Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunduk ile cümle

bulunduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk bitkilerde keşfedilmişler, sonra insan dahil çeşitli başka canlı gruplarında da bulundukları görülmüştür.В будущем жила на Маяке, прежде чем её вместе со многими другими Истинными Верующими выслали на поверхность.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.فهم يبخلون خوفًا من ذهاب ما يملكون وهو قليل ثم لا يأتي غيره.
Bulundukları yeri korumayı sevdikleri için iyi bir bekçi köpeği olabilir.وبالتالي، فهي كلاب حراسة ممتازة تحمي أصحابها التي تحبهم.
Thomas trende Lizzie'ye cinsel tacizde bulunduktan hemen sonra siyah bir adamı öldürmüştür.قتل طوماس رجل زنجى في القطار بعدما وجده يتحرش جنسياً بليزى .
Ahtapotların oyun olarak tanımlanabilecek davranışlarda da bulundukları gözlemlenmiştir.كما سمح للاعبين لرؤية شخصية كانوا يلعبون.
İtalya'daki üniversiteler listesi, İtalya'daki bulundukları şehirlere göre sıralanan üniversiteler listesidir.قائمة أقدم الجامعات في العالم قائمة الجامعات في إيطاليا تحريرها.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.Cada um dos 94 Grupos Locais BEST (LBG’s) representa a organização de forma local na sua universidade.
Kara bitkileri, Geç Devoniyen yok oluşunda katkıda bulunduklarını düşündürecek kadar başarılıydılar.Plantas terrestres foram tão bem sucedidas que se pensa que elas contribuíram para a extinção do Devoniano.
Ne kadar zamandır bir arada bulundukları bilinmemektedir.Não se sabe ao certo há quanto tempo eles trabalham juntos.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Isso também os torna sensíveis em seus ambientes.
Bulundukları ilin adı ile adlandırılır.Você se chama do que quiser se chamar.
Ahtapotların oyun olarak tanımlanabilecek davranışlarda da bulundukları gözlemlenmiştir.Lembro que identificávamos os atletas pela maneira como jogavam.
Beldelere ait mahalleler, doğrudan bağlı bulunduklara ilçelere dâhil edilmiştir.As estátuas estão contidas em nichos construídos expressamente para as suas dimensões.
Aynı nota isimleri de hangi oktavda bulunduklarına bağlı olarak farklı diklikleri hangi edebilirler.Assim, o mesmo nome de função pode referir-se a diferentes funções dependendo do contexto em que ela é usada.
Fakat genellikle anlattıkları eserlerin nerede bulunduklarını göstermezler.Isso não funciona como os comentários que você provavelmente está acostumado.
Daha sonra Doktor peruğunun altından bir anahtar çıkarır ve TARDIS'in bulundukları yere cisimlenmesini sağlar.Eles escapam com a convocação da TARDIS com a chave que o Doutor tenha ocultado em sua peruca.
Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk.Novamente confessaram o crime.
"Rihanna'nın albümüne katkıda bulunduk ve muhteşem şeyler yaptık.Nós nos apresentamos aqui com o álbum Britney, e fizemos uma coisa semelhante.
Buzul örtüleri, buzul dönemleri boyunca üzerinde bulundukları karayı aşındıran formlardır.Cavernas de gelo são cavidades na rocha, formadas por qualquer dos processos descritos acima.
Onun gerçekte kim olduğunu bilen birkaç kişi bulunduktan sonra, yakalandı ve idam edildi.Na te hebben bekend wie hij werkelijk was, werd hij opgehangen.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.De basis zijn de 94 lokale BEST groepen (LBG's) die elk verbonden zijn aan een (technische) universiteit.
Turne için başka kentlere giden topluluklar, asıl bulundukları kent için değerlendirilir.Een gedeelte van de inwoners van de stad vluchtte naar het kasteel, waar zij een veilig onderkomen vonden.
Bulundukları ortamda hem kendilerine hem de bakıcılarına zarar verebiliyorlardı.Bij de afbeelden werden de figuren in een mengeling van zij- en voorgezicht getoond.
Ancak içinde bulundukları orman hükûmet tarafından korunma altına alınmaktadır.Een lepralijder (melaatse) zal pas offeren wanneer hij/zij gewassen is.
Theodore Briseno mahkemede suçsuz bulunduktan sonra görevinden istifa etmiştir.Theodore Briseño is weggegaan nadat hij vrijgesproken was.
Bir alt sınıftan başarısız dersi olan öğrenciler, bulundukları sınıfın üstündeki sınıflardan ders alamaz.Een rijder die in een klasse rijdt, zal niet worden gedegradeerd naar een lagere klasse.
Dağ yamaçlarındaki buzulların bulundukları bölgeyi aşındırması sonucunda oluşan çukurluklardır.De paarden zijn zeer vast ter been in het bergachtige gebied waar zij vandaan komen.
Vücut renkleri, bulundukları çevreye uyacak biçimde değişebilmektedir.De vis kan zijn kleur aanpassen aan zijn omgeving.
