Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunma ile cümle

bulunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom şimdiye kadar Avustralya'nın dışında bulunmadı.Tom hasn't ever been outside of Australia.
Tom öldüğünden beri Boston'da bulunmadım.I haven't been to Boston since Tom died.
Daha önce bir gemide hiç bulunmadım.I've never been on a ship before.
Tom Mary'nin sorusunu cevaplamak için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom made no attempt to answer Mary's question.
Tom'un bile hiç Boston'da bulunmadığına bahse girerim.I bet Tom has never even been to Boston.
Tom hiç Boston'da bulunmadı.Tom hasn't ever been to Boston.
Son zamanlarda Boston'da bulunmadım.I haven't been to Boston lately.
Tom bile Mary'yi öpme girişiminde bulunmadı.Tom didn't even attempt to kiss Mary.
Hiçbir klavye bulunmadı. Devam etmek için lütfen için F1 tuşuna basın.No keyboard has been found. Please press F1 to continue.
Aslında orada bulunmadım ama neresi hakkında konuştuğunuzu biliyorum.I've never actually been there, but I know where you're talking about.
Henüz orada bulunmadım.I haven't been there yet.
Yarınki toplantıda bulunman gerektiğini sanmıyorum.I don't think you need to be at tomorrow's meeting.
Bir çözüm bulunmalı.A solution must be found.
Nasıl oldu da daha önce burada hiç bulunmadın?How come you've never been here before?
Her odada özel bir banyo bulunmaktadır.Each room has a private bathroom.
Makul bir uzlaşma bulunması gerekiyor.A reasonable compromise must be found.
Dairemde oturma odası, yatak odası, mutfak ve banyo bulunmaktadır.My apartment has a living room, a bedroom, a kitchen and a bathroom.
Hiç hapishanede bulunmadın, değil mi?You've never been in prison, have you?
Tom aslında hiç Boston'da bulunmadı.Tom hasn't actually ever been to Boston.
Bir şikayette bulunmak istiyorum.I wish to make a complaint.
Ana mağazalar şehir merkezinde bulunmaktadır.The main shops are in the city centre.
Bu restoran uzun süredir burada bulunmaktadır.This restaurant has been here a long time.
Tom daha önce evinden uzakta hiç bulunmamıştı.Tom had never been away from home before.
Ben daha önce hiç uçakta bulunmadım.I had never been on a plane before.
Kilise şehrin kenarında bulunmaktadır.The church is situated on the edge of town.
Benim dairem istasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bulunmaktadır.My apartment is located a five minute walk away from the station.
Zamenhof'un kitapları kolay bulunmaz.Zamenhof's books are not easily found.
Meryem oldukça sıradan biri, ama Tom onu bulunmaz Hint kumaşı gibi görüyor.Mary is fairly plain, but Tom thinks she's the bee's knees.
Hiçbir ilişki bulunmadı.No correlation was found.
Tom'un ofis kapısı açıktı ama hiçbir şey eksik bulunmadı.Tom's office door was unlocked, but nothing was found missing.
Önemli bir şey bulunmadı.Nothing significant was found.
Hiçbir şey bulunmadı.Nothing was found.
Tom bu öğleden sonraki toplantıda bulunmamı istediğini söyledi.Tom said he wanted me to be at the meeting this afternoon.
Aslında hiç Boston'da bulunmadım.I've never actually been to Boston.
Tatoeba'ya yalnızca kendi ana dilinde katkıda bulunmalısın.You must contribute to Tatoeba only in your mother tongue.
O cinsel etkinlikte bulunmaya başladı.She started to engage in sexual activity.
Balıkta kayda değer miktarda cıva bulunmadı.There was no appreciable quantity of mercury found in the fish.
Tom, Mary'ye yardımda bulunmak istedi.Tom wanted to help Mary out.
Tom itirafta bulunmayı kabul etti.Tom agreed to make a confession.
Hiçbir sanık suçlu bulunmadı.Neither defendant was found guilty.
Bu isim bana bir çağrışımda bulunmadı.I don't recall that name.
Hiçbir DNA kanıtı bulunmadı.No DNA evidence was found.
Hiçbir intihar notu bulunmadı.No suicide note was found.
Gerçekten hiç bir yerde bulunmadım.I've never really been anywhere.
Can yelekleri sizin koltukların altında bulunmaktadır.Life vests are located under your seats.
Tom o zamandan beri burada bulunmadı.Tom hasn't been here since then.
Hiçbir silah bulunmadı.No weapon was found.
Tom henüz bulunmadı.Tom hasn't yet been found.
Tom bulunmadı.Tom hasn't been found.
New York Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunmaktadır.New York is in the United States.
Ben orada hiç bulunmadım.I'd never been there.
Esperanto öğrenen her kişi bu dilin başarısına katkıda bulunmaktadır.Each person who learns Esperanto contributes to the success of this language.
Bir süredir Boston'da bulunmadım.I haven't been to Boston for a while.
Tom suçlu bulunmadı.Tom hasn't been convicted.
Sadece insanlara yardımda bulunmak istiyorum.I just want to help people.
Biz Boston'da bulunmaktayız.We are located in Boston.
Ona yardımda bulunmalısın.You should help him.
Tom'un hiç Boston'da bulunmadığını düşünüyorum.I think Tom has never been to Boston.
Adil payına katkıda bulunmak zorundasın.You have to contribute your fair share.
"Gullible" sözcüğün sözlükte bulunmadığını biliyor muydun?Did you know the word "gullible" isn't in the dictionary?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulunma ile cümle - Sayfa 5 - bulunma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App