Tom Boston'da uzun süre bulunmadı.Tom hasn't been in Boston long.
Tom Mary'nin ki gibi bir evde asla bulunmadı.Tom has never been in a house like Mary's.
Tom Mary'nin sahip olduğu araba gibi bir arabada asla bulunmadı.Tom has never been in a car like the one Mary owns.
Tom, filmlerde ve televizyonda bulunmaktadır.Tom has been in movies and on TV.
Tom gerçekten asla Boston'da bulunmadı.Tom has actually never been to Boston.
Tom herhangi bir varsayımda bulunmak istemiyordu.Tom didn't want to make any assumptions.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinleme zahmetinde bulunmadı.Tom didn't bother to listen to Mary's advice.
Tom döğüşü durdurmak için kesinlikle hiçbir girişimde bulunmadı.Tom certainly made no attempt to stop the fight.
Tom kesinlikle bize yardım etmek için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom certainly made no attempt to help us.
Tom balo için kime ricada bulunması gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide who he should ask to the prom.
Bazı şeyleri neden Tom'a açıklama zahmetinde bulunmadığını anlamaya başlıyorum.I'm beginning to understand why you don't bother to try to explain things to Tom.
Tom yazılı olarak şikâyette bulunmak istiyor.Tom wants to file a complaint.
O nerede bulunmaktadır?Where is it located?
Burada bulunmamızın nedeni işte bu.That's why we are here.
Benim en son hobim Tatoeba'da katkıda bulunmaktadır.My most recent hobby is contributing to Tatoeba.
Bu şehir Fransa'da bulunmaktadır.This city is located in France.
Bu sözcük, listede bulunmadı.This word is not found in the list.
Daha önce hiç Almanya'da bulunmadım.I have never been to Germany.
Onların işi başkana tavsiyede bulunmak.Their job is to advise the president.
Şimdiye kadar hiçbir delil bulunmadı.No proof was ever found.
Bazı kütüphane kitapları herhangi bir kitapçıda bulunmayabilir.Some library books can't be found in any bookstore.
Tom'un Boston'da hiç bulunmadığını nasıl bildin?How did you know that Tom had never been to Boston?
Tom'un Boston'da bulunmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom hasn't been to Boston.
İki kurşun mağduru yakındaki bir hastanede yoğun bakım ünitesinde bulunmaktadır.The two gunshot victims are in the intensive care unit at a nearby hospital.
Sana bir öneride bulunmak istiyorum.I'd like to make you a proposal.
Şikayette bulunmak istiyorum.I'd like to file a complaint.
Bugün bizimle bulunmandan çok mutluyum.I am very happy that you have been with us today.
Tatoeba'ya katkıda bulunmaya son ver. Sen bağımlısın.Stop contributing to Tatoeba. You're addicted.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.The ship was searched thoroughly, but no illegal drugs were found.
O Amerika'da hiç bulunmadı.He's never been to America.
Cesedi hiç bulunmadı.His body was never found.
Cesedi asla bulunmadı.Her body was never found.
Anlamadan fikir beyanında bulunmayalım.Let's not jump to conclusions.
Ben itirafta bulunmak istiyorum.I want to confess.
Ben bir şikayette bulunmak istiyorum.I want to make a complaint.
Tom bulunmak istemiyordu.Tom didn't want to be found.
Tom bulunmak istemiyor.Tom doesn't want to be found.
Bir transfer talebinde bulunmak istiyorum.I'd like to request a transfer.
Ben resmi bir şikayette bulunmak istiyorum.I want to lodge a formal complaint.
Tom'un Boston'da hiç bulunmadığını nasıl biliyorsun?How do you know that Tom has never been to Boston?
Tom bulunması zor.Tom is elusive.
Sen bulunması zorsun.You're elusive.
Sen hiç burada bulunmamıştın, değil mi?You've never been here, have you?
Niçin Tom'a bir teklifte bulunmayı denemiyorsun?Why don't you try making Tom an offer?
Bir çözüm bulunması gerekiyordu.A solution had to be found.
Kan bağışında bulunmadım.I didn't donate blood.
Tom'un vücudu hiç bulunmadı.Tom's body was never found.
Tom'un bugün yardımda bulunmasını istedim.I asked Tom to help out today.
Sana bir teklifte bulunmak için buraya geldim.I came here to make you an offer.
Yaşlı insanlar, zorunda kalırlarsa torunları için fedakârlıkta bulunmaya hazırdırlar.The elderly people are ready to sacrifice for their grandchildren, if they have to.
Henüz gerçekten Boston'da bulunmadım.I haven't actually been to Boston yet.
Burada bulunmaya sonuna kadar hakkım var.I have every right to be here.
Daha önce burada hiç bulunmadım.I've never been here before.
Bir sirkte asla bulunmadım.I've never been to a circus.
Profesyonel bir beyzbol oyununda hiç bulunmadım.I've never been to a professional baseball game.
Bir hayvanat bahçesinde hiç bulunmadım.I've never been to a zoo.
Avustralya'da hiç bulunmadım.I've never been to Australia.
Daha önce Boston'da hiç bulunmadım.I've never been to Boston before.
Boston'da hiç bulunmadım.I've never been to Boston.
Ben bile Boston'da hiç bulunmadım.I've never even been to Boston.