Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunma ile cümle

bulunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Anlamadan yargıda bulunmak istemiyorum.I don't want to jump to conclusions.
Tom bile cevap verme zahmetinde bulunmadı.Tom didn't even bother replying.
Babam şimdiye kadar denizaşırı ülkelerde bulunmadı.My father has never been overseas until now.
Bu bölgede plaj bulunmaz.There is no beach in this area.
İşte son bir girişimde bulunmak ister misin?Would you like to take a crack at the job?
Tom Mary'nin hiç Boston'da bulunmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he didn't think Mary had ever been to Boston.
Asla sana başka bir şey için ricada bulunmayacağım.I'll never ask you for anything else.
O hiçbir yerde bulunmadı.She was nowhere to be found.
Türkiye'de hiç bulunmadım.I have never been to Turkey.
Tatoeba'da hiçbir reklam bulunmamaktadır.There are no ads on Tatoeba.
Dairem birinci katta bulunmaktadır.My flat is located on the first floor.
Senden bir ricada bulunmak istiyorum.I would like to ask a favour of you.
Tom hiç bulunmadı.Tom was never found.
Tom bir yorumda bulunmadı.Tom had no comment.
Hiçbir mekanik sorun bulunmadı.No mechanical problems were found.
Sana bir dilekte bulunmak istiyorum.I'm making a wish for you.
Canberra, Melbourne ve Sydney'de hiç bulunmadım.I've never been to Canberra, Melbourne, and Sydney.
Şikayette bulunmak için konuşacak en iyi kişi kimdir?Who's the best person to speak with to file a complaint?
Para bağışında bulunmak istiyorum.I want to donate money.
Mary para bağışında bulunmak istiyor.Mary wants to donate money.
Orada hiç bulunmadım.I've never been there.
"Heimat," İngilizcede karşılığı bulunmayan Almanca bir kelimedir.Heimat is a German word with no English equivalent.
Tom hiç Fransızca konuşan bir ülkede bulunmadı.Tom has never been to a French-speaking country.
Bugün ofiste bulunmayacağını söylemek için gerçekten patronunu aramalıydın.You really ought to have rung your boss to tell him you won't be in today.
Şehrimde bir saray bulunmaktadır.My town has a castle.
Dün Tom bana Boston'da hiç bulunmadığını söyledi.Yesterday, Tom told me that he'd never been to Boston.
Hiç Lanzarote'de bulunmadım.I've never been to Lanzarote.
Tom Boston'da hiç bulunmadığını söylüyor.Tom says you've never been to Boston.
Tom daha önce Boston'da hiç bulunmadı.Tom has been to Boston before.
Bir ay içinde Boston'da bulunmadım.I haven't been to Boston in a month.
İngilizce Q, W ve X harfleri bulunmaktadır.The letters q, w and x exist in English.
Ben yönetime şikayette bulunmak istiyorum.I want to make a complaint to the management.
Bir öneride bulunmamın bir sakıncası var mıWould you mind if I make a suggestion?
O işe başvuruda bulunmanı öneriyorum.I suggest you apply for that job.
Uzun süre Boston'da bulunmadım.I haven't been to Boston for a long time.
Tom'un dairesi şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunmaktadır.Tom's apartment is located within walking distance of the city center.
Bu aralar, bulunmak için buradan daha güvenli bir yer yok.At this time, there's no safer place to be than right here.
Tom sana karşı bir şikayette bulunmak istiyor.Tom wants to press charges against you.
Bugünkü toplantıda bulunmana gerek yok.There's no need for you to be at today's meeting.
Zengine şekerden helva basarlar fakire pekmez bile bulunmaz.There's one law for the rich, and another for the poor.
Daha önce burada bulunmadın, değil mi?You haven't been here before, have you?
Tom aslında henüz Boston'da bulunmadı.Tom hasn't actually been to Boston yet.
Tom hiç yurt dışında bulunmadı.Tom has never been abroad.
Tom uzun süre Boston'da bulunmadı.Tom hasn't been to Boston in ages.
Tom hiç Avustralya'da bulunmadı.Tom has never been to Australia.
Tom daha önce hiç burada bulunmadı.Tom has never been here before.
Tom Boston'da bulunmadı.Tom hasn't been to Boston.
Tom Boston'da hiç bulunmadığını söyledi.Tom said he'd never been to Boston.
Tom daha önce orada hiç bulunmadığını söyledi.Tom said he'd never been there before.
Kan bağışında bulunmak için en az on yedi yaşında olmalısın.You must be at least 17 years old to donate blood.
Tom derhal bulunmalı.Tom must be found immediately.
Tom kendini savunmak için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom made no attempt to defend himself.
Sıradışı bir şey bulunmadı.Nothing unusual was found.
Benim çantam hiçbir yerde bulunmadı.My bag was nowhere to be found.
Bugün birçok ciddi problemle karşı karşıya bulunmaktayız.Today we face a lot of serious problems.
Bize yardım etmenin en iyi yolu kendi dilinizde katkıda bulunmaktır.The best way to help us is to contribute in your own native language.
Bayanlar ve Baylar, şu anda Tokyo Uluslararası Havaalanı'na inmiş bulunmaktayız.Ladies and Gentlemen, we have now landed at Tokyo International Airport.
Daha önce bir jüride bulunmadım.I've never been on a jury before.
Burada bulunmam sizi rahatsız ediyorsa özür dilerim.I'm sorry if my being here embarrasses you.
2013'den beri Boston'da bulunmadım.I haven't been to Boston since 2013.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulunma ile cümle - Sayfa 4 - bulunma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App