Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye'de kâğıt para basma hakkını tek başına elinde bulundurmaktadır.La Banca è stata investita del privilegio esclusivo di emettere banconote in Turchia.
Burada benzeri yerlerde anıların 1897-1898 yıllarında yazıldığı göz önünde bulundurmalıyız.Pensieri in libertà per ricordare 1789.
Bu amaca ulaşabilmek için de, sosyal yaşamı tümüyle kontrol altında bulundurma hakkını kendinde görür.Quello che gli sfugge, invece, è il controllo della sua vita personale.
Bu yüzden birçok kitap dükkânı kitabı bulundurmayı reddetti.Это привело к тому, что многие сети магазинов отказались продавать игру.
Lüksemburg 1988 yılından beri taşıt plakalarında Avrupa bayrağını bulundurmaktadır.На номерных знаках Люксембурга флаг Европы был изображен слева с 1988 года.
Ayrıca 43,5 milyon £ karşılığında, satın alma opsiyonunu elinde bulundurmaktadır.«За 4,25 GBP вы приобретёте часы удовольствия.
Portland International Raceway gibi bazı pistler seçimlik şikanlar bulundurmaktadır.Некоторые трассы, такие как Portland International Raceway, включают в себя необязательные шиканы.
Mağazalarında 43 bin çeşit ürün bulundurmaktadır.В заводе производится 34 вида продукции.
Hazar Denizi'nde donanma bulundurma hakkı Rusya'ya ait olacaktı.Право держать военный флот на Каспийском море предоставлялось только России.
Hizmetleri bulundurmak ve teslimini sağlamak.Покупали и сдавали.
Pek çok ülke Belçika'daki elçiliği yoluyla NATO'da diplomatik misyon bulundurmaktadır.29 членов НАТО имеют дипломатические представительства в организации через свои посольства в Бельгии.
Şirket, TV8'i de bünyesinde bulundurmaktadır.Также город покрывает Tele2.
Fakat Notthingam Şerifi de Marian'ı gözünün önünde bulundurmaya gayret gösteriyordur.Впечатлённый шериф Ноттингема предлагает тому пойти к нему на службу.
Versay Antlaşması Almanya'nın hava kuvvetleri bulundurmasını yasaklamakta idi.В соответствии с условиями Версальского договора Германии было запрещено иметь свои Военно-воздушные силы.
III Yıldızlar Popülasyonu, hidrojen ve helyumdan daha ağır elementler bulundurmayan yıldızlardır.العائلة النجمية III هي نجوم لا تتكون سوي من الهيدروجين و الهيليوم ولا تحتوي على عناصر أثقل من ذلك .
(IHH) şirketi şirket hisselerinin büyük çoğunluğunu elinde bulundurmaktadır.وتمتلك الشركة القابضة عادة أغلبية الأسهم في الشركة التابعة.
Yapılan Anatolius Antlaşmasına göre: Doğu Roma, Tuna Nehri'nin güneyinde asker bulundurmayacak.لن تضع امبراطورية روما الشرقية جنودا لها جنوب نهر التونا.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.ووجد في داخله معبد وقصر.
İmperial Kulüp 150 oda ve suit bulundurmaktadır.يتبع للدائرة 30 مشيخة و150 دوار.
Bu yöntem farklı seçeneklere mal olan fırsatları göz önünde bulundurmayı içerebilir.وقد يتضمن ذلك النظر في تكلفة الفرصة البديلة للبدائل المختلفة.
Ayrıca kafeslerinde her zaman temiz, taze su bulundurmak gerekir.Ter sempre água limpa e fresca a sua disposição.
Ayrıca Bolivya, Şili ve Venezuela'ya yaptıkları seyahatlerde de pasaport bulundurmalarına gerek yoktur.Também para os que viajam na Bolívia e Chile, não é necessário passaporte.
Bunlara ek olarak bir kitapçı, hediyelik eşya dükkanı, kütüphane, eğitim merkezi ve kafe bulundurmaktadır.Ele também tem uma livraria, loja de presentes, biblioteca, centro de ensino e café.
Ayrıca Shen ve Zhao, genel toplamda 216.57 puan ile yeni dünya rekorunu elinde bulundurmaktadır.Shen Xue e Zhao Hongbo, da China, cravaram um novo recorde para a pontuação total, com 216,57 pontos.
Olivin madeni bünyesinde serbest silis bulundurmaz.Não é universal em Olivença.
Molotof kokteyli bulundurmak veya fırlatmak dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde yasadışıdır.A distribuição e o uso de cópias do crack é ilegal na maioria dos países.
Günümüzde arşivinde yaklaşık 7,5 milyon eser bulundurmaktadır.Agora já existem cerca de 7,5 bilhões de habitantes em nosso planeta.
Opisthosoma desen bulundurmaz ve sarımsı kahverengi renklerdedir.Pode possuir clivagens e a sua risca é de cor branca.
ÖVP'nin (2008)de belediyesini elinde bulundurmaktadır.Hoje em dia (2008), Kubati permanece na prisão.
Eğer denize inecekse kızak tarjı iniş ekipmanı bulundurması gerekmektedir.Caso se deseje atravessar para a próxima camada, é necessário mergulhar ou descer uma queda d’água.