Mahkeme edilip suçlu bulunduktan sonra 1938’de idam edildi.In 1938 werd hij tijdens een geheim proces veroordeeld en geëxecuteerd.
Fakat bölgede önceden bulunduklarına dair belgeler vardır.Albo tylko znaki, że w tych miejscach były uprzednio podobne pokłady.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.Grupa lokalna (LBG, od ang. local BEST group) skupia członków BEST na jednej uczelni.
(Zaten o filmde olduk, bulunduk) Kaip čia bus? : Nasıl burada olacak?‘Po co miałbym tam jechać? – odparłem. – Dokładnie wiem jak to się odbędzie.
Bu durumda Alman kuvvetlerinin bulundukları mevziler artık savunulamaz duruma gelmişti.Jakieś punkty oporu niemieckiego musiał się tutaj znajdować.
Bu teknik olarak iki ülkenin bugünde hâlâ savaş halinde bulunduklarını gösteriyor.Na mocy porozumienia do dziś oba państwa koreańskie formalnie znajdują się w stanie wojny.
Onun cesedi bulunduktan sonra Nahçıvan’a yolcu edilir.Następnie, o ile zostanie zaakceptowana, przenoszona jest do wnętrza mrowiska.
Ama bulundukları kabı kaplarlar.Man räknar de stick man fått.
Bulundukları gezegen daleklerin gezegeni Skaro'dur.Är varelsen i Chile Dover demonen?
Aynı nota isimleri de hangi oktavda bulunduklarına bağlı olarak farklı diklikleri hangi edebilirler.Detta betyder att samma tecken används för olika numeriska värden beroende på vilken position det har i talet.
Hasodada bulunduktan sonra I. Ahmed döneminde muhasip oldu.Strax efter denna incident avled Al-Hadi.
Büyükelçiler, görevli bulundukları ülkede, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanı'nı temsil eder.Ambassader organiserar under statschefen och regeringen i det land beskickningen kommer från.
Kayıtlarda Aydın’da bulunduklarına dair bir kayıt yoktur.Efter dem finns inga tydliga arkivmaterial om dem.
Onun gerçekte kim olduğunu bilen birkaç kişi bulunduktan sonra, yakalandı ve idam edildi.Efter att han fått folk att känna igen honom, infångades och avrättades han.
Müttefik kuvvetlerin bulundukları ve ileri hareketi durdurdukları bu nokta, Berlin'e yaklaşık 100 km'dir.Загальна протяжність фронту радянських військ в Берліні складала близько 100 км.
Büyük grup ve kümeler genellikle bulundukları takımyıldızın adıyla anılır.Більшість сусідніх груп та скупчень, як правило, називаються за сузір'ям, в якому вони розташовані.
5-6 Nisan 1945 gecesi bulundukları adayı kontrol altına aldılar.5-6 жовтня 1943 року був атакований остів Вейк.
Bir süre kamu görevinde bulunduktan sonra serbest avukatlık yapmaya başladı.Через деякий час після звільнення почав працювати адвокатом.
Bulundukları gezegen daleklerin gezegeni Skaro'dur.Внаслідок цього була зруйнована рідна планета Далеків - Скаро.
Bu tarlalar kendi içlerinde de bulundukları yerlere göre adlandırılmışlardır.Про це свідчать назви місцевостей, згадувані в його творах.
Bulundukları ilin adı ile adlandırılır.Ти мусиш виконати те, що тобі наречено.
Tekkesinde uzun yıllar irşadda bulunduktan sonra vefat etti.Через кілька років жалюгідного життя він там помер.
Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk.Завідомо неправдиве повідомлення про вчинення злочину.
Yöneticiler içinde bulundukları zümrenin çıkarlarını ön plana alırlar.Кожен з групи відповідав, якими передбачуваними якостями вони володіють.
Asalakların, ergin halde bulundukları konaga birinci konak ya da ana konak denir.Původně vzniklo z výrazu "za jitra" nebo "z jitra"(rozuměj z(a) jitra dalšího dne).
(Zaten o filmde olduk, bulunduk) Kaip čia bus? : Nasıl burada olacak?Příklady: On už je tady?
Diğer bir ifadeyle fantaziyi eserlerinden uzaklaştırıp içinde bulundukları zamana ve yere odaklanmışlardır.Obrazy odrážejí nostalgii po domově, který mu byl odepřen a osamocení v čase i prostoru.
Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk.Ve věci bylo podáno trestní oznámení.
Bu da neden çok nadir bulunduklarının nedenini olabilir.Což je důvod, proč jsou stále vzácné.
Hindistan'ın Sundarbans National Parkında da bulundukları kaydedilmiştir.O indickém národním parku pojednává článek Národní park Sundarbans.
Ayrıca bir kez kitap bulunduktan sonra yanlış ellere düşmemesi için özenle korunması da gerekiyordu.Dokonce musí dopis zničit, aby se nedostal do nepovolaných rukou.
Parslar, bulundukları yere çok iyi uyum sağlar.Barevné schémata jim umožňují dobře splynout s místem, ve kterém se vyskytují.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod