış olmasıdır.Não foi encontrado nenhum elemento com um isótopo estável de massa atômica cinco ou oito.
Bu harfler diğer lehçelerde bulunmamaktadır.Pastas não podem ser colocadas dentro de outras pastas.
Şehzadelik yılları hakkında elimizde hiç bilgi bulunmamaktadır.Infelizmente, dos séculos seguintes nada sabemos.
İlçede orman ile ilgili bir kurum bulunmamaktadır.Eu não tenho intenções de ficar vagando em torno da floresta.
Mahallede, okul bulunmamaktadır.“De certo modo, não se deve permanecer na escola.
Şu an bu çalışmaların psikolojik alanda geçerliliği bulunmamaktadır.Por isso o termo talento não é mais utilizado na atual pesquisa psicológica.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Ela não entende a ideia de amizade.
Cinsel istismarda bulunmamak.Sem dimorfismo sexual.
Etkili bir aşısı bulunmamaktadır.Não existe vacina eficaz.
Bu farklılıklar çoğunlukla demir ve magnezyum bulunup bulunmamasından kaynaklanır.Causas comuns desta variegação são deficiências em ferro e magnésio.
Herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.Pode acabar dando nenhuma informação.
Başmakçı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır.Não se sabe muito sobre a maldição.
Prometyum dünyada doğal olarak bulunmamaktadır.O roentgénio não se encontra presente na Natureza.
Ayrıca surlar o kadar uzundu ki bu surları çevreliyecek kadar sayıda asker Haçlılar elinde bulunmamaktaydı.O Império é tão grande que não há soldados suficientes para defender as fronteiras.
Seslendirme veya yorum bulunmamaktadır.Trata-se de mentir ou de se demitir.
Hava kuvvetleri bulunmamaktadır.Não possuiam capacidade de defesa anti-aérea.