Hatta oda hizmetçisini yanında bulundurmasına bile izin verilmişti.De tipgever kon het kamermeisje zelfs bij naam noemen.
Versay Antlaşması Almanya'nın hava kuvvetleri bulundurmasını yasaklamakta idi.Het verdrag van Versailles verbood Duitsland een luchtmacht te hebben.
Hem pahalı ve geniş hem de daha makul olan konutları bulundurmaktadır.Toevoegen iets duurder, maar wel redelijk.
Almanya, mecburi askerliği kaldırıyor, en çok 100 bin kişilik bir ordu bulundurmak yetkisine sahip oluyordu.Duitsland mocht alleen nog een beroepsleger hebben, met maximaal 100.000 militairen.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.Het geheel bestaat uit een kerk en een klooster.
Radcliffe, kadınlarda halihazırda dünya rekorunu elinde bulundurmaktadır.Momenteel staat Winstanley bij de vrouwen eerste op de wereldranglijst.
Bununla birlikte Toplam ısı yükünü etkileyen diğer faktörleri de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.Het is belangrijk om alle factoren die van invloed kunnen zijn op de klachten in kaart te brengen.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Binnen het gebied liggen ook enkele akkertjes.
Bu yüzden birçok kitap dükkânı kitabı bulundurmayı reddetti.Velen weigerden zich te laten registreren.
Suriye Eyyubileri Kudüs şehrini hala ellerinde bulundurmaktaydılar.Oost-Jeruzalem bleef in Jordaanse handen.
Savaş gemilerinde Ais Bulundurma zorunluluğu bulunmuyor.Obecnie do uprawiania żeglarstwa lodowego nie są wymagane patenty.
Bugün 600.000 üyesi olan IFJ, dünyanın 100 ülkesinde temsil edilmekte ya da şubelerini bulundurmaktadır.Dziś IFJ zrzesza około 600 000 członków w ponad 100 państwach.
Bigpoint, bünyesinde 40 adetten fazla 20 farklı lisana çevrilmiş oyun bulundurmaktadır.Bigpoint stworzył ponad 40 gier w 20 różnych językach.
Pek çok ülke Belçika'daki elçiliği yoluyla NATO'da diplomatik misyon bulundurmaktadır.Do ambasady fińskiej w Rzymie zgłaszali się liczni ochotnicy.
Dayanıklı balıklardandırlar; fazla oksijen bulundurmayan sularda yaşayabilirler.Ryba drapieżna, może przebywać w wodach o niskiej zawartości tlenu.
19:35 Kullanılmasa dahi hatalı tartı ve ağırlık bulundurma Deut.Łzy 3:15 Bez sensu, nieważne sł. i muz.
Birleşik Krallık halen kıtada sekiz denizaşırı toprak parçası bulundurmaktadır.Skala amerykańska posiada bowiem aż 8 stanów gradacji.
Hem pahalı ve geniş hem de daha makul olan konutları bulundurmaktadır.De är även fysiskt större och betydligt dyrare.
Ayrıca Flavon türevleri ve triterpen türevleri de bulundurmaktadır.Det återfinns även på notställsprydnader och trumpetfanor.
Çete, üyelerin kıyafetlerinde mavi renk bulundurmasıyla bilinir.Gänget är ökända för den iögonfallande blå färg de har på sina kläder.
Rosatom tesisi işletiyor ve geri kalan %75 mülkiyeti elinde bulundurmaktadır.75% förvaltas av det ryska försvarsdepartementet, medan resten förvaltas av Rosatom.
Versay Antlaşması Almanya'nın hava kuvvetleri bulundurmasını yasaklamakta idi.Versaillesfreden förbjöd Tyskland att inneha ett flygvapen.
DVD versiyonu dublaj içermemekte, sadece alt yazı desteği bulundurmaktadır.Det icke-begränsade verbet måste sedan med-förekomma med andra hjälpverb.
5 Haziran 2012 itibarıyla 6.827 madde bulundurmaktadır.Den 15 oktober 2012 hade sidan 6 789 701 skrivna definitioner.
Ahırcık ve Alaylı mahalleleri bulundurmaktadır.Det finns både djupa och grunda slättsjöar.
Ayrıca ABD kretek piyasasının yaklaşık %80’ini de elinde bulundurmaktadır.De äger även cirka 80 procent av alla kommersiella lokaler.
Kadroda, U21 Ligi statüsü 21 yaşından büyük sporcu bulundurma hakkı vardır.U21, Under-21, är ett begrepp som brukar syfta på 21 års åldersgräns inom vissa sporter.
Portland International Raceway gibi bazı pistler seçimlik şikanlar bulundurmaktadır.Деякі траси, такі як Portland International Raceway, включають в себе необов'язкові шикани.
Bu bölgede 16 tane üs bulundurmaktadır.Для цього міста існує 16 героїв.
Eye in the Sky - 1982 Kavram: Gözetim, kameralarla göz altında bulundurma ile ilgili bir albüm.1984 рік. / Una Donna Allo Specchio Секрети, секрети.